flut

  • 1610
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

dudaktan kalbe

milletçe ne kadar geri gittiğimizi kanıtlayan bir uyarlamaya sahip romantik roman.
ne yazık ki senaristlerin basiretsizliği yüzünden yirminci yüzyıl başlarında yaşayan romandaki lamia'nın yirmi birinci yüzyıl başlarında yaşayan dizideki lamia'ya göre çok daha modern, aklı başında ve bağımsız bir karakter olduğu göze çarpmaktadır. 1920lerin lamia'sı ben gerekirse kendim çalışıp ayaklarımın üzerinde dururum der, bir kere sevgisiz bir evlilik yapmışken ikincisini yapmayı ikinci adama haksızlık olarak görür, böyle bir kadındır.
roman yazıldıktan sonra yıllar geçmiş, türk sinema kültürü selvi boylum gibi sadece aşkın yetmediğini, (hadi hep beraber) sevginin emek olduğunu gösteren filmlerle renklenmiştir. selvi boylum çekilirken tepkilerden korkulmuş, hatta filmin sonunu değiştirsek denmiş, ancak finali seyirci bağrına basmış, alkışlarla karşılamıştır. (atıf yılmaz'ın anılarına bakınız) ama o seyirci 1970lerin seyircisidir.
2000lerin seyircisi ise görünüşe göre 1970lerin seyircisinden farklı olarak, sevdiği uğruna sessiz sedasız mücadele edenleri, zor anlarda destek olanları çöpe atabilmektedir.
romanı modernleştirelim derken romanda verilmek istenenin bu kadar içine edilebilir sanırım.

devamını okuyayım »
30.01.2009 14:36