şükela:  tümü | bugün
  • kimseden utanmayın çekinmeyin mutlaka "kask" kullanın..

    ilk başlarda kask çok saçma gibi gelebilir ama sonradan alışıyorsunuz.. mesela bir kaza anında kolunuzu bacağınızı kırarsanız hiç önemli değil, zamanla iyileşirsiniz.. ancak kafayı sert zemine sağlam çarparsanız işte o zaman ayvayı yersiniz..
  • ekipman-marka fetişisti olmayın, 1000 liralık bisikletle 10.000 liralık bisikletin size sağlayacağı marjinal fayda farkı fiyat farkından daha az.
    ekonomik durumu iyi olup dilediğini almak isteyene sözüm yok ama kısıtlı bütçesinden kıt kanaat arttıran arkadaşlara diyeceğim, makul seviye bir bisiklet aldıktan sonra yatırımı güvenlik-sürüş ekipmanlarına ve en önemlisi kendi vücudunuza yapmanızdır. en basiti bisikleti iki kg hafifletmek için eşek yüküyle para bayılacağınıza iki kg kilo verin.

    bir yıl sonra bir dost editi: bisiklet ve kullanıcı ağırlığı arasındaki ilişkinin yukarıda bahsettiğim gibi olmadığına kanaat getirdim. şöyle ki 3 kg'lık bir ağırlığı tüm vücudunuza sarmanızla ayaklarınıza bağlamanız aynı etkiyi yaratmaz.
  • en sık yapılan hata; şehirde dağ bisikleti kullanmak.
    bir de bunu savunan kazma arkadaşlar oluyor, buna da ince lastik takınca, şehir bisikleti gibi oluyor vs.
    kadro geometrisi, yükü eşit kadroya dağıtma, ağırlık vs haberleri yok. bunlara kulak asmayın. bütün yükü arka tekere aktarır dağ bisikleti. bir de süspansiyon varsa tadından yenmez. bildiğin kondisyon aleti.
    -maddi imkanlar iyiyse, en alt segment aktarıcı olan modeller değil de, 1-2 tık üstü seçilmeli.
    -marka seçerken maddi imkanlar trek, scott gibi markalara yetmiyorsa; sedona,giant, merida gibi markalar (sedona fp ürünüydü), onlara da yetmiyorsa ondan sonra triban, bianchi, salcano vs bakılmalı.
    yaşı 30+ olanlar, çocukluktan akılda kalan, en iyi bisiklet bianchi algısı varsa öyle değil.
    -boyunuza göre bisiklet seçimi de çok önemli, netten öğrenip, ona göre bisikletinizi seçin.
    -şehirde kullanacaksanız yol, şehir veya hibrit arasında tercih yapın. tercih artık kişinin ne istediğine göre değişir.
    -ilk bisikletinizse de gidip araba parası baymayın tabi, depoda-bodrumda yatan nice bisikletler var.
  • gece bisiklete binmeyi ve güvenlik konusunu kafayı takan biri olarak ışık, kask ve güvenlik hakkında ufak 1-2 bilgi vereyim.

    öncelikle istanbul, ankara, izmir gibi büyük şehirlerde yaşayanlar için gece bisiklete binmek müthiş bir şeydir. neden? çünkü trafik yoktur hele ki şu corona günlerinde tam anlamıyla cennetteyiz diyebilirim. alkol olmadığı için yollarda da cam da bulunmuyor, serseri yok fakat mevcut arabalara dikkat etmek gerekir, çünkü bu arabalarda "bisiklet" kültürü yoktur. o sebeple görünürlük önemlidir. diğer tehlike ise mazgallar, cam kırıkları, kaldırımlar ya da kazı alanlarıdır.

    --- spoiler ---
    güvenlik
    --- spoiler ---
    öncelikli olarak kesinlikle kasksız ve eldivensiz çıkmamanız gerekiyor. eldiven ise düşme esnasında sizi sürtünmelerde koruyacaktır, bu sebeple önemli. bunun yanı sıra yanınızda güvenlik amaçlı bir isviçre çakısı bulundurmanızı hem güvenlik hem de ufak tefen tamirat işleri için gerekli olacaktır.

    --- spoiler ---
    ışıklandırma
    --- spoiler ---
    yoldayken en önemli konu görünürlüktür. burada 3 boyutlu düşünmeniz gerekiyor. ön-arka ve yan ışıklandırma olmalıdır.

    --- spoiler ---
    temel kavramlar: lümen ve lüks nedir?
    --- spoiler ---
    öncelikle bunu anlamamız gerekiyor. lümen, ışık akısı olarak bilinir. kaynağın her yöne yaydığı toplam ışık gücünü ifade eder. lüks ise metrekareye düşen lümen miktarıdır. pratik açıdan ilgili ışık kaynağının açıklığını küçültürsek ışığı belli bir yerde toplamış ve lüksünü arttırmış oluruz.

    --- spoiler ---
    ışık kaynağını nasıl seçeceğiz?
    --- spoiler ---
    burada 2 seçeneğiniz var. ilki pahalı markalar. moon, knog, trelock, cateye örnek verilebilir. ucuz markalara örnek ise aliexpress'de satılan 10-30 usd arasında fiyatları değişen ürünler gösterilebilir. aliexpress'in şöyle bir olayı var ki aslında çoğu aynı ürünü satıyor fakat markaları değişiyor.

    genel tavsiyeler:
    1) aaa (ince pil) içeren ürünleri ancak arka ışıklandırma olursa tercih edin, çünkü ince pillerin amperleri genellikle düşüktür ve kısa ömürlüdür. en iyisi 600 miliamper sağlar. geçmişte kullanılsa da artık tercih edilmemektedir. minimum 2200 miliamperlik 3,7 volt değerini veren lityum-iyon veya lityum-polimer esaslı ürünleri tercih etmenizi öneririm. genellikle pahalı markalarda bunlardan teki ya da ikisi seri bağlanır ve 300-1800 lümen arasında ışık verir. aliexpress ürünlerinde pil kapasitesi 800-1000 miliamperdir diyen ürünlerden uzak durun. ancak arka ışık olursa tercih edilebilir.

    2) arka ışık: miminum 20-30 lümen değerinde ürünler tercih edilmelidir. tavsiyem 80-100 lümen civarı ürünlere yönelmeniz. burada pil önemli bir konu değildir. çünkü düşük lümen ve yanar-söner ışık tipi pili yavaş yer. örnek:
    -moon comet 35 veya comet 100
    -trelock ls 710
    -btwin'in muadil ürünleri
    -aliexpress ürünü arka fener (bu ürünün türkiye'de plus, xlc gibi muadilleri var fakat en az 2 kat pahalı.)

    3) ön ışık: öncelikle 300 lümen altında ürünler işlevsizdir. tercih etmeyin, 100-200 lümenlik ürünlerin amacı aydınlatma değil, flaşördür ya da idareten kullanılır. isimli markalar genellikle doğru bilgi verirken, aliexpress'den ürün alıyorsanız, bilin ki yanlış bilgi verir. 5000-10000 lümen gibi saçma sapan bilgiler görebilirsiniz.

    fener seçiminde dikkat etmeniz gereken 2 bilgi var. ilki hangi ledi kullanıyor? ikincisi hangi pili kullanıyor? led konusunda aliexpress'de 3-4 adet popüler led var. bunlar güçsüzden güçlüyle sırayla cree q5, t6, l2 ve v6. bunlara aynı pili verip, aynı watt'ı sağlasanız bile lümenleri farklı oluyor. hepsini kullanan biri olarak tek ledli cree l2'i yollar için başarılı buldum. alabiliyorsanız v6(xpl led)'ı tercih edin.
    örnek: tek ledli 18600 pilli bisiklet feneri

    üründe 14.000 lümen gibi abuk bir bilgi verilmiş fakat stabil değeri iyi bir 18600 pil ile 600-800 lümen arasında diyebiliriz. (zaten üstündeki led en fazla 10 watt sağlıyor, bu da lümen miktarını doğrular) uçlarında zoom opsiyonu da var, yani lüksü ayarlamamıza yardımcı oluyor. bu ürünle pil gelmiyor, bu sebeple yanında japon yapımı panasonic 18600 pil almanızı öneririm. sahteleri çok olsa da orjinalleri 3400 miliamper gibi müthiş değerler veriyor. ilginizi çekiyorsa, eski laptopınızın biten pillerini söküp oradan da yararlanabilirsiniz. maddi durumunuz iyiyse bu pilleri opus bt-c3100 ayarı doldur-boşalt opsiyonlu bir cihazla kullanılabilir hale getirebilirsiniz.
    -eski laptop pillerinden yararlanma

    yine lityum iyon piller hakkında geniş bilgiye ulaşmak için geçmişte yazdığım diğer bir yazıya alttan ulaşabilirsiniz:
    https://seyler.eksisozluk.com/…piller-nasil-calisir

    bir diğer tercih 2li ya da 3lü lede sahip ürünler. bunlarda t6 veya muadili u2 led bulunuyor. diğerinden farkı ayrı bir pil haznesine sahip olması diyebiliriz. genellikle 5volt-2amperlik usb çıkıştan ya da 8,4 volt dc çıkıştan yararlanıyorlar. usb'den (5x2 )10 watt çekiyorlar diyebiliriz, bu da ledin maksimum değeri oluyor. kabaca düşünürsek 2 ya da 3 farklı ledin yaydığı ışık belli yerlerde kesişiyor ve lümeni arttırıyor. yani 1500-1600 lümen civarında ışığı çok daha uzun ömürlü olarak sağlayabiliyorsunuz. tabii bunun negatif tarafı hantal olması ve çok bileşenli olması diyebiliriz.
    -2 ledli bisiklet feneri
    -pil haznesi

    alternatif olarak herşey dahil şöyle opsiyonlar mevcut fakat bunların pil ömürlerine çok güvenmediğim için tercih etmiyorum. gidona takılma kısımları tırnalı olduğu için kırılma ve ısınma problemleri de olabiliyor, plastik kasa kesinlikle tercih etmeyin.
    herşey dahil bisiklet feneri

    gördüğünüz gibi ucuza tercih ettiğiniz ürün tek ledliyse pil hariç 10 usd, 2/3lü ledliyse 20 usd gibi bir fiyata gayet tatminkar sonuçlar alabilirsiniz. eski laptoptan pilleri sökerseniz pil bedavaya gelir fakat aynı performansı göreceğiniz pahalı bir konsept ürün seçersiniz ki bu örnekler 100 usd'den başlar.

    pahalı markalara da hemen 1-2 örnek verelim:
    -moon meteor storm pro. 1800 lümene kadar çıkabilen bir ürün. fiyatı oldukça pahalı, elimizdeki opsiyonun 4 katı gibi bir fiyata satılıyor ama kompakt ve güvenilir bir ürün.
    -moon meteor storm pro
    yine alttaki örnek de son verdiğim aliexpress ürünün orjinali gibi düşünülebilir.
    -cateye volt 1700

    fikir vermesi açısından foto ekledim:
    altta sırayla: 300-900-1700 lümen ışıklandırmanın neye benzediğini görebilirsiniz. özellikle üstteki 2 ürünün karşılaştırmasını da ekledim. isterseniz siz de alttaki linkten farklı markaların ışıklandırmasını karşılaştırabilirsiniz.

    300 lümen
    900 lümen
    1700 lümen

    https://road.cc/…moon-meteor-vortex-pro-front-light

    debe edit.
  • ekipmana önem verin. bir bisikletin yol almasını sağlayan en önemli hareketli kısmı iki tekerleği. dolayısıyla jant göbeğinin kaliteli olanını araştırın alın. bizzat tecrübeden söylüyorum. bir ara mosso 21xx tur bisikleti kullanıyordum. jant göbekleri o kadar kötüydü ki başka bir arkadaşla bisiklet sürerken ben adeta ilerleyemiyordum. sonra triban 500 yol bisikleti aldım. onun da jant göbeği çok ahım şahım değil ama daha kaliteliydi. bir de şu şehirlerde artık dağ bisikleti sürmeyin arkadaşlar alın tur yol takılın eğer araziye girmiyorsanız. tecrübelerime dayanarak şunlardan da bahsedebiliri:
    1- jantın dolayısıyla jant göbeğinin kalitelisini alın.
    2- kask , eldiven, gözlük kullanın.
    3- bisiklet için belirtilen trafik kurallarını bilim ve mevzuatı okuyun.
    4- trafikte ani hareketler yapmayın.
    5- yol bisikleti sahiplenirseniz bisikletten aldığınız zevk artacaktır.
    6- ara sokaklarda sürerken hareketli arabalara dikkat edin aniden sağa sola kırıp vücudunuzda morluklar bırakabilir.
  • ayrıntılı olarak yazdım, keyifli sürüşler! (bkz: #96934666)
  • ayrıntılı yazmış bir okuyayım dedim. daha ilk cümlesi başlangıç bisikleti fiyatı 3200 müş:d

    arkadaşlar bu gibi tavsiyeleri ciddiye almayın. her hobi için geçerli olduğu şekilde minimum masrafla hobiye başlayın ihtiyaçlarınız şekillenecektir.

    çocukluk sonrası ilk bisikletim arkadaşın deposunda duran bisikletti günde 150kmler de dahil kilometrelerce yol yaptım.

    sonrasında ikinci bisikletimi hurdalıktan aldım. chromolly kadro 200-300 harcadım yürürüne takriben 6 yıl bindim. 2020 de 700 tl ye sattım. 10binlik bisikletlerle aynı yollarda gezdim.

    3. bisikletim 1984 model eski yol bisikleti idi. 600 km lik yollara vurdum. gene ekipte 10 -15-20 binlik bisikletler vardı. hiç sıkıntı çıkartmadı.

    yok rulmanmış bilya imiş detayları sallayın bisiklete atlayın.
  • (bkz: bisiklet alacaklara tavsiyeler/#107290812)
    (bkz: kadans/#107384345)

    bunlar haricinde deneyimli bisikletçiler için de aklıma gelen birkaç tüyoyu paylaşıyorum:

    *camelbak tarzı sırt çantası şeklinde, hortumlu olan sulukları kullanabilirsiniz. gözünüzü yoldan ayırmaksızın, pedallamayı bırakmadan çok rahat bir şekilde su içebilmeyi sağlıyor bu meret. çift matara kafesine veya ayrı bir çantada su taşımaya da gerek kalmıyor.

    *bisikletiniz ile yarışa katılmayacaksanız hafiflik mevzusuna çok da takılmayın. bisikletimin herhangi bir parçasını değiştireceğim zaman benim için hafiflik performans ve güvenilirlikten sonra 3. sıradadır. birkaç günlük uzun turlara çıktığım zaman giysi, kamp, gıda derken 15 kilodan fazla yük bağladığım oluyor, bu durumda da park ayağını sökeyim de 200 gram kazanayım demenin bir manası kalmıyor.

    *bisikletle beraber haftada 1 gün de olsa ağırlık antrenmanı da yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. ben dayanıklılık sporu yapıyorum, ağır kaldırmaya ne ihtiyacım var demeyin. ağırlık kaldırdığınızda sadece kaslarınız değil, o gerilimi rahatça taşıyabilmek için eklemleriniz ve kemikleriniz de güçleniyor. hem bisiklet sürmek bazı kas gruplarını daha az çalıştırdığı için uzun zaman aralığında kas dengesizliklerine yol açabilir. ağırlık antrenmanını doğru bir şekilde sürdürürseniz bu sakatlık yaşama riskinizi azaltacaktır.

    * uzun yola çıkmadan önce lastiklerinizin basıncını kontrol edin, bisikletinizin temel bakımını(fren ayarı, vites ayarı, lastik tamiri) yapabileceğinizden emin olun. ne zaman ne olacağı belli olmaz, zırhlı lastik de taksanız yolda her zaman belirli bir risk var, en kötüsüne hazır olun. yanınızda ufak bir tamir kiti bulundurun. kendi bulundurduğum tamir kitinde neler var, onu da paylaşayım hazır değinmişken:
    -çoklu alyan seti(olmazsa olmaz)
    -levye, sayısı duruma bağlı. benim lastikler set damak telli olduğu için 3 tanesi anca yetiyor, ama dağ bisikleti ya da çok yumuşak damaklı lastik kulllanıyorsanız 1 tanesi bile yetebilir.
    -yama seti.
    -pompa(lastiklerinize uygun en küçük olanı alın, en yakın benzin istasyonuna kadar götürsün yeter. orada istediğiniz basınçta şişirebilirsiniz neticede.)
    -yedek iç lastik(evet, yama setimiz var ama iç lastiğiniz yarılırsa mesela, yama bunu onaramaz. hem kimi durumlarda yamayla uğraşmak yerine diğer lastiği takıp devam etmek daha makul gelebiliyor.)
    -eldiven(vites veya fren aksamındaki yağı elimize bulaştırmamak için)

    *kablo, zincir ve dişlilerin yağlı, balata ve diskin(klasik v frenlerde pabuç ve jant) yağsız kalmasına özen gösterin. fren diskine bulaşan yağ yüzünden balata çöp olabiliyor.
  • bisiklet giyiminin öneminden ve normal kıyafetlerle neden bisiklete binmememiz gerektiğinden bahsedelim. tabii burada götünüze taytı geçirmekten bahsetmiyorum. özel birşey yapmanıza gerek yok yine de bazı ayrıntılara dikkat etmenizde fayda var.

    --- spoiler ---
    giriş ve ileri seviye içinde bazı tavsiyeler
    --- spoiler ---
    1) pamuklu giyeceklerden uzak durun. peki neden? pamuklu kıyafetler rahattır güzeldir ama teri absorbe ettikleri için mantıklı değildirler. çabuk kurumazlar ve zamanla ağırlaşarak sizi terli hissettirirler. pamuklu kıyafetleri ne zaman giyiyoruz? yatakta.

    2) bisiklet üstündeyken polymerden yapılmış, mümkünse göğüs kısmı sık dokulu, koltuk altı ve sırtı file özellikte yarım veya tam fermuar içeren ürünler tercih etmek gerekir. polymer yapısı itibariyle rahat bir kumaştır ama örülme şekli önemlidir. pazar malı olarak aldığınız poylmerler mikroporlar içermedikleri için teri dışarı atamaz ve kurumazlar, tam tersi bütün teri içeride tutarsınız ve pişik olursunuz. bu konuda uzman firmalardan birinin markası olarak:
    (bkz: gore-tex)

    --- spoiler ---
    çeşitli üst giyim ürünleri
    --- spoiler ---
    bisiklete özel yapılan üst veya alt giyimde önemli olan nemin transfer edilmesidir. bu sebeple addias'ın climalite, climacool vs gibi, nike'ın drifit, colombia'nın omni-wick gibi teknolojileri var, bunlar mikro-polyester örümlü ve eğer ceketse ısıyı tutması ve suyu geçirmemesi için katmanlı olabilen yapılardır. terlediğinizde iç kısımdaki mikroporlar hızlıca nemi alıp dışarı gönderir ve orada kurur, ısıyı absorbe eder ve suyu geçirmez.
    (bkz: dri fit/@karanlikruya)

    bunun yanında tabiiki decathlon gibi orta seviye kullanıcılara hitap eden spor mağzası ürünleri mevcut ki öneririm. 2-3 ürününü denemiş biri olarak memnun kaldım. uzun ve kısa olmak üzere 2 farklı üst giyim ürününü kullanıyorum.

    türkiye'deki en büyük problem maalesef alternatifin az olması. birçok marka mevcut değil. gümrük bu kadar saçmalamadan önce chainreactioncycles, wiggle, merlincycles gibi sitelerden alabiliyorduk ama bunun da önü kapandı. bu sebeple tamamen bisiklet giyimi üstüne uzmanlaşmış, kendi kumaş patentleri olan "dhb", "castelli", "altura", "santini", "rapha", "gore bike" gibi ürünlere ulaşmak zor. çünkü türkiye'de yaşıyoruz. neyse...

    param var diyorsanız 50 dolardan başlayan shimano, giant, trek ürünlerini o da bulursanız tercih edebilirsiniz.

    bu ürünlerin bazıları antibakteriyeldir. polyester ürünler genelde terledikten sonra koku yapabilirler fakat üst modellerde bu sorunlar yoktur. örneğin kullandığım colombia tshirti; hem antibakteriyel hem morötesi ışınları geçirmiyor hem de ışık hızıyla kuruyor. o kadar uğraşmama rağmen giyerken terlemeyi başaramadım.
    (bkz: morötesi/@karanlikruya)

    nike, adidas, colombia, northface gibi markaların tshirtleri çok iyi olsa da tasarım açısından bisiklete her zaman uygun olmayabiliyor. çünkü bisiklet tshirtlerinde standart olan rüzgardan korunmak için "dik yaka", "beli kapatmak için uzun arka kısım", "kollarda ve belde kaydırmazlık" ve "arka cep" içermiyorlar. bu yüzden paraya kıyın ve bir tane kısa kollu bir tane uzun kollu bisiklet tshirti mutlaka edinin. çok fark ediyor. (örnek decathlon 700-900 serisi, shimano, giant, trek...) es geçmeden önce türkiye'de özel üretim yapan da çeşitli firmalar mevcut, araştırırsanız kolaylıkla bulursunuz.

    üst giyimde dikkat etmeniz gereken ilk kural "dar" olmasıdır. bu şekil olsun diye değil, vücudunza iyice yapışarak nem transferini kolayca yapsın diye istenir. yani 2 ürün arasında kalırsanız küçük olanını tercih edin.

    --- spoiler ---
    herkesin korkulu rüyası tayt konusu
    --- spoiler ---
    evet özellikle yol bisikleti sürüyorsanız tayt kullanmanızı, özellikle askılı olanları şiddetle öneririm. ben mesela yol bisikletçisiyim ama hiç kullanmadım. demek ki neymiş? söylediğimi yap, yaptığımı yapma. *

    eğer tek parça alırsanız götünüzden kayması mümkündür. decathlon'da satılan 500 ve 700 serisi ürünler başarılıdır. kötü haber son 1 senedir 500+ üstü ürünler türkiye'ye nadiren ithal ediliyor. yaptığımı yapın ve ciğerci kedisi gibi "de", "it" ve "co.uk" uzantılı decathlona girerek nasıl ürünler olduğuna bir bakın.

    taytın bir diğer avantajı sünger içermesidir. yani konforsuz yol bisikletleri ile bütün gücü yola aktarırken, bütün tireşimde götünüze gelir. o sebeple 50 km yol yapıp 3 gün kovboy gibi gezmek istemiyorsnız alınız. taytla ilgili son bir konuda doğru giyinmezseniz zincire takılma ihtimalinizin olmasıdır. bunu acı şekilde öğrenmek istemiyorsanız ya benim gibi dar paça ve büzgülü ve mümkünse paça badıyla daraltılmış bir alt giyim tercih edin ya da düşerek öğrenin.

    --- spoiler ---
    gözlük
    --- spoiler ---
    bu da önemli bir konu, çünkü standart bir gözlüğü bisiklette hava atmak için kullanamazsınız. bisiklet gözlükleri genellikle cam içermez; kırılmaz sertleştirilmiş polikarbonat ürünlerden yapılır, normal gözlüklere göre büyüktür, konvekstir ve yanlardan da göze güneş veya hava girmesini engelleyecek şekilde tasarlanır. kafanın arkasından lastikle bağlanma özelliğine sahiptir.

    gözlük kullanımının temel amacı güneşten çok havanın gözlerini kurutması, toz partiküllerinin gözünüze o hızda çarpmasını ve tabii ki kör sineklerin gözünüze girmesini engellemektir. tadına bakın tabii ama gözünüe girmesin. bu sebeple de çeşitli renkleri olur. örneğin beyaz(renksiz) renk gündüz kullanıma uygundur, genellikle polarize oldukları için parıltılardan etkilenmezsiniz. sarı versiyonu hava sisli veya kapalıyken daha geniş görüş alanı için tercih edilir ve tabii ki siyah olanlar güneşin gözünüzü almasını engeller. ben 5 camlı aliexpress'den aldığım bir ürünü kullanıyorum. öyle sevdim ki normal zamanda da kullanmaya başladım. yakın bir arkadaşımın tasviriyle: "ooo yazı açmışsın, kaynakçı gözlüğünü takmışsın!"

    --- spoiler ---
    yaz ve kış giyimi
    --- spoiler ---
    yaz günlerinde giyim oldukça basittir. bir şort ya da tshirt işinizi görürken kışın ne giyeceğinizi bilemezsiniz. amatör bisikletçilerin en büyük hatası dışarı çıktıklarında üşümeleri sebebiyle kalın giyinmeye çalışmalarıdır. genel kural 15 dk sonra ısındıktan sonra giydiklerinizin sizi terletmemesi olmalıdır. bunun ölçüsüde şudur: çıkınca hafif ürperiyorsanız giyiminiz doğrudur. üşümemek için kat kat giyinmek çok terlemenize neden olacaktır.

    genel tavsiyelerden biri katmanlı giyinmektir. örneğin hava 12-14 derece iken kalın bir üst giyim sizi kurtarırken 10 derece altında orta katman, rüzgar varsa bir rüzgar kesici ceket önerilir. hava 3-4 derecenin altına indiyse 3 katman tavsiye edilir. 0 altında zaten binmiyoruz. biz istanbul çocuğuyuz. 0 derece bizim için soğuk. cımbızla kartopu oynayan bir nesiliz.

    örneğin ben şöyle yapıyorum: alt ve üste bisiklet içliği, üstüne uzun kollu sweetshirt, üstüne polarlı ceket ve gerekirse üstüne rüzgar kesici ceket. bunu terlediğinizde çıkartabiliyor olmanız lazım, bu sebeple "katlanabilir ve cebe sığan rüzgarlıkları" almanızı ve her daim yanınızda bulundurmanızı öneririm. bunların en önemli özelliği rüzgarın göğsünüzden girip sırtınızdan çıkmasını engellemek ve sizi verem olmaktan korumak olmalıdır, kritik ve önemlidir.

    kışın en büyük problem üst veya alt vücut değil, yüz ve ellerdir. soğuk havada 20 dk sürdükten sonra burnunuzu ve kulaklarınızı hissetmezsiniz, deli gibi burnunuz akmaya başlar. hareketsiz olduğu için parmalarınız frenleri tutamayacak hale gelebilir ki bu konforu ciddi şekilde bozar. bunun için boyunluk, kışlık uzun eldiven ve gerekirse yüz maskesi önerebilirim. ben yüz maskesi tercih ediyorum, kask altında komple yüzü koruyor, bir de gözlük takınca kurşun geçirmez oluyorsunuz. hem de şekil katıyor. son olarak ışık ve pil tavsiyelerim ekşi şeylere giren yazım: https://seyler.eksisozluk.com/…nularinda-tavsiyeler
  • 3 yıllık bisiklet yarışçısı biri olarak antrenmanın gerçekten bilim işi olduğunu daha iyi gördüm.

    şu konuları bol bol araştırıp doğru kaynaklardan bilgilenmelisiniz: antrenman yükü (training load), nabız aralıkları (heart rate zones), güç(watts), kadans, aerodinami, bike-fitting, yorgunluk belirtileri (fatigue signs), kümülatif yorgunluk (cumulative fatigue), polarize antrenman modeli (polarized training), hiit intervaller, ısınma/soğuma (warm up/cool down), fonksiyonel/fonksiyonel olmayan ileri erişim(functional/non-functional overreaching), güç antrenmanı (strength training), antrenman hacmi vs antrenman sertliği (volume vs. intensity), detraining, bisiklet sporcusu beslenmesi...

    özellikle sakatlanmamaya büyük özen gösterin arkadaşlar. bu aslında her spor için geçerli. çünkü bir sakatlık dört-beş ayınızı götürür. bunun için de progresif olarak antrenman yükünü artırmalısınız. 30 yaş altı hızlı toparlayabilir ama daha yaşlılar için durum öyle değil malesef. uçuk antrenman metodlarını denemeyin. pro bisikletçilerin masörleri, diyetisyenleri, koçları vs. var, sizin yok. bunun dışında kaliteli protein alımı, kaliteli uyku, düşük stres diğer önemli hususlar.
hesabın var mı? giriş yap