rehayunluel

  • azimli
  • hırçın golcü (257)
  • 2404
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

sait faik abasıyanık

"siki yonetim mahkemesindeyiz. yil, 1943... mahkeme reisi pa$anin kar$isinda mavi dumanli gozleri dolu dolu, sesi boguk, bogazinda bir dugum, otuz be$ ya$inda bir cocuk var. boyle buyuk rutbeli bir askerle, butun hayatinda ilk defa bu kadar yakin, kar$i kar$iya bulunuyor. azarlanmaktan korkan, urkek cocuk baki$lari yerde, ba$i onunde...

-sen, yazdigin hikayede emirberin (hizmet eri) ayagina celme taktirmi$sin!.. emirberin elindeki dolmalar yere dokulmu$. bunun manasi?

hayati boyunca, insanlarin neden hic durmadan sevi$mediklerini bir turlu anliyamami$ olan sanigin bukulmu$ dudaklari titriyor:

-efendim, okununca da anla$ilacagi gibi, hikayedeki vaka birinci
me$rutiyet'te gecmi$tir. bahsettigim emirber, o devrin...

-ya!, demek ki sen...

sanigin kulaklari ugulduyor, gozleri karariyor. soylenenlerden yalniz bir kelime duyabiliyor:

-bu!..

askeri savcinin, cubbesinin yeninden uzanmi$, vucudundan belki on defa daha buyuk gorunen i$aret parmagi tekrar tekrar sanigi gosteriyor:

-bu!..

'bu!', sait faik'tir; sait faik, durgun deniz baki$li cocuk... sait agliyor. sungulu iki muhafizin arasinda oldugu icin degil, karanlik merdiven altinda horlandigi icin degil... 'bu!..' oldugu icin agliyor.

*

cocuklarimiz, cocuklarimizin cocuklari, bizim isimlerimizi unutacak.
hangimiz, dedemizin dedesinin ismini biliriz? doktor, avukat, hakim, muhendis, pa$a, hepimiz unutulacagiz. ama cocuklarimiz, onun ismini unutmiyacaklar. edebiyatimizda bir 'sait faik' var diye ovunecekler."

nusret kafdagli (sait faik'in arkasindan*)

(buyuk dogu gazetesi. 21 mayis 1954)

ic. sait faik icin (bir biyografi ve basinda cikmi$ yazilardan secmeler), haz. tahir alangu, yeditepe yayinlari, istanbul-nisan 1956, s.180-181.

(bkz: bu)

(bkz: aglamak)

devamını okuyayım »
12.02.2002 23:34