quaid

  • azimli
  • anadolu çocuğu (346)
  • 1666
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

someone like you

izlediğim bir röportajında zsa zsa gabor (moulin rouge ( 1952 ), lili ( 1953 ) ) hayatını özetlerken adını hatırlayamadığım bir beyefendiden bahsederken şöyle bir cümle kullandı : “ … ve işte onu gördüğüm an hayatımın erkeğiyle karşılaştığımı anladım … “

çok duygulanan, iyi bir nokta yakaladığını düşünen ( ki bilirsiniz insanlar böyle romantik aşkları severler ), röportajı yapan bayan gözleri parlayarak büyük bir heyecanla “peki o ne yaptı ?” diye sorduğunda gabor’dan aldığı cevap nefisti … “ o hayatının kadınıyla karşılaştığını düşünmüyordu “

işte bir talk show ekibinin kamera arkası ekibinde yer alan jane goodale (ashley judd ), aynı şovda yapımcı olarak yer alan ray brown (greg kinnear )’da hayatının erkeğini bulduğunu düşünür. sorun ise, ray’ın aynı duygular içinde olmamasıdır.

aniden terk edilen jane erkeklerin davranış şekillerini incelemeye başlar. buna bağlı olarak geliştirdiği “eski inek teorisi” ( boğa bir kere birlikte olduğu ineğe tekrar ilgi göstermez ) bir dergide yayınlanınca ve iş arkadaşı eddie alden (hugh jackman )’ın dairesine taşınınca olaylar gelişir.

someone like you ( bazıları çabuk bıkar ) olağanüstü uygun bir oyuncu kadrosunun bir araya geldiği "“şeker” gibi bir romantik komedi.

jane goodale rolünde asley judd, meg ryan’dan sonra “vazgeçilmez romantik komedi kadın oyuncusu” tahtına aday bir oyunculuk, sevimlilik ve güzellik içinde. hem sıradan, hem de çok ama çok güzel. heat ( büyük hesaplaşma, 1995 ) veya kiss the girls ( kızları op, 1997 ) gibi filmlerinde gözümüze bu kadar çarpmamıştı.

greg kinnear izlediğimiz her filminde mükemmele biraz daha yaklaşıyor bence. loser ( 2000 ), you’ve got mail ( mesajınız var, 1998 ) ve sabrina ( 1995 )’da olduğu gibi buradada kendini beğenmiş, ama kadınların kalbini kolaylıkla ele geçiriveren iyi görünüşlü ve çok çekici erkek olarak başarılı.

uluslararası alanda adını x-men ( 2000 )’deki logan / wolverine rolüyle duyuran avustralya kökenli hugh jackman, mel gibson ve heath ledger ile birlikte tüm karizmatik erkeklerin avustralya’da yetiştiğini tekrar hatırlatıyor bizlere. önümüzdeki yıllarda adını sık sık duyacağımıza eminim.

filmin gizli cevheri ise, ashley judd’un akıl hocalığını yapan, yakın dostu liz olarak izlediğimiz marisa tomei. tomei, what woman want ( kadınlar ne ister, 2000 )’daki gibi yine kısa ama etkili bir rol ile karşımızda. yüz ifadeleri ve gözlerini şöyle açarak konuşması ile çok sevimli ve başarılı.

iş kadını, güçlü talk show sunucusu olarak ellen barkin ise gayet yerinde bir seçim.

diş doktorları övülürken “eli çok hafif” diye bir tabir kullanılır.

eski oyuncu, yeni yönetmen tony goldwyn tam bu tanımla açıklanabilecek bir yapıt koymus ortaya. hafif, tatlı, sık sık düşündüren, bir saniye bile sıkmayan bir romantik komedi.

özetle : 30’lu yaşlarına girmiş, kendi düzenini kurmuş, hayatının erkeğini / kadınını bulmuş veya bulmamış herkesin gidip izlemesi gereken, kendilerinden çok şey bulacakları, “ben bunu yaşamıştım ya” diyecekleri başarılı bir film someone like you ( bazıları çabuk bıkar ).

devamını okuyayım »
14.08.2003 16:22