hesabın var mı? giriş yap

  • bi gün adamın teki ormanlık bi yolda arabasıyla gidiyomuş. aniden önüne kırmızılar içinde bi adam fırlamış ve "ben bu ormanın kırmızılı hipnasıyım, bana yiyecek bi şey vermezsen burdan geçemezsin" demiş. adam da uuraşmamak için bi şeyler verip yoluna koyulmuş. derken bu sefer sarılar içinde bir adam arabanın yolunu kesmiş ve "ben bu ormanın sarılı hipnasıyım, bana içecek bi şey vermezsen
    vermezsen burdan geçemezsin" demiş. adam yine noolur noolmaz diye bi şeyler verip yoluna devam etmiş. birazcık yol aldıktan sonra mavi elbiseli birisi arabanın yolunu kesmiş. artık adam dayanamamış ve camdan beline kadar çıkıp "sen ne istiyosun lan ormanın mavili hipnası!!!" diye bağırmış. adam şöyle cevap vermiş: ehliyet ve ruhsat.

  • 1488 yılında çukurova'da vuku bulan bir savaştır. bölgede hakimiyet kurmak isteyen osmanlılar ile memlükler karşı karşıya gelmiştir. 1485-1490 osmanlı memlük savaşı'nın bir safhasıdır.

    ikinci mehmet devrinde osmanlı hakimiyeti anadolu sahasında fazlasıyla yayılmıştı; karadeniz kıyıları alınmış, otlukbeli savaşı'nda akkoyunlular adeta anadolu'dan süpürülmüş, karamanoğullarının da nüfuzu iyice kırılmıştı. bu gelişmeler, anadolu'da nüfuzu bulunan bir diğer hanedan olan memlüklerin aleyhine olan gelişmelerdi. iki devleti karşı karşıya getiren bir başka mesele de ''islam dünyasının hamisi kim'' meselesi idi. konstantinopolis'i ele geçiren ve avrupa topraklarında gazadan gazaya koşan osmanlıların islam dünyasındaki prestiji günden güne artmaktaydı. memlükler ise uzun zamandır kutsal olarak addedilen toprakların* hakimiydi. osmanlıların bu denli güçlenmesi, bu mesele özelinde de memlüklerin aleyhineydi.

    ikinci mehmet saltanatının son demlerinde iki ülke arasındaki gerginlik git gide artmaya başlamıştı. memlük sultanı kayıtbay, hindistan'dan dönen bir osmanlı elçisini alıkoymuştu. bunun üzerine savaş çanları çalmaya başlamıştı ki ikinci mehmet hayatını kaybetti. bu vefattan sonra osmanlı devleti'nde taht değişikliği süreci sancılı geçti. ikinci bayezit, kardeşi cem sultan'ı mağlup ederek osmanlı'nın yeni sultanı olmayı başardı. yenilen cem sultan'ın sığındığı adreslerden biri de memlük toprakları olmuştu. bu olay, iki ülke arasındaki gerginliğin iyice artmasına sebep oldu.

    osmanlı'da taht değişikliğinin yaşandığı 1481 senesi itibariyle sınırlar şu şekildeydi: görsel haritada da görüldüğü üzere iki ülke arasında bir nevi tampon vazifesi gören beylikler mevcuttu. bu beyliklerden dulkadiroğulları osmanlılara, ramazanoğulları da memlüklere tabi durumdaydı. kısa süre içinde sınır bölgesinde çatışmalar yaşanmaya başladı. memlükler ile dulkadiroğulları arasında çıkan çatışmalara çok geçmeden osmanlı da müdahil oldu. 1485 senesinde de ikinci bayezit, memlüklerle savaşma kararı aldı.

    savaşın başlamasıyla çukurova topraklarında çok büyük ve bir o kadar da kanlı çarpışmalar yaşandı. iki ülke de bu topraklarda kesin bir hakimiyet kuramıyordu; savaş uzuyordu, bölge devamlı el değiştiriyordu. hal böyleyken, 1487 senesinde ikinci bayezit, bölgede kesin bir hakimiyet kurması için vezir-i azam davut paşa komutasındaki büyük bir orduyu bölgeye gönderdi. paşa, memlüklere bağlı varsaklarla turgutoğullarını ezip, bölgedeki aşiret reislerini itaat altına alıp, adana ile tarsus'u osmanlı hakimiyetine sokmayı başardı.

    1488'e gelindiğinde ikinci bayezit, bölgedeki hakimiyetini kuvvetlendirmek adına hem donanmasını hem de vezir hadım ali paşa'yı bölgeye gönderdi. vezir, namrun'u ele geçirip, ramazanoğulları'nın kuvvetlerini dağıtıp, bölgeyi tekrar kontrol altına aldı. ardından da ayas, anazarva ve kozan kalelerini ele geçirdi. osmanlı ordusu bölgeye iyice hakim olmaya başlayınca, memlük sultanı kayıtbay oldukça büyük bir ordu toplayıp, bölgeye gönderdi. emir özbek komutasındaki bu ordu adana'ya doğru yürüdüğü esnada, orduya, osmanlı taarruzundan kaçan ramazanoğulları, turgutoğulları kuvvetleri ve bazı türkmen beyleri de katıldı. velhasıl büyük memlük ordusu ağustos ortalarında ayas üzerinden çukurova'ya giriş yaptı. ardından ceyhan ve seyhan nehirlerini aşıp, adana-tarsus arasında yer alan ağaçayırı mevkiine konuşlanıp, kamp kurdu. memlük ordusunun bu ilerleyişi esnasında vezir hadım ali paşa, ordusunu derleyip, toparlayıp, savaşa hazır hale getirmekle meşguldü. memlük ordusunun ağaçayırı'nda kamp kurduğu haberini alınca da ordusunu harekete geçirdi. -bu noktada ayrı bir parantez açmakta fayda var. bu savaş sürecinde bölgenin kilit isimlerinden biri de dulkadiroğullarının beyi alaüddevle bozkurt bey idi. kendisi, çıkarları doğrultusunda devamlı ikili oynamaktaydı. memlük komutanı, alaüddevle bey'e ordusuna katılması yönünde çağrı yapmıştı fakat alaüddevle onu oyalamayı başarmıştı. diğer yandan osmanlıların tarafında da doğrudan yer almamıştı. kendisini savaşın dışında tutmayı başarmıştı- velhasıl 16 ağustos günü iki ordu ağaçayırı'nda karşı karşıya geldi. osmanlı kuvvetleri büyük memlük ordusu karşısında fazla direnç gösteremedi, bozguna uğrayıp, dağıldı. kaçan osmanlı askerlerinin bir kısmı adana'ya sığındı. memlük ordusu zaferden sonra ilerleyişini sürdürüp, adana'ya ulaştı. şehri kuşatıp ele geçirdi. buraya sığınan osmanlı askerlerini katletti. diğer yandan memlük ordusunun bir kısmı da tarsus'a yönelip, burayı ele geçirdi.

    bu savaş, çukurova'daki memlük hakimiyetini kesinleştirmiş oldu. çukurova'ya yerleşen memlük kuvvetleri akınlarını sürdürüp, niğde-karaman bölgesine kadar ulaştı. bir vakit sonra ikinci bayezit, memlüklerin çukurova'daki hakimiyetini kabullenmek zorunda kaldı ve barış yapmak istedi. memlüklerde ise uzun soluklu savaş ekonomiye de ağır bir darbe vurmuştu. devlet hazinesinin bu savaşın yükünü daha fazla kaldıracak gücü kalmamıştı. bu nedenle de barışa yanaştı. 1491 yılında iki devlet anlaştı. bu antlaşmayla tarsus ve adana memlüklerin oldu. gülek kalesi de iki ülkenin sınırı oldu.

    kaynaklar:
    + fatma akkuş yiğit - ''osmanlı-memlûk mücadelesinde beş yıl savaşları'' makalesi.
    + ismail hakkı uzunçarşılı - osmanlı tarihi - cilt: 2 - türk tarih kurumu yayınları.
    + refet yinanç - dulkadir beyliği - türk tarih kurumu yayınları .

  • zamanın rus ekspensiyonist politikasının doğal getirisidir. himalayaları geçemeyen rusya, bu yolla kolayca güney ve güneydoğu asya'ya (yani hint okyanusuna) ulaşacak, üstelik osmanlı devletini sınırlarına kattığında akdeniz'de de yeni bir güç odağı haline gelerek bir taşla iki kuş vuracaktır.

    ancak ne var ki bu politika avrupa'nın çıkarlarına dipdibe ters düşmekte, birinci dünya savaşı'nın ilk tohumlarını serpmektedir...

  • türkiye'nin bu seçimlerdeki en büyük kazancıdır.

    siyasetimiz, hiçbir makamı bir insanın burnunun kanamasına değişmem diyebilecek tertemiz bir karakter kazanmıştır. kendisine siyasi kariyerinde başarılar diliyorum.

    ethem'in vurulduğu yere katili öven ve cesaretlendiren melih gökçek bir tarafta, bu adam bir tarafta.

    kimse melih gökçek için milli iradenin seçimi falan demesin. bu tedhişle sindirilip efsunlanan ve iradesine milli denilen kitlenin seçimidir.

  • türk ailesinin bilinçaltındaki parçalanma korkusunun su yüzüne çıkışını simgeleyen fantastik bir doğa olayı. lan bir kere de sakin girelim şu yeni yıla ya... "neriman hala'nı arayacağız hatırlat", "kimmiş? gülsümler aradı şimdiden kutlarız dediler", "kardeşin gelsin odasından", "naciye nerede?" her kafadan bir ses. sanki zaman ayarlı bomba var. "3 dakika kaldı naciye'yi çağırın"... napacak acaba naciye, kırmız kabloyu mu kesecek?

    yeni yıla aynı anda girmesek, aile üyelerinden biri başka odada kalsa sanki o bizle yeni yıla girmeyecek gibi düşünülüyor ailede. çıldıracak gibi oluyorum valla:

    - oğlum annen nerede lan?

    - mutfaktaaa...

    - çağırın lan çabuk!!! yeni yıla gireceğiz...

    *

    mesela ablam var, 1994'e girerken odasındaydı. yeni yıla gireceğimiz son dakikalarda çağırmadık, odasında kaldı. hala kendini o yılda sanıyor. michael jackson'ın öldüğünü söylemiyoruz bir türlü...