adonisas battal gazi (361)

  • 1199
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

yalnızlık

bir gence verilmesi gereken ilk eğitim yalnızlık eğitimidir" diyor schopenhauer, yaşamın bilgeliği üzerine aforizmalar adlı kitabında. yalnızlık vazgeçilmesi gereken bir saplantı değil bir yaşam biçimidir.
başkalarıyla paylaşılamayan ayrıcalıkları var yalnızlığın. en önemli ayrıcalığı özgürlük. belki insansız yaşayamam ama yalnızlık korkum yok. özgüvenim hiç bırakmadı beni. yalnızlığı en eğlenceli en yoğun yaşadığım yer evim. resim yapıyor, müzik dinliyor, yazı yazıyorum. kendi kendine yetmek paylaşılamayan bencilce bir seçim. ama insanın kendini bulması ve geliştirmesinde en iyi ilaçlardan biri. çünkü yalnızken her şey uçsuz bucaksız olur. hiçbir şey ve hiç kimse beni durduramaz.
yalnızlığıma değişik yorumlar getirenler olabilir. sevgilim mi yok, moralim mi bozuk, sorunum mu var yoksa melankolik miyim? bunu böyle görmek istiyorlar çünkü onlar yalnız olduklarında öyle hissediyorlar. yada öyle hissettiklerinde yalnız olduklarını düşünüyorlar. o sırada yüzümde pek fazla yaşam izi olmayabiliyor. oysa içimdeki hayat çok yoğun, inanılmaz ve büyük aslında. ardında hep bir neden arıyorlar. aslında neden son derce basit. yalnızlığın kendisi.
yalnızlığımda en çok yaptığım şey öğrenmek. zihnim genelde o kadar yoğun ki sık sık yalnızlığa ihtiyacım oluyor. insanların arasında olsam bile yalnız kalabiliyorum. hiç kimse fark edemiyor. yalnızlık güvende olmakla eş anlamlı benim için. başkalarının zayıflığı beni zayıflatıyor. yalnız kalamazsam tükeniyor, eksiliyorum. yalnızlık kaçamaklarımın anlayışla karşılanmasını istiyorum karşımdakilerden sadece.
hep lider olmayı istiyorum. çünkü karşıma ne çıkarsa çıksın tek başıma mücadele edebileceğimi biliyorum. ama dostluklardan hiçbir zaman soyutlamıyorum kendimi. herkes kendine göre yarattığı dünyada yaşamalı. çünkü o zaman daha verimli olunuyor.
herkesin yeni şeyler öğrenebilmek için yalnızlıklara ihtiyacı var bence. çoğunluğun kendi kalıplarının dışına çıktığı için yaşamadığı farklılıkları yaşıyorum. değişik tarzda bir filmi, hiç duyulmamış bir albüm, az okunmuş bir yazı gökkuşağıma farklı bir tonda renk daha katıyor. yalnızken deneme yanılma yöntemini gözü kara benimseyebiliyorum. ve her deneme yeni bir tez, her tezin karşılığında da bir antitez üretip başka bir sentez oluşturabiliyorum. bu sentez de aslında yeni bir tez olabiliyor ve böyle sürüp gidiyor. bu da beni daha güçlü kılıyor.
yalnızlığı en güzel yaşadığım canlı şehirleri bırakabileceğimi sanmıyorum. asosyal olmayı onaylamıyorum ama yalnızlığı yaşamayanlara da tek düzeliğin içine düşebiliyor ve her şey o zaman sıradanlaşıyor. oysa ben bir çok anlam katabiliyorum duyup dokunabildiğim her şeye.
iç huzur olamadan tatmin edici bir yalnızlık yaşanabileceğine inanmıyorum. yalnızlık mümkün olduğunca kendimi keşfetmek demek. sürekli insanlarla beraber olunca kendime yabancılaşıyorum. her tanıdığım insan bir vaat bekliyor. adını söylerken bile aklımda tutmamı bekliyor. insanların beni anlaması zor ama kendilerini birilerini tanımak zorunda hissediyorlar. ben kendim oldukça karşımdakilerin de daha mutlu olduğunu fark ettim. ve hayatımı ben üzerinde yaşamaya karar verdim. kendi kendime yetebiliyorum ve bir şeyler öğrenmek için en çok kendime ihtiyacım var. tek başıma olduğumda başkalarının hatalarını üstlenmiyorum ve sadece kendi hatalarımdan ders alıyorum.
yalnızken çoğalıyorum. insanların hayatlarına misafir olmaktansa insanları hayatıma misafir ediyorum. yalnız olmakla yalnızlık çekmek arasında fark var. ilki huzur ikincisi acı verir. yaşadığım en güzel şey yalnızlık duygusu!

devamını okuyayım »