şükela:  tümü | bugün
  • en sevdigim turk musikisi parcalarindan birtanesidir. sozlerini de yazayim tam olsun diyor, tamamiylen aklimda kaldiginca yazmaya calisiyorum (copy paste degildir evet, sasirdiniz di mi?)

    bir dalda iki kiraz
    biri al, biri beyaz
    eğer beni seversen
    mektubunu sikca yaz

    sallasana, sallasana mendilini
    aksam oldu gondersene sevdigimi
    sallasana, sallasana saclarını
    aksam olsun soyleyeyim suclarını (bu son iki dize yerine genelde bu dortlugun ilk iki bendi soylenir nakarat olarak)

    bir dalda iki ceviz
    aramız derya deniz
    sen orada ben burda
    ne bed kaldı ne beniz

    sallasana, sallasana mendilini
    aksam oldu gondersene sevdigimi
    sallasana, sallasana saclarını
    aksam olsun soyleyeyim suclarını

    bir dalda iki elma
    birin al birin alma
    kurban olduğum allah
    canım al yarim alma

    sallasana, sallasana mendilini
    aksam oldu gondersene sevdigimi
    sallasana, sallasana saclarını
    aksam olsun soyleyeyim suclarını
  • saba makamindan bir eser
  • harika bir metafor aynı zamanda. bu kadar da basit.
  • metafor olarak şöyle bir şiirde kullanılmış mesela:

    (...)
    iki yakanın arasında köpüren bir deniz olması gibi
    insafa gelir birşey değil bu
    yaprağın iki yüzüne yaslanmış iki kiraz
    isfendiyar geçidiyle dünyadan ayrılan köyümüz
    (...)
  • candan erçetin'in oynak yorumladığı türküdür.

    yanlış hatırlamıyorsam istanbul şehir tiyatrolarının kuyruklu yıldız altında oyununda kısım kısım söylenen türküdür.
    tıpkı hababam sınıfı melodisi gibi ağır söylendiği zaman acıklı bir hal alan hızlı söylendiği zaman neşe veren bir yönü vardır.

    ancak aranın derya-deniz oluşu, sevgiliye mendil sallanması (ki gurbete ya da uzun yolculuğa uğurlarken mendil sallanır çünkü sarılıp öpüşmek, koklaşmak ayıptır), ne bet ne beniz kalması bunun sevdiğinden uzun süre ayrı kalmış bir hanım ağzından söylendiğini gösterir.

    tamamının candan erçetin'in yaptığı kadar oynak yorumlanmasının benzeri bir uygulama için (bkz: domdom kurşunu değdi)
  • mendel'in kemiklerini sizlatan sarki.
  • candan erçetin'in aman doktor albümünde de yar alan türkçe ve yunanca sözleri olan bir istanbul türküsü:
    iki ülkede de anonim olarak bilinen şarkının kökenini tam olarak belirlemek mümkün değildir. eldeki en önemli veri halen iki dilde de popülerliğini korumasıdır. türkçe’ye benzemekle beraber “sala” yunanca’da “salon” anlamına gelmektedir. her iki dilde de konu aşktır.

    bir dalda iki kiraz /
    sallasana sallasana (sala sala)

    sala sala, mes sti sala ta milisame
    na me paris, na se paro simfonisame

    pote mavra, pote aspra, pote kokina
    tin kardya mu na zituses tha stin edina

    bir dalda iki kiraz biri al biri beyaz
    eğer beni seversen mektubunu sıkça yaz

    sallasana sallasana mendilini
    akşam oldu göndersene sevdiğimi

    bir dalda iki ceviz aramız derya deniz
    sen orada ben burada ne bet kaldı ne beniz

    sallasana sallasana mendilini
    akşam oldu göndersene sevdiğimi
    http://www.candanercetin.com.tr/albumler/
  • başrollerini emel sayın ve engin çağlar'ın oynadığı hasret adlı filmde kötü kadın suzan avcı ' nın ardından münir özkul 'un mondolin eşliğinde ağlaya ağlaya söylediği bir şarkıdır. neseliymis gibi gorunen sarkilar 'a da en güzel örnektir.
    ayrıca ah nerede filminde adiloş teyze bu evde kalmış kız kurusu ya, temizlik yaparken söylüyodu kaderine ah ederek .
  • bu türkünün "aman canım al yarim alma" kısmı, zaman zaman "aman yarim al canım alma" diye okunur. tamamen espri tabii.
  • asi adlı dizinin bazı hoş sahnelerinde çalan çocukluğumun şarkısı.. büyüdükçe unuttuğum bir şarkı idi ama dizideki yorumunu hakikaten beğendim ve tekrar hatırlamama sebep oldu. teşekkür ediyoruz..