yuzuklerin beyefendisi

  • 8525
  • 38
  • 16
  • 1
  • bugün

vücut geliştirme

vücut geliştirme hususuna şimdiye kadar getirilmiş en büyük eleştirilerden birisi kabaca şu minvaldedir: "şimdi, bunların salonuna yazılmam için (eşek yüküyle) para bayılacağım. ama neticede ne yapacağım: ağırlık kaldırıp, koca koca halterleri, dambılları oradan buraya taşıyacağım. yok yea! ağırlığı ben kaldırıyorsan, parayı da onların bana ödemesi lazım abi! öbür türlü bariz kerizlik; kusura bakılmasın."

bu olayın mavrası tabi; ama aslında düşünüldüğünde hiç de öyle yabana atılır bir eleştiri değildir. konunun böylesi bir şekilde çok fazla dillendirilmeyip düşünülmemesi, v.g. ile uğraşanların kendilerini keriz gibi hissetmeme eğilimlerin mi kaynaklanmakta, yoksa kasları çok fazla çalıştırdıkları için artık belli bir zaman sonra omuz seviyesi üzerine fazla kan pompalanmamasından ötürü mü, tartışılır; lakin neticede ortada kabak gibi bir şey var: bu işle ciddi ciddi ilgilenen insanlar hem para veriyor hem de acayip iş yapıyorlar. (buradan yola çıkarak, mevcut ahval ve şerait dahilinde yapılabilecek en güzel mesleklerden birisi kesinlikle spor salonu işletmenliği olduğunu düşünüyorum. düşünsene, elemanlar sana hem para veriyorlar hem de ağırlıklarını taşıyorlar. temiz para müdür! lsdfgsdfdgf)

muhterem badim; bu yazıda, sözlük’te malum olduğu üzere çok fazla yazanı çizeni olan bu konunun öyle çok fazla irdelenmeyen bazı hususlarına dair ilginç bilgiler bulacaksın; şimdi aşağı yukarı neler diyeceğimi bildiğim için eğlenceli olacağını düşünüyorum.

aslında bahsedeceğim perspektif, özellikle yabancı bir çok forum ve sitelerde tafsilatıyla irdelenen bir konu: (genel olarak) ağırlık çalışması yapan farklı klasmandaki insanların karşılaştırılması. bizim ülkemizde her ağırlık kaldıran "vücut geliştirme"yle uğraşıyor zannedildiği için, bunu burada paylaşıyorum. benim konuya dair söyleyeceklerim, şurada hafif makara ekseninde incelenmektedir. referansını da verdikten sonra, kendim de üzerine birşeyler ekleyerek bunu sizlere aktarmak istiyorum. neyse başlayım; ama baştan sözünü alayım darılmaca yok; sonra kimse küsmesin yıllarını verdiği hususa.

eğer bir kişi, temelde ilgilendiği/yaptığı sporu destekleme amacı haricinde yoğun olarak ağırlık kaldırıyorsa, kabaca şu üç gruptan birisine dahildir: vücut geliştirmeci, "powerlifter", "strongman".(haltercileri bir kategori olarak dahil etmek istemedim; çünkü onların olaylarının az çok farklı olduğu en alakasız kişinin de büyük bir olasılıkla malumudur.) şimdi bunları sırasıyla inceleyelim:

1. vucüt geliştirmeci(biraz saçma gibi durdu; ama "badici"den iyidir): bu vatandaşlar, asıl itibariyle, olayın şeklinde ve gösterişinde olan insanlardır. ana amaçları aşağıda inceleyeceğimiz powerlifter veya strongman’ler gibi alabildiğince yüklü ağırlıkları kaldırmak ve güçlü olmak değildir; onlar için önemli olan vücutlarının belirli standartlar dahilinde şekilli, hacimli, simetrik, vs... olmasını sağlamaktır. tabi bu amaçla gerekirse epey yüksek ağırlıkları da kullanırlar ama yine de -istisnalar hariç- genel olarak bir powerlifter veya strongman’le yarışabilecek düzeyde güce sahip değildirler.
vücutlarını "daha iyi" hale getirmek için çeşitli kas gruplarını ince ince işleyerek istedikleri düzeye getirmeye çalışırlar. epey zahmetli bir süreçtir: yarışmaya hazırlık dönemlerinde yedikleri içtiklerine aşırı dikkat etmeleri gerekir, bazı periyodlarda sıkı diyete tabi olurlar, manitalarıyla fazla içli dışlı olmazlar falan... yani, kısaca ifade etmek gerekirse, daha iyi görüneceğim diye epey çile çekerler.
günümüzde işle profesyonel düzeyde ilgilenen vücut geliştiriciler genelde şu tarz vücutlara sahiptirler: 1, 2, 3, 4.

şimdi bu tarz vücutların ne derece "iyi", "güzel", "doğru" olduğu tartışmaya açık; fakat şöyle bir şey var ki, bu işin standartlarını belirleyen komite (illüminati’ye bağlayabilirim her an), bu işle alakalı yüz milyonlarca dolarlık sektörün de kilit adamları. neyse, buralar kıllı yünlü konular; fazla eşelemeyeceğim.

hayır, vücut geliştirmeciler arasında gerçekten işin görüntü boyutunu kuvvetlilik boyutuna bayağı yedirmiş franco columbu gibi isimler de söz konusu olmuştur (abimiz şöyle birisiydi.); ama netice itibariyle tüm artıları eksileri işin içine katarsak, bu olay, hususa objektif olarak bakan vücutçuları bile belirli bir noktadan sonra kendilerine yabancılaştıracak davranışlara ev sahipliği yapmaktadır. johnnie jackson örneğine bakalım:
http://www.youtube.com/watch?v=st8fefhlink
coni abi önce konsantre oluyor, sonra ensesine şaplağı indiriyorlar da pıs tıs yapa yapa eşek ölüsü gibi ağırlığı kaldırıyor. şimdi buna yarılanlarınız olmuştur seyrederken; daha durun bakın ne var:
http://www.youtube.com/watch?v=szvc-m8esdi&t=26s
abi, aynanın karşısına geçmiş, sanki anasına bacısına sövmüşler gibi surat ifadeleriyle kendisini izliyor; yorum dahi yapmıyorum lsdfkgsdlfgdlfgf yani çok bariz bir sorun var ortada abi; bunu normal bir kafanın izdüşümü olarak görebilmek imkansız.

(şimdi bu noktada sorulabilir: "ek$ibition’da da böyle ayna karşısında falan vs... fotoğraflar çekip koyuyorlar; onlar da mı aynı kafa?" hayır abicim zannetmiyorum. büyük ihtimalle sergilenen o fotoğrafların ana amacı sevişecek partner bulmak. ha böyle değil de, işten para falan kazanma gibi bir dertleri de yokken "amanın ne kadar da muhteşemim, ne kadar da acayip vücudum var, vs..." mantığıyla fotoğraflar sergileniyorlsa, o zaman bir şey diyemem; demeyim de yukarıda söylediklerimden sonra.)

2. "powerlifter": ağırlık kaldırangiller camiasının en ekstrem üyeleri. bunların 3 tane amacı var: deadlift, bench press, squat. yani abilerin(hatta ablaların) tek derdi, genelde, bu üç harekette, tek seferde maksimum ağırlığı kaldırmak. bunlar için şekil şemal öyle pek önemli değil; diyete miyete de öyle pek dikkat etmezler o sebeple. fakat kafalar belirli bir noktadan sonra acayipleşebiliyor bunlar arasında da; yorumsuz: http://www.youtube.com/watch?v=k_9r7aumv5y

bunlara örnek vermek gerelirse şu isim es geçilmemelidir: (bkz: benedikt magnusson)

3. "strongman": hah, işte, ağırlık kaldırma amacı vücut gösterisi veya "dün bençte 400 gömdüm hacı!" olmayan ve hususu alabildiğine fonksiyonel olarak kullanan, gerçekten "güçlü" adamlardır bunlar. adamlar samimi abi bi kere: ağırlık kaldıracaksa, öyle sadece halter, dambıl falan kaldırmıyor; kütük, araba, dolap, vs... ne varsa kaldırmaya meyilli bünyeler bunlar. kah tutar, ağızlarıyla tren, uçak, vs... çekerler, kah sabana vurursun tarlayı sürerler...; yani, o mertebe bir güç söz konusu. bunların vücutları powerlifter’lardan daha iyidir denebilir. genel olarak vücutçulardan daha "dürüst" ve gerçekçi vücutları var bence. yine de, strongman’ler arasında, vücutçular gibi definisyon yapmışlar da söz konusudur: (bkz: mariusz pudzianowski)

bu işin en önemli ismi şu an için kuşkusuz zydrunas savickas'dır.

***

evet, ağırlık çalışan insanları aşağı yukarı kabaca böyle sınıflandırabiliriz. yine de bu demek değildir ki, başka gruplar yok. mesela, crossfit vardır son yıllarda iyice artan ivmeyle yaygınlaşmakta olan. bu abiler kısaca bünyeyi tüm fiziksel yetenekler bazında iyileştirme odaklı çalışıyorlar; sonuç itibariyle de, görünüm olarak da insanların epey isteyecekleri bir hal alıyorlar ve bu görünüm öyle altı boş bir görünüm olmamakta: (bkz: crossfit/#25664809)

netice-i kelam: genel olarak ağırlık çalışmak, abuk subuk cozunmadan yapıldığı sürece faydalı ve zevkli bir uğraş. aslında, tüm o adamların bunu yapmasının en önemli sebeplerinden birisi, bu işi salonda yaparken veya yaptıktan hemen sonra yaşadıkları hissiyatlardır. netice de, biraz farklı şekilde olsa da, kişi yoğun olarak spor yapıyor ve bu da bünyeyi ferahlatıyor.

son olarak, direkt "vücutçu" olmasa da şu önemli isimden de -gerekirse ayrı bir kategori olarak- bahsederek bitirmek isterim: (bkz: jack lalanne)

_

ekleme: bu arada "abi zaten bunlar yaşlanınca sarkıyormış" geyiğinden de bahsedeyim: abicim, sporu bırakmadığınız sürece pek öyle bir şey yok. yukarıda jack lalanne örneğine detaylarıyla bakılabilir; adamın yaptıkları ortada. bunun dışında geçenlerde 68 yaşında bir amca da 33 dakika 40 saniye abdominal plank pozisyonunda kalarak dünya rekoru kırmıştı: http://www.couriermail.com.au/…frep26-1226054173666

ayrıca: (bkz: eugen sandow)

devamını okuyayım »
12.10.2011 03:13