snidget

  • azimli
  • hırçın golcü (253)
  • 3018
  • 14
  • 5
  • 2
  • bugün

muhteşem yüzyıl

son derece başarılı ve tam istenildiği gibi kaliteli bir şekilde giderken yine anında rezili çıkarılıp içine sıçılan bir 93. bölümle ekrana gelmiş olan dizi. yemin ederim onca başarılı ve "olmuş bu" denilen işi bir çırpıda izleyicinin gözünde silip yokediyor, insanın içinden bu ucuzluklara sayıp sövmekten övülmeyi hakeden onca güzellikten bahsetmek bile gelmiyor. ne mi oldu bu sefer?? hemen anlatalım :

sefere çıkılmasının akabinde haremde yaşananlar yine bir yılmaz şahin klasiği olduğu üzere meral okay dönemi muhteşem yüzyıl'ından noktasına virgülüne dokunulmadan aynen araklanarak kakalanan ve dahi bir de zerre kadar utanmadan bölüm sonu cliffhanger olarak kullanılan birebir aşırma senaryodur, unutmuş olanlara hatırlatalım.

hatırlarsanız 2. sezonda mehmet günsür'ün şehzade mustafa olarak diziye dahil olmasından hemen sonra sülüman ve şehzade yine şarlken üzerine bir sefere çıkmışlardı ve o zaman valide sultan hürrem'i bertaraf etmek için hangi kozu kullanmıştı?? haremdeki hürrem sultan yanlısı olan cariyelerin paralarını az, diğer cariyelerin paralarını çok vermişti, fatma hatun'u da işbirlikçi olarak kullanarak haremde isyan çıkartmış ve en nihayetinde fatma hatun'a hürrem'in suratını meşaleyle yaktırmıştı. ama iş o kadar büyümeden önce hürrem bütün cariyelerin parasını kendi cebinden karşılamış, gül ağa kendi dairesinde çöktüğü yerden cariyelere para dağıtırken onu izlemişti. yani tam da bu bölümde şah sultan'ın taşlığın girişinde dikilip yanındaki ağanın çöktüğü yerden cariyelere para dağıtmasını izlediği gibi. noktasına virgülüne dokunulmadan kopyalanan bir kendi kendinden intihal rezilliği yine başımıza yeni konu diye sarıldı, bir de üstüne bölüm sonu yapıldı. pes!!! haremde huzursuzluk çıkarmanın tek yolu cariyelerin paralarını ödememek ya da birine eksik birine fazla ödemek anlaşılan bu dizide, başka hiçbir şey tasarlanamıyor, yaratıcılık utanıp sıkılmadan aynı olayları tekrar tekrar kopyalayıp sunmaktan zerre kadar ileri gidemiyor. ister misin haftaya haremdeki cariyeler yine bir isyan çıkarıp bu sefer de şah sultan'ın suratını yaksınlar?? biz bu filmi daha önce izlemiştik ama, olur mu olur?? senaristimiz çalıp çırpmakta harikalar yaratıyor zira. 94. bölümün konusu şimdiden belli : sülüman ve adamları cenk ederken haremdeki hatunlar para kavgası yapacak...birilerinin dili kesilecek, birilerinin yüzü yakılacak. ne?? 47. bölümün konusu muydu bu dediniz?? hayır yanlışınız var, 93. bölümle birlikte dizi tarihinde ilk kez işleniyor bu olay (!!!)

haremin taşlığını ne zamandır göremiyorduk, eskiden haremden çıkamayan dizide herhalde artık cariye kalmadı diye endişelenmeye başlamıştık ki bu bölümde bir harem dolusu kezbanın koca sultanın mektubuyla liseli ergen kızlar gibi güle oynaya dalga geçmelerini izleyince (ne kadar da abartılı oynamış mektubu okuyan hatun, katlanılmaz bir sahneydi) böyle göreceksek taşlığı ve cariyeleri hiç görmeyelim dedik. saray adabı ve eğitimi almış, hünkara sunulacak kızlar bunlar güya. padişahın kızının özel hayatıyla ulu orta yerde dalga geçtikleri zaman kellelerinin gideceğini bile akıl edemeyen kuş beyinlilerden olsa olsa saray tuvaletine temizlikçi olur. mihrimah o aptal karıyı zindana falan tıktırsaydı yeriydi, nasıl oldu da boş geçti anlamadım. manisa sarayı'nda olan bitenler zaten absürdlüğün de ötesi. rumeysa özgür olmayı bırakıp köle olmayı seçerken bakakaldık. ne mantıktır?? tamam mustafa çok yakışıklı falan da...bir git allahını seversen, sana özgürlüğün veriliyor. sinyora gabriela'yı bir hışımla yüzünde pis bir sırıtışla teşhir etmeye gelmişti sinyor benito (ya da her ne haltsa), "o sandığınız gibi biri değil, size her şeyi anlatacağım" demişti, mustafa'nın kadının ümüğünü sıkmasına sebep olacak kadar sinirlenmesine yol açan büyük yalanı kızkardeşini bulmak için benito tarafından yalan söylemek zorunda bırakılması mıydı?? e o halde kadın masum...bu mudur mustafa'yı bu kadar delirten o büyük sır?? bir git allahını seversen. kaç bölümdür dizide olan, konağı monağı son derece şık görüntüler eşliğinde sunulan kadının varlık sebebi diziye güzel görüntü yaratmaktı demek sadece?? artık misyonu bitti, gidebilir. bari sinyora kılığına girmiş sahtekar, dolandırıcı, geçmişi kirli falan bir kadın çıksaydı. salaklık.

haremde astırdığı kestirdiği cariyenin haddi hesabı olmayan hürrem'in avrat pazarı'ndaki köle kızları (ve kendisini) anlatarak duygu sömürüsü yaptığı sahneye de pes dedim. "tek taraflı" yansıtmanın bu kadarı olur. tamam hürrem o acıları yaşadı da, haremde yediği bokların hesabını kimin evini zorla alarak yaptıracağı külliyeyle verecek?? lâf...

aslında ne kadar da güzel bir bölümdü geneli düşünüldüğü zaman. mimar sinan'ın helesi sahneye çıkışı, sefer yolunda yaşanan bütün o adam gibi arka plan gelişmeler, bayezid - selim muhabbetleri, vatikan'daki haçlı toplantısı, hızır reis'in hazırlıkları, andrea doria'nın çıkışı, tek bir bölümde birden fazla ve birden çok mekanı yansıtan yepyeni cgi tasarımları, son derece keyifli oyunculuklar vs. derken ne de güzeldi. ama işte öyle bir zırvalıyor ki yazan adam, insanda dizinin ucuzluklarına sövmekten kaliteli ve güzel yanlarına övgü yazmaya heves kalmıyor. haremde para kavgası olmazsa olay çıkarmanın başka yolu yok, koca istanbul'da rakel hatun'dan başka yahudi tüccar yok, eskiden mahidevran bu hatundan aldığı borçlar yüzünden zor durumda kalmıştı şimdi hürrem aynı şeyi yaşıyor, 500 bin altını pek tabii ki 65 kiloluk dal gibi iki delikanlı koruyor (!!!), haliyle arabayı kolaycacık basıp altınları çalan ninja-eşkiyalar arabanın içindeki adamı öldürmüyor... aynı hikayeler hiç değişmeden ısıtılıp ısıtılıp çekiliyor. sen gel de sinir olmadan dizinin güzel taraflarından, övülecek noktalarından bahset. bir dizi aynı anda hem nasıl bu kadar itinayla kotarılıp "çok iyi" olur hem de nasıl aynı hızda en ucuz ve rezil senaryolarla "çok rezil" noktasına çekilir, anlamak mümkün değil. ancak yılmaz şahin gibi bir senaristin ellerine kalırsa sanırım. bu kadar mı zor özgün ve zekice bir şeyler yazabilmek?? bunca muazzam oyunculuğun, bunca güzel kostüm ve setin, hataları olsa bile bunca iyi niyetli görsel efekt kullanımının bu kadar vasat bir senaristin ellerinde mütemadiyen yerle bir oluşunu görmek ne yazık...

devamını okuyayım »
04.04.2013 04:16