pomolilik

  • 1301
  • 10
  • 2
  • 0
  • 6 gün önce

bir avukatın günlüğü

sevgili günlük,

maddi durumu olmadığı için baro tarafından avukat olarak tayin edildiğim bir müvekkilim var. işçi davası açtık.

patronu tarafından uğradığı haksızlıkları sayıyorum şimdi;

varan 1- bu kadının çalıştığı 2-3 yıllık sürede defalarca sigortaya girdi-çıktı yapılmış. her girdi çıktı arasında sigortalı gün kaybı var. emeklilikte başa bela olacak.

varan 2- sigortaya maaşı düşük gösterilmiş. emeklilikte son dönem esas alındığı için kaybı yok emekli maaşı bakımından ama gerçek ücret gösterilmediği için yine hak yemiş patronları açık açık.

varan 3- çalıştığı süre boyunca patronu işyerini kendisi, kardeşi ve bir ortağı üzerinde döndürmüş durmuş. yani kadının her giriş çıkışında aynı zamanda işveren de değişiyor. bu işverenlerin değişikliği iş akdinin devri olarak yorumlanacak ama patronun kafasındakinin ne olduğunu söylememe gerek yok. tazminatlardan, vs. kurtulmaya çalışıyor çakal hesapta.

varan 4- fazla mesai ödenmiyor.

varan 5- ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ödenmiyor.

varan 6- kadını işten çıkartmışlar ama haberi yok. kıdem ve ihbar tazminatı ödemiyorlar.

varan 7-agi ödenmiyor.

vs.

şimdi vardığımız son durumu söylüyorum. bugün aradı müvekkil. benim vicdanım rahat değil, ekmeklerini yedim o kadar, ben davayı geri çekmek istiyorum, dedi.

neyin vicdanı, ne ekmek yemesi... onlar da senin emeğini yediler, sen çalıştın onlar kazandı. hakkını tam vermemişler zaten, hak yemiyoruz, tazminatlar kazanacağız, haksız olsak mahkeme verir mi, vs. dedim ama baktım vazgeçmiyor.

siz inançlı bir insansınız madem, bir hocaya falan sorun o zaman. bunun neresi hak yemek, neresi vicdansızlık, dedim.

ben danıştım zaten, hoca vicdanın rahat değilse çek davayı geri, demiş.

allah o hocanın da belasını versin. neyin vicdan rahatlığı lan! kadın zaten vicdanını rahatlamak için soruyor sana, sen de öyle diyorsun. desene dinimiz haksızlık karşısında boyun eğmeyin, emeği sömürmeyin, kul hakkı yemeyin der, bilmem ne hakkını ara desene. yalan mı!

baktım bunu da kabul etmiyor. durdum biraz. peki dedim. biz senin vicdanın rahat değil diye bu davayı geri çekelim. benim vekalet ücretim ne olacak! sen barodan gönderildin, senden para almıyoruz hadi. karşı taraftan dava bitince para kazanacaktım ben. şimdi sen vicdanın rahat değil diyerek davayı çekince benim hakkımdan emeğimden de vazgeçmiş oluyorsun. bu ne olacak, dedim. cevap veremedi.

fazla uzatmadım. baroyla da görüşmem lazım, diyerek kapattım.

özet; çalıyor ama çalışıyor kafasıyla, ben ekmeğini yedim dava açmak içime sinmiyor diyerek kendisinin emeğini hiçe sayan kafayla bir halt olmaz bu memlekette. nerede kaldı memleketimin aydın, hak aramasını bilen, emeğinin peşine düşen işçileri!

devamını okuyayım »