şükela:  tümü | bugün
  • birden fazla kelimenin birle$mesinden olu$up kendisini olu$turan kelimelerden farkli bir anlama gelen kelimelere denir..
  • (orn: sivrisinek)
  • (bkz: bilesik kelime).
  • ilkokulun klişe bileşik sözcük örneği : hanımeli
  • sevisgen kelimelerdir, birlesme sirasinda anlamlari degisir, kendilerinden gecer, bir olurlar.
  • (bkz: compounding)
  • (bkz: birlesik isim)
  • iki veya daha çok sözcüğün bir araya gelerek yeni bir anlam kazanacak biçimde kaynaşmasıyla oluşan bu kelimelerin oluşturulma yolları şu şekildedir:

    a. kuruluşu yönünden birleşik kelimeler

    1. belirtisiz isim tamlaması biçiminde: aslanağzı, hanımeli*, dilberdudağı...
    2. sıfat tamlaması biçiminde: sivrisinek, kırıkkale, sonbahar...
    3. cümle biçimde: mirasyedi, imambayıldı, gecekondu...
    4. bir isim bir fiilden oluşanlar: ateşkes, mirasyedi...
    5. yansıma sözcüklerin tekrarıyla: pırpır, gırgır, çıtçıt...
    6. iki fiilin bir araya gelmesiyle: çekyat, yapboz, gelgit...
    7. bir isim ve bir fiilimsiden oluşanlar: ağaçkakan, karabasan, bilgisayar, uçaksavar...
    8. bir isim ve bir yardımcı fiilden oluşanlar: terk etmek, adam olmak, son bulmak, namaz kılmak...
    9. ses düşmesi veya türemesiyle: kahvaltı, pazartesi, niçin, nasıl, reddetmek, kahrolmak...

    b. anlam kayması yoluyla oluşan birleşik fiiller

    1. her iki sözcük gerçek anlamından uzaklaşabilir: adamakıllı, imambayıldı, hanımeli*, suçiçeği...
    2. sadece bir sözcük gerçek anlamından uzaklaşabilir: eskişehir, sivrisinek, kafatası, gözbebeği, yayınevi, rüzgargülü...
    3. her iki sözcük de gerçek anlamını korumuş olabilir: bilirkişi, zeytinyağı, ortakulak, ısıölçer, işyeri...

    edit: güncel tdk verilerine göre, ''gözbebeği'', ''ortakulak'' ve ''işyeri'' kelimeleri ayrı yazılıyormus. ''göz bebeği'', ''orta kulak'' ve ''iş yeri'' şeklinde. uyaran hayali sukut bey’e tesekkurler.
  • kendisini oluşturan sözcüklerle anlamca bağı olmayan, anlamı değişen tamlamalar bileşik yazılır. yılanyastığı, karafatma, yalıçapkını gibi.

    yalnız, bu güzel ilke de, ilke ve kural değil bilgi arayan için her iki yazılıştan aramak, bakmak gereği öylece devam ediyor. hem bir de aynı nesneyi başka sözcüklerle, aynı sözcükle başka nesneleri tanımlama var.

    birleşik sözcüğü** tireli yazınca genellikle onu terimleştirmenin ilk hamlesi başarılmış oluyor. "birleşik sözcük" bileşik sözcüğe göre daha doğru tanımlama, yalnız biraz düşününce, özellikle anlam değişmesiyle birleşik sözcük bileşik, yeni bileşik halini almış oluyor; anlamsız ve gereksiz değil. yan yana, eşzamanlı kullanılabilirler. (bkz: bileşik sözcük)
  • aşk

    (a)ni
    (ş)ehvet
    (k)ürsüsü

    o'nlayken anlatırsın, konuşursun o kürsudan,
    o yokken daha çok konuşursun.

    kimi içine konuşur - ki buna iç ses de denir - kimi de ekşir buraya.

    korkaklar kaslarındaki proteinlerin onlara vermiş olduğu yetkiye dayanarak tepki verir,
    asiller bilir, kalem keskindir kıkıçtan. mürekkeplerinin vermiş olduğu yetkiye dayanarak yeşillenir.

    yeşildi gözleri.