zazie

  • 2535
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

sebastiao salgado

güney amerika’nın şeker kamışı işçileri, brezilyalı maden işçileri, fransız çelik işçileri, bangladeş’in gemi söken işçileri, hong kong’un artık hayvanat bahçelerinde bile rastlanmayan kafeslerde yaşamaya mahkum ettiği vietnamlı çocuklar, traktör kepçelerinde taşınan ruandalı mülteci cesetleri… eduardo galeano, serra paleda’nın maden işçilerini görüntüleyen fotoğraflar için “bir madenciler ordusu mu bu, dağı tırmanan? firavunlar zamanında piramitleri kuran işçilerin bir görüntüsü mü? bir karınca ordusu mu yoksa?” demiş. salgado’nun fotoğraflarına bakarken ilk düşünülen bu oluyor gerçekten de: ne kadar da çoklar! açlıkla terbiye edilmiş, çamura, petrole, cürufa bulanmış kalabalıklar, yaşamlarının ve ekmeklerinin peşinde koşuyorlar. acı ve yoksulluğu, inatla çatılmış kaşlarda, yorgun, gülümseye çalışan yüzlerde, ağır yük altında gerilmiş bedenlerde üretmenin ve yürümenin gururuna dönüştürüyor kamerası.
salgado fotoğraflarında, varlığından haberdar olmadığımız, olsak bile mücadelelerinin zorluğunu, yoksulluklarının büyüklüğünü tahayyül edemeyeceğimiz binlerce insanı, kimileyin bulutların, dalların arasından, kimileyin fabrikaların küçük, kirli pencerelerinden sızan ışıkla kutsuyor.

devamını okuyayım »
13.03.2004 17:21