şükela:  tümü | bugün
  • robot gemilerle asteroitlerdeki nadir ve kıymetli metalleri çıkarmak ve uzaydaki en kıymetli maddelerden olan suyu toplamak her ne kadar bilim kurgu filmlerinden fırlamış bir fikir gibi görünse de, bir grup işadamı bu fikri hayata geçirmek için çalışmalara başladı. eski bir astronot olan tom jones projenin danışmanlığını yürütüyor. google’n patronları larry page ile eric schmidt ve film yapımcısı james cameron’un da kurucuları ve destekçileri arasında olduğu planetary resources ınc. uzayın zenginliklerini 10 yıl içerisinde yerküreye taşımayı hedefliyor. projenin en önemli ayaklarından biri dünya’ya yakın asteroitlerdeki suyu toplamak. su hem hidrojen ve oksijene ayrılıp yakıt olarak kullanılarak milyonlarca hatta belki milyarlarca dolarlık projenin maliyetini düşürecek, hem de uzayda yiyecek yetiştirebilmek için kullanılacak. dünya’nın yakınından her sene 1500 civarında asteroit geçiyor ve şirket öncelikli hedeflerini bu asteroitler arasından seçmek istiyor. madenleri çıkarmanın, zayıf bir çekimle birbirine bağlanmış kayalardan oluşan asteroitlerde çok zor olmaması bekleniyor. uzmanlar bu projenin kârlılığı konusunda şüphelerini dile getiriyor. fakat aynı girişimci grubun daha önce insanlara uzay seyahati pazarladığını unutmamak gerekiyor. projenin iki sene içinde uygun asteroitleri seçmek için gerekli teleskopların uzaya gönderilmesiyle başlaması bekleniyor. şirket ilk uzay istasyonlarını 2020 yılında faaliyete geçirmeyi umuyor.

    -murat yıldırım
  • 10 sene icinde yapacaklarmis yarraklara bak hele ucan arabalari bekliyoz biz hala? keske gorsem.
  • asteroid kuşağında bulunan madene ilk el atacak olan ülkenin dünyanın yeni lideri olacağı gerçeği.
  • nasanın kurulma amacıdır.
  • yakın geleceğin (önümüzdeki 20-50 yıl) altına hücumu olarak görülüyor.

    birçok firma şimdiden asteroid madenciliği için çalışmalara başlamış durumda. ciddi bir sektör haline geleceği hemen hemen kesin gibi, çünkü dev firmalar için büyük kazançlar vadediyor. şurada işin teknik yönü ve niçin bu kadar önemli olduğu anlatılıyor.

    elbette bu işin bir de hem yerel, hem de uluslararası "hukuki" yönü var ki, o da burada işleniyor.
  • "işin teknik yönü" olarak belirtilen yerde ingilizce "silicon" olarak yazılan "silisyum" elementi, ne hikmetse türkçe'ye "silikon" olarak çevrilmiş.

    ayrıca yeryuvarında en çok bulunan oksijen (hariç), demir, nikel, alüminyum elementlerinden yer kabuğunun yoksun olduğu belirtilmiş.

    büyük patlama sonucu öncelerde toz ve gaz bulutu haline olan yer yuvarında elementler zaten mevcuttu. hali hazırda konveksiyon akımları sayesinde, magma'daki metalik cevherler yer yüzüne çıkmakta ve işlenmektedir.

    madencilik sektöründe yalnızca maddiyatın büyüklüğü konuşulabilir, zira dünya'da yeteri kadar metalik minerallerden bulunmaktadır.

    konu ile ilgili daha ileri bilgiye sahip olmak için öncelikle maddenin korunumu yasası daha sonra plaka tektoniği teorisi okunabilir.
  • öncelikle silisyum bir elementtir. silikon ise bir bileşik... bunu bilmek gerekli, sulh anlamında diyalog için cevap alamayınca böylesi gömme operasyonları gerekiyor sanırım.

    dünya'da yeteri kadar altın, titanyum veya paladyum bulabilecek olan kişinin itiraz edeceği bir durum.

    gezegenimizdeki ağır metallerin (demir, alüminyum, nikel vs) çoğunun çekirdeğe çökmüş olduğu için yeterince zengin biçimde bulunamadığı, ama asteroidlerde bu metallerin çok rahat ulaşılabilecek düzeyde bulunduğunu bilmeyenlerce yadırganabilir.

    oysa, basitçe 10 km çapındaki bir asteroidin işlenmesi (ucuza işleme yolu bulunduğu sürece), yeryüzünde devasa madenler kurarak yapıcak bir maden çalışmasından çok daha rahat ve gelişecek teknolojiye göre ucuza gerçekleşecek.

    bu bağlama, şu yazıda dile getirilen konunun dev şirketlerin iştahını kabartmasına ve şimdiden milyar dolarlık projelerin ortaya konulmasına şaşmamak gerekli.
  • gençliğimizin katili ogamede ziyadesiyle icra ettiğimiz madencilik türü.