şükela:  tümü | bugün
  • ganyanla ilgili yeni başlayanlara yardımcı olmak ve esprili entrilerde kullanabilmek için çeşitli terimlerin olduğu bir liste. literatürde bu konuda bir çalışma bulamadığım için engin bilgimle ben bir külliyat oluşturayım dedim. haydi türkiye'nin en kapsamlı ganyan sözlüğünü el ele kuralım.

    başlıyorum ben:

    at: koşan dört ayaklı
    beygir: gücü olan hayvan. at gibi ama değil.
    joker: şakaçı
    fotofiniş: yavuzhancım çok güzel çıkmışsın denilen finiş.
    veliefendi: mabed. namaz kılarken dönülen yer (son düzlükten önce dönerken dikkat).

    edit: jokeymiş onun adı
  • aygır: taşaklı at
    kısrak: 1. kız gibi ama değil
    2. argoda piliç, at gibi ama değil , ince belli.

    galop: atın kıvama getirilmesi. genellikle koşturularak yapılır
    son düzlük: pistin diklemesine sağ ya da sol tarafına denk gelir. 100 metredir, en heyecanlı yeri.

    beyaz bayrağın ayna yapması: (deyim) oldukça karmaşık bir süreç gercekten, ayna var beyaz bayrak var, beyaz bayrak ayna yapıyor.. halk arasında turnikeden ilk çıkanın fotofinişi ilk görmesi anlamında.

    yedeklenmek: kapris yapmak, bulup ta bunamak, yediğin otun hakkını vermemek. padokta huysuzlanmak, argoda puştluk.
  • eşek : muhtemelen yarışı kazanamayacak olan kötü at.
  • sütçü beygiri: yaşlanınca bold pilot'ı kesip sucuk yapmaya kıyamadılar, bari meslek öğrensin dediler.

    padok: at dilinde hergele meydanı. biz burada toplaşıyoruz günün belirli saatlerinde.

    veteriner: şimdi bu amca her yarış öncesi elinde irice bir şırıngayla gelip bana öyle bir aşı yapıyor ki... pistte beni tutabilene aşk olsun. hastasıyım. (profesyonel manada)

    kupon: ben koşarken elinde bunlardan tutanlar çok pis küfür ediyor. kimi kazanınca, kimi kaybedince. nadiren sevinen de var... yok değil.

    dörtnala: süleyman bey cidden böğrümü deşmenize gerek yok. ben zaten eskobar'la aramızda mevcut olan rekabet nedeniyle arka ayaklarım kötüme vura vura koşacağım.

    foto-finiş: dikkatli bakarsanız benim jokey her seferinde buna hareket çekiyor. henüz benden başka fark eden olmadı. değişik bir mizah anlayışı var.

    hipodrom: ilk duyduğumda su aygırı kuzenlerimi ziyarete geldik falan sanmıştım. ne su var ne aygır.

    eyer: yelemden tutma da ne bok yersen ye. belden biraz sıktı yalnız. "giydikçe açılır abi" diyen o ustanın da ben taa...

    mahmuz: (bkz: dörtnala)... lütfen ama.

    arap atı: "let's kick racism out of horse racing!!!"

    ingiliz atı: "let's kick racism out oha kısrağa bak süt gibi"

    at gözlüğü: emin ol senin ray-ban'inden daha işlevsel.

    sağrı: güvenli takip mesafesinden bihaber rakip konumu.

    bir at boyu: hangi at o at? bunun midillisi var, mustang'i var, gelderland'ı var... var oğlu var. net konuş, ciğerimi ye.

    nal toplamak: hayata geniş bir perspektiften bakabilen at davranışı.
  • sağrısından atak sıklaştırmak: yardıra yardıra gelmek.
  • (bkz: ekuri)
  • yarış içinde kullanılan teknik olmayan terimlerin çoğu türkçemize rahmetli gültekin alpay tarafından kazandırılmıştır.
  • kop da gel : (tr.) yardır!
  • (bkz: galop)