s10

  • 1213
  • 44
  • 4
  • 0
  • evvelsi gün

üniversite mezunlarının işsiz kalma sebebi

95-98 arası doğumlular iyi bilir. biz ortaokula geçtiğimiz zaman oks niyetine ders çalışıyorduk, yani 8.sınıfın sonunda bir sınav olacak ve okul ortalamasıyla beraber hesaplanıp liseye yerleşiyordun.

ancak sbs diye bir sistem geldi ve henüz 12 yaşını yeni doldurmuş, belki de doldurmamış çocuklar üzerine büyük bür sorumluluk verilerek ortaokulda her yılın sonunda gireceği yeni bir sisteme başladılar. küçücük çocuğuz aklımız elbette dışarıda ve oyunda, ancak aile baskısı sebebiyle dershaneye gönderilip o sınavlara hazırlanmaya çalışıyorduk. elbette bu dönemde iyi hazırlanan, odağını derse vererek iyi yerleri kazanan insanlar mevcuttu ama onlar zaten her sistemde bunu yapacaklardı. bizim burda başarıyı arttırmamız gerekiyordu, aynı yerde bırakmak değil.

neyse 3,4 yıl bu devam ederken 99 doğumlular zamanında tekrar oks tarzı bir sisteme dönüldü ama isim olarak sbs kalmaya devam etti. daha sonra teog diye bir sistem geldi o da kalktı bununla beraber çocuklar nasıl yerleşeceklerini dahi bilmiyorlardı. geçenlerde telefonuma yeni bir bildirim geldi lise tercihlerinde 4(!). dönem sonuçları açıklandı şeklinde.

yani eskiden dershanelerimiz iyi bir üniversite iyi bir ilköğretim iyi liseden geçer derdi. ancak şimdi liselerin hiç kıymeti kaldığını düşünmüyorum. artık maddi durumu iyi olan aileler çocuklarını en iyi olarak görülen liselere vererek başarıyı veya başarısızlığı görmezden gelebiliyor.

ayrıca ne iş yapacağımız bize aktarılmıyor. çok küçük yaşlardan itibaren herkesin bir hedefi olmalıdır. bizde hedefler bile sıradan, bir başkası istiyor diye istiyoruz. o meslekler de doktor, avukat, mühendis ya da öğretmen. mesela bir şair olmak, borsacı olmak, marangoz olmak veya fasulye, çilek, pamuk üretici olmak aklımıza gelmiyor. tek amaç var o da puanı değerlendirmek. ben 12 bine girdiysem doktorluğu tercih etmeliyim eğer etmezsem puanıma yazık olur düşüncesi hakim bunu biliyorum. bu yüzden de çokça kişi sevmese de iş garantisi var sebebiyle tercih edebiliyor. doktorluk bana göre önemli ve en çok rağbet gören meslek olduğu için özellikle onun özelinde örnek vermek istedim. çevrenizdeki ilkokul, ortaokul, lise öğrencilerimize sorun %10’u hariç eminimki hedefsizlerdir.

en önemli eksiklerden birini de merak duygusu eksikliği olarak görüyorum. haliyle istemediği bölüme yerleşen gencimiz mesleğiyle alakalı haber kanallarını, gündemi ya da meslekle alakalı bir akademik makale, kitap okumadan mezun oluyor ve ilk mülakatta gelebilecek derin soruları yanıtlamakta zorlanıyor.

bir başka eksiklik ise oldukça çekingen bir toplum oluşumuz, kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. basit bir diyalog bile heyecandan yanıtlanamıyor olabilir. burada da bu eksikliğin temel sebebi ilköğretimden bu yana bizi konuşturmayan, konuşmaya çalışanı, belki küçük bir espri yapanı azarlayan, bezdiren hocalardan kaynaklanıyor. ya da sunum gibi basit bir olayı bile öğrenciye yaptırmamak. tabii bunlar eğitimin ilk basamaklarında alıştırılması gereken bir olay.

netice itibariyle eğitimin ilkokuldan beri kaliteli bir şekilde, yüksek standartlarda olması gerektiği ve 3’e giden öğrencinin bir çocuk olarak değil bir birey olarak davranılması, onu ezmemek aksine eksiklerini kapatmak yönünde çalışılması taraftarıyım.

devamını okuyayım »