solonielle

  • 1062
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

1 mayıs 2007

garip bir gün.

kendi halkından korkan bir hükümetin ve hükümetinden korkan halkın polis soslu köşe kapmaca oynadığı bir gün de diyebiliriz. sabahtan beri bakıyorum, uzun uzun şeyler yazılıyor, şiirler, protestolar, vs vs. durum o kadar kısa özetlenebilirken, şikayetler, özgürlük çağrıları ve laf salatalarıyla hep ana konu kaçırılıyor. bir de ben ifade etmeyi deneyeyim.

sorun; siyasi anlamda anoreksik bir kızı andıran bir ülkede, akyuvarların "biz alyuvarız", alyuvarların ise "açılın aslında akyuvarlar biziz!" şeklinde cereyan etmiş bir kişilik bunalımından ibarettir. beden psikolojik temelli bir hastalıktan kan kanserine doğru adım adım ilerlerken, vücuda dadanmış bakterilerin çektiği ziyafeti de unutmamak gerekir.

daha da açık söylemek gerekirse;

benim halkım, bağırmaya, çığırmaya, isyan etmeye meyilli (!), ancak ulaşım kapatıldığında, ellerinde olan binlerce aracı birbirlerine yardım edecek şekilde kullanmaktan, bu kadar basit bir toplumsal örgütlenmeden aciz. bu sabah yol kenarlarında bekleyen insanlarla, içinde bir ya da iki kişi olan arabaların oranına dikkat etmiş biri, demek istediğimi kolayca anlayacaktır. sonunda işe gelebildiğimde (evet, işçi bayramında işime gelebildim, aferin bana) karşılaştığım "abi metroyu kapamakla iyi yapmışlar, sen miting günü oraların halini görmedin" diyenlerle, sözlükte okuduğum "allah sizi kahretsin" temalı öfke çığlıkları, beni şahane bir al birinden vur ötekine hissiyatına sürüklemiştir.

1 mayıs 2007, benim nazarımda, karşılıklı bir acizlik gösterisi olmuştur. beşiktaş'ta insanların üzerine biber gazı sıkılırken bize nevşehir'i tanıtan trt'den tutun, bir şehrin yerlilerini istedikleri yere gidebilmekten alıkoyan bir polis ordusuyla, hükümet neden yapıldığını aynen gözlerimizin önüne sermiştir. sadece korkaklar korkutur. yasak, korkudan doğar.

bize, yani vatandaşa gelince... biz acizliğimizi çoktandır sergiliyoruz zaten. irtica korkusunu dilimize dolayarak, seçim zamanı oy dahi kullanmayarak, sızlanmaktan başka bir şey yapmayarak, nette aslan kesilip, mitinglerde çığırıp, slogan atıp, laiklik kahramanı kesilip, gerçek hayatta patronumuz höt dediği an pısmaktan ileri gidemeyerek... daha sayayım mı? laik beyaz türklerden kaç tanesi yarın cevahir'de sinemaya gidecek? kaçı çikolata krizine girdiğinde ülker yiyecek? koltuğunda oturup şiir ve protesto yazmak ne kadar kolay, insanların yorumlarını okumak ne kadar eğlenceli... gidip düşüncelerimi haykırsam, biber gazı yiyeceğim hale kim getirdi bu ülkeyi? 1000 sene ileriye gidip o zamanın insanlarıyla bir toplantı yapsam, şu yazılanlar, çizilenler, 10 senede bir ordu müdahalesi gerektiren bir halka ait desem, kaç kişi inanır acaba? ne mutlu bize ki, internet icat edildi! ne bitmez fikirleriniz, ne tükenmez ağıtlarınız varmış kardeşim! kimin ne bokuna yarıyor peki? hayatınız kime yarıyor sizin? ne yapabiliyorsunuz, bir avuç martaval ve beyin hücresinden başka neyiniz var elinizde demezler mi adama?

aslında burası, sözün bittiği yerdir. her millet, hak ettiği şekilde yönetilir.

devamını okuyayım »
01.05.2007 14:44