iklim

  • 1921
  • 7
  • 2
  • 0
  • 4 gün önce

yeni başlayanlar için istanbul

bir şekilde 5 yıldır istanbula sık sık gidip gelen biri olarak "yaşadım da biliyorum" diyerek yazmak istediklerimdir:

- her yere arabayla gidecem diye hayatı kendinize zehir etmeyin. kentkart/akbil ya da her ne derseniz ismine mutlaka alın. gidebiliyorsaniz vapur/metro/tramvay tercih edin.
- mutlaka şehir hatları ve idonun tarife kitapcıklarından edinin, cep telefonunuza otobüs duraklarını ve trafik durumunu gösteren uygulamalardan indirin.
- bir şekilde şehrin tadını çıkarın. kimi için bu keyif yemek içmektir, kimi için gezmek, kimi için etkinliktir. gezmekse sizin tercihiniz mutlaka müze kart alın.

ben gezmeyi seven biri olduğum için mutlaka yapılması/gidilmesi gerekli olanları madde madde sıralıyorum aklıma geliş şekliyle. bunları sadece yol parası vererek de yapabilirsiniz, bir yerde oturup yüklü bir hesap bırakarak da:

- sarıyer-ortaköy sahil hattında yürüyün. bu yürüyüş 3 saat hızınıza göre tüm gün bile sürebilir ancak tarabya, istinye, emirgan, rumeli hisarı, bebek, arnavutköy sahilden de olsa görülmeye değer.
- anadolu kavağına gidin, sonra da rumeli kavağına gidin, ya da tam tersi. balık seviyorsanız bir balık yiyip dönersiniz, sevmiyorsanız simit yersiniz. anadolu kavağında yoros kalesine çıkın. yazlari motorlar poyraz'a da götürüyor, sahilinde denize girme şansı olabilir.
- haliç hattında seyreden vapura binin, eyüp'e kadar gidin, inin tekrar binin ve karaköy'e gelin.
- beykoz-yeniköy ve istinye-çengelköy hattındaki motorlara binin, inin yeniden binin.
- balat-fatih bölgesini gezin. günlük semt turu düzenleyen firmalar var. ben balat gezilerine katılmıştım. tek başıma mümkün değil gidemezdim.
- kadıköy'de dolanın, sokaklarda kaybolun, bahariye'yi gezin.
- nişantaşı'na gidin (abdi ipekçi caddesi'ne). girip de bir kafede oturacak paranız olmasa da yılbaşında caddeyi süslü püslü görün.
- taksim gezi parkından karaköy'e kadar istiklal'den yürüyün, galata kulesinin etrafında takılın. başınızı yukarı kaldırın. galata kulesine çıkın, istanbul'u seyredin. erken saatte çıkarsanız kuleden manzara seyretmek icin daha rahat olursunuz.
- taksim'den cihangir tarafına yürüyün, sokakları gezin, fındıklı'dan bir yerden çıkın. cihangir'de oturup bir kahve için.
- beyazıd'a gidin, istanbul universitesi'nin kapısını görün, süleymaniye camii'ne bir bakın, kapalı çarşı'da öylesine dolaşın, mısır çarşısı'nda kalabalıkla ilerleyin.
- yeşilköy'e gidin, sahilde yürüyün, sokakların arasında evlere bakarken kaybolun, roma dondurmacısı'ndan mutlaka dondurma yiyin.
- üsküdar-salacak arasını yürüyün, kız kulesi'ne gitmeseniz de biraz daha yakından bakın.
- emirgan parkı'na gidin ama nisan ayında gidin, hem de yağmur yağarken gidin.
- kabataş ya da bostancı'dan vapur'a binin marmara denizine inci gibi dizilmiş adalara (büyükada, heybeli, burgaz, kınalı) gidin. ben 4 büyük adayı da gördüm. heybeliada en sevdiğim oldu ama kınalı ada çevresini yürürken ki sessizlik de ayrı bir huzurdu. 4 adaya da sabah erken saatte gidip tüm gün geçirebilirsiniz. bisikletiniz varsa götürün.
- belgrad ormanına gidin, yürüyüş yapın.
- müze kart aldıysanız dolmabahçe sarayı, topkapı sarayı, istanbul arkeoloji müzesine gidin pişman olmazsınız. ayrıca yerebatan sarnıcı, sultanahmet, ayasofyayı görün. ve tabi 3 özel müze sabancı, pera ve istanbul moderni gezin.
- askeri müzelere gidin. harbiye askeri müzesi ve beşiktaştaki deniz müzesi görmrye değer.

işte size bir çok haftasonunu iyi değerlendireceğiniz bir plan. yola erken çıkın, yürümeye hazır olun ve istanbul'u yakalayın.

bu kadar mı? yok, daha yeni başlıyoruz...

bir kaç şey ekleme editi:
- osmanbey'de metrodan inip nişantaşı-maçka arasını gezin. maçka-taşkışla arasında teleferik var, gidiş-dönüş yapın. maçkadan beşiktaş'a kadar yürüyün.
- eminönü ya da beşiktaş'tan kalkan tam boğaz turuna katılın. 2,5 saat tüm hattı kıyıdan görün.
- rumeli fenerine gidin, balıkçı barınağında falan gezin.
- kilyos'a gidin ama hafta içi gidin. aksi halde unutmayın: "this is kilyos". isterseniz halk plajında ya da paralı yerlerde denize bile girersiniz, ama akıntıya dikkat edin.
- polenezköy'e gidin. gitmek için kıytırık bir kır düğününü beklemeyin.
- şişhane'de yürüyün; istiklal cadde'sinin gürültüsünden, kalabalığından, karman çormanlığından uzakta tarihi binalar arasında dolaşın.
- kanlıca'ya gidip bir yoğurt yiyin. yoğurdun üstüne pudra şeker serpin, dondurma koydurun. çengelköy- kanlıca arasını yürümek isterseniz yürüyün ama denizi pek göremezsiniz. yine de kuleli askeri lisesi'nin önünden geçmiş, küçüksu kasrını görmüş olursunuz.
- kadıköy'den tramvaya binip modaya gidin, sokaklarda bir aşağı, bir yukarı yürüyün. barış manço moda 81300 istanbul'a uğramayı unutmayın, ali usta'dan dondurma yiyin (bademli süper).
- harbiyede bir acikhava konserine gidin.
- karaköy'e gidin. karaköy sahilinden tarihi yarım adaya bakın, istanbul modern'e doğru yürüyün, sokak aralarındaki küçük bir kafede oturup bir şeyler için.
- nispetiye caddesinden dik yokuşlu sokaklardan bebek'e inin. haftasonu ana-baba günü olmadan gidin deniz kenarında bir kafede oturun, akşama kadar kalkmayın. kitap okuyun. bu konuda en hesaplı yer bebekte ne yazık ki kahve zinciri olan yerler. oysa butik kafeler abuk sabuk fiyat koymasalar, hizmeti belli bir kalitede sunsalar insan onların mekanında oturmak istiyor.
- iyi üniversitelerin kampüslerini gezin. kendim akademik personel olduğum için kimlik kartımı gösterip girmem kolay oldu. boğaziçi üniversitesi (güney kampüs), yıldız teknik üniversitesi, istanbul teknik üniversitesi, istanbul universitesi, galatasaray üniversitesi, sabancı üniversitesi, bilgi üniversitesi (santral kampüs) yerleşkeleri güzel olanlar.
- cihangir'deki masumiyet müzesi'ne gidin. romanı okumamış olsanız da size keyif verecektir.
- karşınıza çıkan kiliselere girin, mimarilerini inceleyin.
- levent'te sokaklarda yürüyün. 1., 2., 3., ve 4. leventte yürürken sokaklardaki kedileri inceleyin.
- kadıköy-moda'da sokaklarda karşınıza çıkan küçük butiklere girin, kendinize 1-2 hediye alın.
- karaköy-kadıköy vapuruna binin haydarpaşa garı'nın muhteşemliğini görün.
- tasarım şeyler satan etkinliklere gidin. cihangir'de zaman zaman oluyor bu tarz şeyler.
- bir atölyeye katılın. ben exlibris yaptım kendime mesela.
- kendi salonu olan olmayan özel tiyatrolara gidin: oyun atölyesi, moda sahnesi, das das, duru tiyatro vb.
- bir ya da bir cok kedi edinin. sokakta sizin yolunuzu gözlesinler.

yukarıda saydıklarımı yalnız da yapabilirsiniz, biriyle birlikte de. bunların çoğunu yalnız yaptım ben, çunku kime söylediysem nazlandı. yalnızsanız da çekinmeyin, istanbul'u keşfederken kendinizle başbaşa kalırsınız. birisi varsa hayatınızda rutininiz istanbul'u keşfetmek olsun, bu arada birbirinizi de keşfedersiniz.

devamını okuyayım »
11.06.2015 19:20