patlicangil

  • 3688
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

kadın

türkiye'de yıllarca ezildi. okutulmadı, iş bulamadı, dayak yedi, tecavüze uğradı, hakkını arayamadı, istediği gibi giyinemedi. ama idare ediyordu bir şekilde... belki ümidi vardı, belki hakkını aramaya gücü. şu geçtiğimiz haftadan sonra neyi var artık?

ben bir haftadır her akşam ağlıyorum. iş yerindeyken öğreniyorum ülkede neler olduğunu, ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. iş arkadaşlarım soruyor "neyin var?" diye... anlatamıyorum. ingiltere'deyim şu anda, anlamazlar ki anlatmaya çalışsam... "türkiye'de tecavüz meşrulaşıyor, devlet işi gücü bıraktı benim vajinamla uğrşıyor" desem anlamazlar ki... 500 yıl öncesinin sorunu onlar için bu.

ben yarın türkiye'ye dönüyorum ve hayatımda ilk defa dönmek istemiyorum. yemeğinden, denizinden vazgeçemem dediğim, doğduğum, büyüdüğüm ülkeye dönmek istemiyorum ben ilk defa. halbuki burda 1 ay kalınca lahmacun hayali kuruyorum. ülke, toprak sevdası değil yanlış anlaşılmasın, sadece insan 26 yıl yaşadığı, yaşamaya alışık olduğu yerden kolay vazgeçemez. ben artık vazgeçmek istiyorum.

14 yaşındaydım ben tecavüze uğradığımda. çok utandım, yıllarca kendimi suçladım. insan tecavüze uğradığı için korkar ve kendini suçlar mı? suçluyor işte... sanki elinden bir şey gelirmiş gibi... ben yıllarca bunu bir utanç olarak sakladım. 2-3 sene oldu insanlara anlatabilmeye başlayalı. ve artık inatla, sanki normal bir şey gibi anlatır olmuştum tecavüz konusu açıldığı zaman. evet ben de tecavüze uğradım ve bunu saklamıyorum. utanması gereken ben değilim çünkü.

ben o tecavüz yüzünden hastalandım. şu anda bir şizofreni raporum var. hayatım o kadar zorlaşıyor ki bazen, anlatamam. öncelikle bu raporla türkiye sınırlarında yaşamak çok zor, özel sağlık sigortası bile yaptıramıyorum. hadi bu sorunları geçtim, ben azıcık üzülünce sanrı görmeye başlıyorum. kafam karışıyor, yaşam kalitem düşüyor. etrafımdaki insanlara belli etmemeye çalışıyorum. sürekli kendimi korumaya çalışıyorum üzüntüden, mutsuzluktan. zor hayat, gerçekten zor...

gazetede her tecavüzehaberi okuduğumda benim canım acıyor. anlıyorum çünkü neler yaşadıklarını. ne kadar utandıklarını, korktuklarını... biliyorum kendilerini suçladıklarını ve hayatları boyunca tüm yaşamlarını etkileyen bir yaraları olacağını. ve o kızların adı, yüzü saklanıyor hep. benim de yıllarca kendimi sakladığı gibi...

sonra gün geliyor benim ülkemin başındakiler tecavüzü meşrulaştırıyorlar. birden olmuyor tabii bu... önce tecavüz edenler ceza almamaya başlıyor, sonra diyorlar ki" tecavüze uğrarsanız doğurun, devlet bakar". ben bu cümlenin altındaki saçmalığı tartışmayacağım. sadece tecavüzün bu kadar normal algılanması canımı acıtıyor işte... birinin çıkıp "bebeğini öldüreceğine tecavüzcünü öldür" demesi canımı acıtıyor.

ya ben hamile kalsaydım 14 yaşında? düşünmek bile istemiyorum... o bebeği doğurduğumu, o orospu çocuğunun bebeğini karnımda taşıdığımı, bana hergün o anı hatırlatan bir insanla ömür boyu yaşadığımı... ben o bebeği sevebilir miydim? vücudum o doğumu kaldırır mıydı?

çok üzgünüm ben... ülkemde bu cümleler sarf edildiği için çok üzgünüm.

belki duyamıyorsunuz tecavüze uğrayanların düşüncelerini, kimse söyleyemiyor, herkes kendini saklıyor çünkü. ben söylüyorum... üzgünüm. canım acıyor. her söylenen sözde ben o güne geri dönüyorum.

benim ülemin yöneticileri, bana tecavüz eden adamdan daha çok canımı acıtıyor şimdi.

recep akdağ, tayyip erdoğan; siz bana tekrar tekrar tecavüz ediyorsunuz. kadınlık haklarımı, psikolojimi, her şeyimi alıyorsunuz. sizden de, size oy veren bu halktan da nefret ediyorum.

ben artık türkiye'den nefret ediyorum!

devamını okuyayım »
31.05.2012 16:03