narcoleptic

  • 686
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

eski sevgiliyle arkadaş kalmak

zamanında pencerenizin altında 5 saat boyunca camdan yüzünüzü göstermenizi beklemiş adamın bir bayram sabahı "bayramınız mübarek olsun teyzeeee" diye aramasıdır. bu ikisi arasında geçen süreçte çekilen onca ızdırap, gözyaşı, "acaba?"lar, "belki???"ler, uğruna terkedilen "yeni" sevgililer, hayatı ertelemeler, karna giren ağrılar, kafası şişirilen arkadaşlar da cabası...

"yok böyle bişii" yazabilmek isterdim işbu başlığın altına ama varmış böyle bi şey canlar, ben bir süredir bunu görüyorum. yıllarınızı harcarsanız bu uğurda, eski sevgiliden bir arkadaş elde edebiliyormuşsunuz. ki o eski sevgili/yeni arkadaş, edindiği manitasıyla çekildiği fotoğrafı ilk size yollayabiliyor, siz hiç gocunmaksızın "aman da pek de güzelmiş, ne şirin bişi, ay hadi bak bu sefer istediğin gibi olacak inşallah" diyebiliyormuşsunuz. o, sizin için endişelenip "artık seni hakeden biri çıksa keşke karşına" tarzı temennilerde bulunabiliyormuş. oluyormuş oluyormuş da, olmalı mıymış onu sorgulamak gerekir.

değmekte miymiş arafta geçirdiğiniz yıllarınıza; yok, yıllar derken, öyle bir-iki değil: üç-beş-fazlası... ve gerekli midir gerçekten, uğrunuza bornova'dan alsancak'a yürümüş adamı kankican yapmak? manitasından ayrıldığında sırtını sıvazlayıp "sana kız mı yok beeaaa" demek mi lazımdır bir zamanlar uğruna bileklerinizi kestiğiniz adama? peki sizin yıllarınızı, duygularınızı, kendinizi, ve hatta başkalarını harcayarak arkadaş yaptığınız bu eski sevgilinin arkadaşlığı ne derece kabul edilebilirdir yeni sevgili nezdinde?

eski sevgiliyle arkadaş kalmak çok meşakkatli bir sürecin sonunda ödül olarak sunulmuş bir muşmula gibidir. ve evet, kimileri zorluğu da sever, muşmulayı da. ama muşmula denen buruk meyve, öyle kilolarca yenmez. her eski sevgili de bu meşakkatli sürece değmez. en fazla bir tanesi diyeyim ben size, zira daha fazlasına can dayanmaz.

devamını okuyayım »
01.03.2007 04:44