ptah amun ra

  • 1174
  • 30
  • 5
  • 0
  • evvelsi gün

1969 odtü işgali

orta doğu teknik üniversitesi'nde 1969 senesinde 7-13 nisan tarihleri arasında süren, öğrencilerin rektörlük ile tüm dekanlıklar ve bölümleri işgal ederek, üniversitenin tüm yönetim organlarının kendi aralarından seçtikleri öğrencilerden oluştuğu efsanevi işgal.

okulun amerika yanlısı politikalarını eleştirerek bir süredir derse girmeme boykotlarını sürdüren sinan cemgil önderliğindeki mimarlık fakültesi öğrencileri 7 nisan 1969 tarihinde mimarlık amfisi'nde bir araya gelerek boykot ve işgal kararlarını tartışırlar. oybirliği ile alınan fakülteyi işgal kararı hemen uygulamaya geçirilir ve mimarlık fakültesi işgal edilir.

öğrenciler, tüm öğretim üyelerinin odalarına giderek hocaların görevlerinin bir süreliğine sona erdiğini söyleyerek onları üniversite dışına davet ederler. ardından dekanlığı basar ve buradaki tüm çalışanlar ile birlikte dekan ekmel derya'yı da odasından çıkartırlar. bunun üzerine dekan, üniversite senatosuna dekanlık görevinden istifa ettiğini bildirir.

devrimci öğrenciler, 8 nisan 1969 günü sabah erkenden mimarlık amfisi'nde bir araya gelirler. burada öğrenciler işgalin genişlemesi yönünde görüşler öne sürer, ve odtü'deki amerikan üssü veya beyaz saray olarak isimlendirdikleri rektörlük ile tüm üniversitenin işgal edilmesini isterler. tartışmalardan sonra yapılan oylamada rektörlüğün işgali oy çokluğu ile kabul edilir, ve karar hemen uygulamaya konulur.

mimarlık'tan çıkan öğrenciler rektörlüğü kuşatır. binadaki görevliler, öğrencilerin içeri girmesini engellemek için kapıları kilitleseler de öğrenciler camları kırarak içeriye girerler. tüm görevliler dışarıya çıkartılır. çıkmamak için direnen birkaç görevli ise zorla çıkartılır. daha sonra rektörlük katına çıkan öğrenciler, tam o an devam eden ve öğrenci olaylarının görüşüldüğü senato toplantısını basarak rektör kemal kurdaş ve senato üyelerini, görevlerinin sona erdiğini söyleyerek üniversite dışına davet ederler.

öğrencilerin dışarıya çıkarttığı kemal kurdaş ve üniversite yönetimi rektörlükten çıkarken öğrenciler "go home kurdaş" diye slogan atarlar. kurdaş'a yönelik fiziki müdahele etmek isteyen bazı öğrenciler ise, yine diğer öğrenciler tarafından engellenir ve kurdaş üniversite dışına kadar öğrencilerin koruması altında çıkartılır. bu esnada diğer fakülte ve bölüm öğretim üyelerinin de tamamı üniversite dışına davet edilir, bu çağrıya tüm öğretim üyeleri uyar, üniversite sadece öğrencilere kalır.

rektörlüğü ve üniversiteyi bütünüyle ele geçiren öğrenciler, binaya "bu amerikan üssü ele geçirilmiştir" yazan büyük bir pankart asarlar. bu esnada görüntü almak isteyen gazeteciler engellenir ve daha sonra aleyhlerine kullanılmasının önüne geçilmesi için fotoğraf çekimine izin verilmez.

9 nisan sabahı üniversiteyi işgal eden öğrenciler, siyasi ideolojisine bakmaksızın, tüm odtü öğrencilerini işgali tartışmak ve konuşmak için bir foruma davet ederler ve şu açıklamayı yaparlar:

"devrimci arkadaşlar,

bizler dün toplanan genel forumun aldığı karar üzerine, odtü içinde bir amerikan üssü olan rektörlük binasına el koyduk. harekete girişirken kesin olan inanıyorduk; bu, içinde bulunduğumuz ortamda en devrimci eylemdir. şunu da biliyorduk ki, bugüne kadar geniş öğrenci kitlesi tarafından yapılan bütün eylemlerin gerisinde kalan odtü öğrenci birliği, bu eylemi de kösteklemek isteyecektir. fakat, gerçek devrimciler inandıkları yoldan gidecekler ve ilkelerinden taviz vermeyeceklerdir.

boykot, bir noktadan sonra tutucu bir direniş biçimi olmakta ve yeni aşamalar kaydetmemizi engelleyerek bizleri çıkmaza sokmaktadır. devamlı boykot, anlamını yitiriyor ve olağan bir şey olarak ortaya çıkarak, güçsüz bir şekilde sona eriyor. kalıplaşmış kafalara sahip olmadığımızı karşımızdakilere göstermek ve boykotumuzu en güçlü şekilde bitirmek amacıyla yönetime el koyduk. karşımızdaki vurdumduymaz yöneticileri kulaklarından tutup dışarı atarak onlara gereken dersi hepimiz adına verdik. ve şunu da ispatladık ki; günlerce boykot yapan üniversite öğrencisini ciddiye almayıp, üstelik öğrenciye ne istediğini soracağı yerde, üniversite nasıl kapatacağını tasarlayan çiftlik yöneticileri, öğrenci karşısında yenilgiye uğramaya mahkumdurlar.

biz devrimciler gelişmeye inanırız. düşüncelerimiz her zaman ileriye dönüktür. biz sene başında ilk defa boykot yaptığımız zaman gericiler karşımıza çıkıp öğrenci kitlesinin gelişmesine engel olmak istemişlerdir. şüphesiz devrimci öğrenci kitlesi her türlü baskıyı aşmıştır. bu defa da yönetime el konulmasına karşı çıkmaya çalışıyorlar. çünkü kendileri buna inanmıyorlar. ama devrimci öğrenci kitlesi kendisini yine gösterecektir.

çiftlik yöneticileri, burada kendilerine yer kalmayınca dışarıdan ahkam kesmeye kalktılar. okulumuzu kapatma tehditleri savurmaya başladılar. cumartesi gününe kadar işgal kesilmez ise üniversiteyi tatil edeceklermiş. merak etmesinler, bizler öğrenciyiz ve fiilen yönetimdeyiz. onlara bu fırsatı vermeyeceğiz. bilinçli olarak başladığımız bu eylemi, bilinçli olarak ve en tutarlı biçimde noktalayacağız.

arkadaşlar, bizler dün gece rektörlük binasında sabaha kadar forum yaptık. hareketimizi örnek bir dayanışma ve bilimsel tartışma ortamı içinde sürdürüyoruz. ve bütün devrimci kardeşlerimizi sonuca varacak dayanışmaya davet ediyoruz. odtü'lüler devrimciliklerini her zaman ispatlamışlardır, bir kez daha ispatlamaya hazırlardır. buna inancımız tamdır.

devrimci kardeşler, forumda bizleri savunun. sizleri de bu eylemde yanımızda görmek istiyoruz.

yönetime el koyan devrimci odtü'lüler"

forum için sabah saatlerinde odtü fizik bölümündeki üçlü amfi'de bir araya gelen 2384* öğrenci, buraya sığmayınca stadyumda toplanırlar.

stadyumda 3.5 saat süren toplantı esnasında işgal kararı alınmasını isteyen sosyalist öğrenciler ile işgale karşı olan odtü öğrenci birliği arasında zaman zaman yumruklaşmaya varan tartışmalar olur. daha sonra üç şıkkın değerlendirildiği seçime geçilir. bunlar işgal ve boykotun süresiz devam etmesi, salı günü tamamlanması ve cuma günü tamamlanması yönünde idi. yapılan oylama sonucunda, az bir farkla, işgalin 15 nisan salı gününe kadar devam etmesi, daha sonra da sonlandırılması kararı alınır.

devrimci öğrenciler, kendi aralarında yeni odtü yönetimini seçerler ve buna odtü öğrenci yönetimi adını verirler. bu, türkiye'de tamamen öğrencilerin yönetimde olduğu tek üniversite deneyimi olarak tarihe geçecektir. bu geçici süre içerisinde, eğitimin devam edebilmesi için ise yine öğrenciler görevlendirilir. 4. sınıfların 3. sınıflara, 3. sınıfların 2. sınıflara, 2. sınıfların 1. sınıflara ders vermesi kararlaştırılır. ayrıca işgale katılan odtü yüksek lisans ve doktora öğrencileri de bu çabanın her safhasında görev alırlar.

odtü öğrenci yönetimi'nin aldığı bir karar da odtü'nün halka açılması idi. odtü otobüsleri ile halkı ücretsiz olarak odtü'ye getirip onlara konferanslar vermek, derslere girmelerini ve devam etmelerini sağlamak. dönemin öğrenci yönetiminden neşe paruğ'un (erdilek) aktardığına göre, halk için yürütülmesi planlanan ilk ders programı ise kemalizm ve mustafa kemal'in ilerici ilkeleri üzerine gerçekleşecekti. ne var ki, bu tasarı hayata geçirilemeden işgal sona erecekti.

öğrenciler, olası bir polis ve jandarma baskınına karşı üniversitenin çeşitli yerlerinde devriye geziyorlar, rektörlüğün üzerinde sürekli nöbet tutuluyordu. buraya yerleştirilmiş bir siren ile olası bir baskın halinde haber verilmesi ve öğrencilerin gerekli tedbirleri alması planlanmıştı.

bütün odtü personeliyle birlikte aşçılar da kampüsten kaçtıkları için, yemek için de iş başa düşer. kızlardan gülay özdeş (ünüvar), şule albayraktaroğlu, neşe paruğ (erdilek), pınar erdemil, gülay göktürk, türkan sabuncu, sema hallı, necmiye dinler, canan koç ve dilek sağlam ile onlarla birlikte kolları sıvayan isteyen erkek öğrenciler mutfak işlerini üstlenirler. bu noktada eğlenceli işler de olur: bir gün salçalı makarna yapmaya girişirler, fakat malzemeyi bol bulan kızlar salçaya bulayınca makarnayı, hiç kimse yiyemez. bir başka gün ise, patates kızartması makinasına yemeklik yağ yerine sıvı sabun konulunca yemek köpürür.

bütün kafeteryalar ve yemekler öğrencilere açılır. para vermek isteyen verir, istemeyen vermez. toplanan paralarla da ekmek alınır.

10 nisan 1969 günü rektörlüğün önüne kadar gelen 06 aa 977 plakalı polis aracı öğrenciler tarafından durdurulur. içindeki 2 polis memuru dört saat tutulduktan sonra serbest bırakılır, fakat silahları ile fotoğraf makinalarına el konulur. aynı gün odtü'nün üzerinde keşif uçuşu yapan askeri helikopter düşer, dokuz asker bu kazada hayatını kaybeder. odtü öğrencileri hemen yardımlarına koşar ve ambulansların üniversite içine girebilmesi için tüm barikatları kısa bir süreliğine kaldırırlar.

bu olaylar üzerine odtü akademik konseyi bir açıklama yapar ve öğrencilerin işgali iki gün içerisinde sona erdirmemesi halinde üniversitenin 1 ekim'e kadar resmen tatil edileceğini duyurur. bunu, mimarlık fakültesi'nin 100 öğretim üyesinin, akademik konseyin üniversiteyi tatil etmemesi halinde topluca istifa edecekleri bildirisi izler. fen ve edebiyat fakültesi öğretim üyeleri de bu protestoya katılır ve imzalar. öğrenciler bu bildirelere kayıtsız kalır, herhangi bir karşı açıklama yapmadan işgali sürdürürler. ve 12 nisan 1969 cumartesi sabahı saat 10'da kemal kurdaş ve akademik konsey, üniversitenin resmen tatil edildiğini duyurur. bunu, içişleri bakanlığı ile jandarma genel komutanlığı'na gönderdikleri "işgal altındaki bina ve tesislerin suçlulardan temizlenip, üniversitenin tekrar vazife görebilecek bir hale getirilmesi için tedbir alınması isteği" izler. bunun üzerine içişleri bakan faruk sükan, jandarma ve emniyet yetkilileri ile gece 12'ye kadar süren bir toplantı yapar.

13 nisan 1969 pazar sabaha karşı 04:30'da 1300 polis ve 750 jandarma, odtü'ye baskın yapar. barikatlar yıkılıp 40 otobüs ile içeriye giren kolluk kuvvetlerini gören öğrenciler sireni çalarak tüm öğrencileri uyandırır. rektörlüğü kuşatan jandarma binbaşı nevzat ali yöney önderliğindeki silahlı güçler, öğrencilere teslim olmaları için çağrı yaparlar. herhangi bir ses çıkmayınca camlar ve kapılar kırılarak içeri girilir ancak binada kimse yoktur. öğrenciler, rektörlüğün altındaki dehlizlerden kampüsün diğer noktalarına doğru kaçmışlardır. bu esnada jandarma ve polisler kampüs içerisinde yurtlara doğru kaçmaya çalışan bazı öğrencileri yakalarlar. tam yurtlara yaklaştığı esnada yakalanan yusuf aslan'ın da içinde bulunduğu üç öğrenci "on dakikaya kadar dönmezsek silahlanın" diye bağırır. bunun üzerine yurtların önünde hızlıca barikatlar kurulur.

polis aleyhine ve ordu lehine sloganlar atmaya başlayan öğrencilerin ellerinde silah olduğunu gören jandarma, polisleri oradan uzaklaştırır. herhangi bir müdahalede bulunulmaz, o esnada jandarma albayı gelir ve öğrencilerle görüşmek istediğini söyler. albay, öğrencilere üniversitelerine geri döndüklerinde kampüste polis görmeyeceklerinin güvencesini verir. bunun üzerine öğrenciler teslim olurlar. teslim olurken kendi inisiyatifleriyle "suçlu aranıyorsa hepimiz suçluyuz" diye bir kağıdı dolaştırırlar ve tüm öğrenciler bu kağıdı imzalar. gözaltına alınırken ulaş bardakçı polislere yönelerek "bugün 13 nisan, yeni 27 mayıs'lara az kaldı" der. ve efsanevi 1969 odtü işgali bu sözlerle sona erer.

devamını okuyayım »