disco volante

  • aklıselim (563)
  • 581
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

şems-i tebrizi

mevlana ile karşılaşmalarının ve ilk sohbetlerinin şu şekilde olduğu rivayet edilir. şems içinde saklı tuttuğu hazineyi açacak anahtarı arar bir halde mevlana’nın memleketine gelir.

bir gün mevlana öğrencileriyle birlikte şekerciler hanı'nın önünden geçerken onları gören şems, mevlana'nın atının dizginini tutar ve onu denemek için bir soru sorar: "ey dünya ve mana bilginlerinin sarrafı, söyle! muhammed hazretleri'mi yoksa bayezid bistami mi daha büyüktür?"

mevlana: "bu nasıl bir soru! hazreti muhammed, bütün peygamberlerin ve velilerin reisidir. büyüklük o'nundur" der.

bunun üzerine şems: “o halde neden peygamber bu kadar büyüklüğü ile, 'ya rabbi seni tenzih ederim, biz seni layık olduğun vechile bilemedik' buyururken, bayezid, 'ben kendimi tenzih ederim! benim şanım çok yücedir. zira vücudumun her zerresinde allah’tan başka varlık yok!..' demekte?

mevlana: “hz. muhammed, müthiş bir manevi susuzluk hastalığına tutulmuştu, bunun için de susuzluktan dem vurdu. o hayatı boyunca sayısız makamdan geçiyor, her makamı geçtikçe evvelki bilgi ve makamı ona yetmiyor, daha çok yakınlık istiyordu. bayezidin ise, bir yudum suyla susuzluğu dindi ve suya kandığını söyledi. vardığı ilk makamın sarhoşluğuna kapılarak kendinden geçti ve daha fazlasına bakmadı.” der ve ikisinin ilahi aşk yolundaki yolculukları başlar.

devamını okuyayım »
29.04.2010 15:09