şükela:  tümü | bugün
  • bir olayi,ilgili baska bir olay ile birlestirmek.
  • en son soylenen sozler dinleyicinin kulaklarinda en cok yankilanan ve en cok hatirlanacak sozlerdir . konusma sonunda sozun baglanisi ; konusmanin baslandigi gibi enerjiyle , ilgi cekici ve inandirici sekilde bitirilmesidir .
  • sos, çorba ve yahni gibi sulu yiyecekler koyulaştırma işlemi. bunun için eskiden ekmek içi veya yumurta sarısı kullanılır. bağlamak için daha sonra unla karıştırılmış sağ yağ (sade yağ) kullanıldı. bazen de daha yaygın olarak bunlar meyane haline getirilerek bağlayıcı görevi gördü. modern mutfak anlayışı ise daha çok nişasta özellikle mısır nişastası ve kremayı en iyi iki bağlayıcı kabul ediyor. bağlamak aynı zamanda doğal durumlarda birbiriyle bağdaşmayan ve ayrı sıvılar halinde kalan malzemenin birleştirilmesi anlamına da gelir. sözgelimi zeytinyağı ve sirke kuvvetli bir çırpma sonucu birleşirler gibi görünselerde, çırpma işlemi durduktan sonra tekrar ayrışırlar. yumurtasarısı işte bu iki bağdaşmaz sıvıyı bağlar ve böylece mayonez yapılır.
  • bağlamak: rize ve çevresinde "damadı iktidarsız bırakmak" anlamına gelen bir deyim.
  • emir hali "ver" anlamında kullanılan fiil. hatta "bağla bağla bağla" şeklinde art arda kullanılır genellikle
  • bir yük gemisinin kiralama anlaşmasını yapmak. cümle içinde diye tutturursanız da buyrun : "abi ,dün gemiyi brezilyaya bağladım"
  • argoda "sigara istemek" anlamında kullanılır.

    + bağla hacı.
  • birini söz veya yazı ile bağlamak anlamında da kullanılır.
    gel, sen ömrünü bana bağlama,
    aramızdaki kopukluğu hiç kimseye bağlama,
    içimdeki beni görmüyorsan, sonra arkamdan ağlama.....
  • azericede, kapatmak.

    örnek: "telefonumu bağladım."
  • halletmek anlaminda da kullanilmi$ligi vardir. "abi kira i$ini 500 ytl'ye bagladim" gibi.