şükela:  tümü | bugün
  • dersi anlatan hocanın sesinin birden boğuk ya da tiz çıkması, ya da öksürük nöbetine girmesi.

    hem utanırsın hem gülesin gelir, bu noktada kimseye bakmamak gerekir zira bir sınıf arkadaşınla gözgöze gelirsen artık ikiniz de gülmemek için kendinizi tutamazsınız.
  • vicdanımın sızladığı ama çoğunlukla elimden birşey gelmediği her durumda utanırım. faili meçhullerin çocukları üstünden yıllar geçmiş davaları hakkında konuşurken, depremzede paralarıyla yol yapıldığı bildirildiğinde, ayakkabı kutularında, gazinin protezi yüzünden haciz konulduğunda, çocuğunun ilaç parası için böbreğini satan babayı gördüğümde, 13 yaşında n.ç'ye rızasıyla denildiğinde, tecavüzcüleri serbest kaldığında, sokak çocuklarını gördüğümde, hayvanlara işkence edenler 150 tl verip salındığında, her yıl 150 tür canlının soyu tükendiğinde, din,dil, ırk, cinsiyet yüzünden insanlara zulüm edildiğinde, avrupa'nın göbeğinde 10 yıl önce soykırım yapıldığında, filistinde bombalar patladığında...vb. hangi birini sayacağız. dünya utançla tekamül etseydi çoktan nefsaniyetten ve bencillikten arınırdı.
  • sana karşı yalan söylediğini anladığın andır. bir şey de diyemezsin..
  • seneler önce başıma gelen olay. yazın 2 kuzenimle süslenip püslenip gecelere akmak için hazırlanırken televizyonda x-men the last stand'in başladığını gördük. üçümüz kısa bir bakışmanın ardından filmi izledikten sonra çıkmaya telepatik olarak karar verdik. hepimiz büyük heyecanla magneto'nun milletin ağzına s.çmasını izlerken eve misafir geldi. uzak akrabamız olan bu kadının benden de yaklaşık 10-15 yaş büyük kızı var. bu bayan annemlerin yanına gitmek yerine bize bir bakmaya karar vermiş. neyse efendim geldi 2-3 dakika filme göz attıktan sonra bize "bu film hangi zamanda geçiyor?" diye sordu. ben de bütün saflığım ve filme konsantrasyonumla "ne demek hangi zaman, şimdi ki zamanda geçiyor işte .. abla" dedim. kendisi ise buna cevaben ciddiyetle "ama bunlar gerçekte yok ki" diyerek bombayı ortaya attı. gülsen gülünmez, fantastiğin olayını açıkla desen belli anlamayacak. neyse biz keyfimizi bozmadık, filmi izlemeye devam ettik.
  • !2. sınıftayım. bi arkadaş vardı hilal diye.kanka ayağına atillayla bağayı yakınlaşmıştı, neyse.bu arkadaşın çantasını bizim erkekler elden ele atıyordu nasıl bi fanteziyse.çantadaki her şey döküldü, sınıfta sevgilisi olan müconu elinde son bir parça kaldı: orkit.ben utandım oturduğum yerden, mücoyu hiç söylemiyorum zaten.çocuk sevgilisine de yarım saat açıklama yaptı.yazık lan..
  • az önce.

    kahve sipariş ettikten 2-3 dakika sonra tuvalete gittim. tam ellerimi yıkarken garson kızın kasadaki elemana sinirli sinirli " ya madem kalkıcan insan siparişi iptal eder di mi? gelir söylersin sonra defolur gidersin, gerizekalı ya" ve buna benzer ağır cümlelerini duydum.

    o esnada tuvaletten çıktım ve umarım benden bahaetmiyorsun dedim ve kızın göz bebeklerinin büyüdüğünü, gözlerini de fal taşı gibi açtığını gördüm. masama bi portakal suyuyla beraber gelip dakikalarca ellerini göğsünde birleştirip af dilemesini dinledim. portakal suyu da ikramıymış.

    gerçekten de utanç verici bi durum. üzülmedim ama utandım biraz onun adına.

    neymiş çok ilginç müşterilerle karşılaşmış bugün de bilmem ne de o yüzden gerginmiş de. hala hakaret ediyor müşterilere.

    kahve orta olsun dedim gönderdim ben de napim. beyefendi olmak bunu gerektirirdi çünkü. zaten irezil olmuştu daha fazla etmenin bi anlamı yoktu. bitti.