şükela:  tümü | bugün
  • bebeklerin kati gıdalara geçerken hangi besinleri ne miktarda yiyecegi konusundaki kontrolün doktorlarin verdigi listelerde ya da ailede değil bebegin kendisinde olmasi gerektigini savunan gorus.
    alisildik ek gidaya gecis surecinden farki sudur: bebeklere ek gidaya geciste verilen meyve/sebze pureleri bebekleri once yutup sonra cignemeye yoneltir, eger pure vermeden ufak kati besinler vererek bebegin kendisinin yemesi saglanirsa, sanilanin aksine bebek bogazina kacirip bogulmaz. havuc, salatalik, mango vs kucuk parcalar halinde, ya da belki rendelenmis halde verilerek baslanabilir. yetiskinlerin yedigi yemekleri tuzsuz olarak pisirmek bebege vermek icin yeterlidir,bebege haslanmis sebze puresi vermeye gerek yoktur.
    bebek bunlari mama sandalyesinin tepsisinde kendi yiyecegi ve dokecegi sacacagi icin mutlaka ortalik batacak, ama cocugunuz yemek yemeyi boyllike ogrenecek, der bu gorus.
  • okuduklarımdan ve gördüklerimden anladığım kadarıyla, instagramda anilitta hesabının sahibi bebeği*için bu beslenme biçimini uygulamaktadır. uygulanışı merak eden varsa hesaba bakmaları faydalı olacaktır, anıl hanım yedirdiklerinin tarifini de paylaşıyor videoların altında. (derin bebeğin de hastasıyım yazmadan geçemicem)
  • blw uygulayıcıları çoğunlukla bebeklerin katı gıdaya geçişi hususunda da aceleci değildir sütü* bırakma manasına gelen "weaning"i bebeğe bırakmaktır bir nevi.

    bebeğe, mıncıklayabileceği, koklayıp ağzına götürmeye çalışabileceği türden gıdalar sunulur ancak o istemezse henüz buna hazır değildir denilerek emzirmeye devam edilir. dördüncü ayda elma püresi vermeliyim telaşına gerek kalmaz. `:özel durumdaki anne ve bebekleri, emzirme sorunları yaşayanları tenzih ediyorum.`
    benim yavru, bu sistemle büyüdü, 7 aylık olana dek katı gıda istemedi, 6 aylıkken denemiştim. etrafta beni uyaranlar oldu. erken başlamadığın için iştahsız olacak, yemek seçecek, yeme problemleri yaşayabilirsiniz gibi cümleleri sık sık duydum.

    7 aylıkken sadece tadıyordu, 8 aylıkken hafif hafif yemeye başladı, kendi başına yiyemese de deniyor, uğraşıyor mıncıklıyordu. 11 aylık olana dek çok az katı gıda aldı ağırlık anne sütündeydi.*
    çatal kullanmayı iyi kötü kıvırdıktan sonra iştahında bir sıçrama yaşandı bu her bebekte böyle mi olur bilemiyorum. o gün bugündür nadir durumlar dışında oldukça iştahlı. ben bunu blw'nin bebeği hiç zorlamayan yöntemine bağlıyorum biraz.

    bir artısı da çocukların ince motor becerilerine ciddi anlamda katkı sağlaması.

    velhasıl deneyip de "iyi ki böyle yapmışız" dediğim uygulamalardan birisi bu.
  • ek gıdaya geçiş süreci o kadar şukela, o kadar rahat oldu ki bu yöntem sayesinde, anlatamam. resmen hiç zorlanmadan, pıt diye kendiliğimizden geçiverdik. onu yiycek mi, bunu yer mi yok, ne verelim endişesi yok. üstelik de seyretmesi çok komik.

    5.5 ay civarı ufaktan başladık, 6 ay civarı tam gaz blw'ye geçtik. şimdi adam 7.5 aylık, brokoliden kuşkonmaza, dolmadan köfteye, omletten gözlemeye her şeyi yiyor. evet etraf batıyor, ona yapacak bir şey yok ama hem biz eğleniyoruz, hem kendisi çok zevk alıyor. bu yöntemi deneyip başarıyla uygulanışını gözlemledikten sonra püre niye hala var diye soruyor insan.

    ek gıdaya geçecek bebiş sahiplerine kesinlikle öneririm. altındaki mantığı okuduğunuzda çok da doğru geliyor üstelik.

    boğaza kaçma endişesi doğal elbet ama kaçmıyor. öksürüyor, öğürüyor ama boğazına kaçmıyor gerçekten de. istatistikler de bu yöntemle boğaza kaçma riskinin püreyle aynı olduğunu söylüyor zaten. biraz güvenmek gerek bebişlere!

    "o tabak bitecek mi" diye türkçeye çevrilmiş başucu kitabı da var.

    hastası olduğum ek gıda yöntemi, evet, kesinlikle!
  • anneler tarafından benimsenmesi epey zor olan, ancak şükelanın da şükelası beslenme şeklidir. o tabak bitecek mi kitabı mutlaka okunmalı ve facebook blw türkiye grubu kesinlikle takip edilmelidir. 'doymaz bu çocuk'lara da kulak tıkamakta fayda var. doğru yolda olduğunuzu bilin, püreden uzak durun.
  • 17 aylık oğlanın kendi yemeğini kendi yemesidir. 6. aydan itibaren yiyebilecegi ve güvenli yiyecekleri hep eline verdik. hatta bir yaş civarı eline çatal verdik bir süre kullandı ama sanırım zor geldği için vazgeçti. bu sıralar bulgur pilavını ve yoğurdu çok sevdiği için ben kaşıkla veriyorum arada ama bunu da kendisi istedi.
    bizimki emmeye devam ediyor. bazen memeye agırlık verdiği oluyor bazense yemege. kendi ihtiyacını kendi ayarladığı kanısındayım.
    etraf gerçekten çok kirleniyor.yemekleri yere attığı, tükürdüğü çok oluyor. kıyafetleri de çok kirleniyor. bazen mama sandalyesinin içine dolduruyor yemekleri. yemekli ve yağlı ellerini kafasına bol bol götürüyor saçlardan az yemek temizlemiyorum. çocuk işte.
    annelerin pratikte merak ettikleri şeyler varsa seve seve cevaplayabilirim.
  • çocuk için çok gerekli, güzel yöntem ama vakti dar, birden fazla çocuğu olan, aşırı titiz bir ebeveynin uğraşabileceği bir şey değil.
    bebekle ilgilenen insanın ruh sağlığının ve güç kuvvetinin yerinde olması, inanın bu yöntemlerden daha önemli. aşırı vakitsiz ve yorgun insanlar var, acele etmeden kendileri yedirebilirler; başka bebeklerin yeme içme kabiliyetine bakıp kendilerini üzmeleri doğru olmaz. eninde sonunda öğrenecekler yemek yemeyi nasılsa.

    kendimden örnek vereyim, çocuğu yerken özgür bıraktığım için günde en az 4 kere mutfağı siliyorum, en az 1 kere süpürüyorum, en az 5 kere bebeğin kıyafetlerini baştan aşağı değiştiriyorum, en az 7 kere elini ağzını kollarını yıkıyorum, her akşam komple duş aldırıyorum, kendi üzerimi en az 2 kere değişiyorum.
    buna müsait değilseniz kalkışmanıza inanın gerek yok.
  • uyguladığımı öğrenince anneannemin şöyle bir laf ettiği yöntem: "tembel kadının çocuğu hamarat olurmuş." yani tembel kadın ben, püre yapmaya üşendiğim için çocuğun önüne al epmek yi diye koyuyorum, o da yeyince hamarat oluyor. neyse, buna epey güldüm.
    iyi ki, o tabak bitecek mi? kitabını okumuşum, iyi ki bu yöntemi kullanmışız. evde, dışarıda çok memnunum. 1 yaşında kızımız ve kendi kendine löpür löpür yiyor. sabır gerektiren bir yöntem olduğu doğru. eskilerin deyimiyle "ko önüne yesin" diye özetlenebilir.
    etrafın batması için bazı çözümler var tabii:
    - halı, kilim vs kaldırınız.
    - sandalyesinin altına gazete koyunuz, iş bitince toplayıp atınız.
    - sandalyesinin altına hiçbir şey koymayınız, ıslak bir bezle artıkları siliniz.
    - yumuşak, dayanıklı, güzel bir kollu önlük alınız. yerken giysin.
    - bırakınız evi bok götürsün, rahat olunuz.
  • insanların önce "yiyemez o tık ağzına", efenime söyleyim "el kadar bebe ne bilecek" deyip sonra da "aa maşallah bak biliyo yemeyi", "nası öğrendi ya benimki hala püre yiyo katı yiyemiyo" efenime söyleyim "bıktım şu blendırdan" vs demesine sebep hede. candır.
  • her öğünden sonra böyle oluyorlar. neresinden öpeyim şimdi bunu, dayılar mağdur.