şükela:  tümü | bugün
  • turk-yabanci butun avukatlarda gorulen hastalik. elemanla tanisiyorsun sen kimsin necisin demeden merhaba ben x avukatim.

    hatta sahit oldugum ust versiyonu da telefonla verilen doner siparisinde gecmistir;

    - ben avukat bilmem ne, 2 durum soslu soganli olacak 2 de ayran.

    arkadasim yemek siparisi mi veriyorsun dava mi aciyorsun.
  • avukat olarak bende görülmeyen hastalık.
    acaba?

    edit: başlığı açıp kaçan adam pisliğin teki çıktı rıza baba.
  • çağrı merkezinde çalıştığımda en çok başıma gelen olaydır bu. bol sigara içmiş çatlak ses tonuyla "iyi günler ben avukat muzaffer muzafferoğlu (ismi salladım bitabi) yetkili biriyle görüşmek istiyorum." evet sevgili avukat muzaffer abi. seni yetkili biriyle görüştüreceğim varsa da görüştürmem artık. bittin ulan. avukatmış. pabucumun avukatı. nedir bu afra tafra anlamak mümkün değil.
  • gelismis ülkelerde mukim yabanci avukatlarda görülmeyen hastalik. "ben suyum, buyum" hastaligi salt avukatlarda görülen patolojik vaka degildir ayrica.
  • "avukatlik meslegim icabi" giris cumlesi semptomlardan biridir.
  • mesleğin, kişiliğin önüne geçmesi hastalığı. yanlış bir genellemedir; kendini "su ürünleri mühendisiyim" diye tanıtanları da vardır.
  • doktor olduğunu söylemezse ölecek hastalığı kadar yaygın bir hastalık değildir. işim gereği, iletişim bilgilerini istediğim zaman bile isimlerinin başına dr. veya varsa prof. dr. sıfatını illa koyduruyor adamlar.
  • mühendis adayı olarak bende de görülmeyen hastalık.
    acaba?
  • türkiye gibi, sınıf manyağı olan bir ülkede, toplumun verdiği gazdan, doktorlar kadar olmasa da büyük bir şekilde etkilenen avukatların psikolojisinde türk toplumu tarafından oluşturulan durum. adam isim soyisim söylemeden önce, başına av.'ı mutlaka koyuyor. neden acep ?

    zira bizim toplumumuzda, bir aile oturmasına gidildiğinde, " oğlumuz hangi bölümde okuyor ? " sorusunda, yaşlılar " aktüerya, sosyoloji, antropoloji , işletme enformatiği , çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri " gibi bölümler duymak istemezler. isterler ki bir hukuk olsun bir tıp olsun. hukuk olunca oo avukat , " benim kaynımın bi alacak davası vardı .... " tıp olunca, oo dohtur " ay yıvrım bacağımın göte doğru olan kısmından belime kadar bi ağrı çıkıyor ne ola ki ? " diyebilsin. ne yapacak ekonometriyi, arkeolojiyi... e adam üniversite yıllarının ilk döneminden beri, toplumdan aldığı bu gaz ile avukat da avukat, doktor da doktor diye diye artık o ünvanla özdeşleşir tabi.
    toplumsal bilinçsizlik ve sınıflama hastalığı böyle bir şey işte.

    " merhaba ben avukat suphi. bir ekmek lütfen ! "