şükela:  tümü | bugün
  • gündüz vassaf'ı hatırlamak istediğim tek şey...
  • aile, okul, işyerine; heryere sirayet etmiş militarist toplum yapısının içinde, sabah 8'de başlayan mesailere, amirlere, evraklara mahkumsan, kafan "başka türlü birşey"deyken "e artık evlen yaşın geldi"lere maruz kalıyorsan, geceleri beraber yaşadıkların birer birer yuva kurup gündüz insanlarına dönüştükçe yol arkadaşsızlığa yaklaşıyorsan, gündüz insanı olma konusundaki dışsal baskının yanında bir de kendini sıkıştırmaya başlamışsan,
    ve azcık akıllıysan cehenneme övgü'yü tekrar okursun. üç gün içinde yetiştirmen gereken bir sürü iş, mesela bir tez önerisi varsa bile bunu yaparsın. psikolog gündüz vassaf'ın terapi eyleyen dilinden nasiplenirsin ve kitap hemen etkisini gösterir: iyileşirsin. çünkü hatırlarsın, anlarsın tekrar kendini. terapini yıldız silier'in oburluk çağı'yla devam ettirmeni öneririm. tabi her kitaptan cehenneme övgü'nün şiirselliğini beklemeyeceksin.
  • özgürleştirici bir kitap. bir yerden sonra o totaliter, bu totaliter, ne totaliter değil lan it deme isteği uyandırsa da gözlemlerin çok yerli yerinde olduğu bir eser olmuş. yaşamı ön plana alan anlatılarda yaşamın önüne geçebilecek, onu kategorize, standardize edebilecek ve bir hiyerarşik düzene sokabilecek farklı farklı kollektif ve bireysel eğilimler güzel güzel, ferah ferah anlatılmış.

    hayatımızda hüküm süren bu kadar kurum ve değere karşı bu kadar hoşgörülü bir farkındalık arayışını takdir etmemem zor. gündüz vassaf'ın ellerine sağlık, keyifle, ilgiyle okuduğum bir eser oldu.
  • totalitarizmi eleştirirken totaliter bir dil kullanmakta beis görmemiş kitap. ama gündüz vassaf abimiz zaten kitabında, konuşmanın yani iletişimin başladığı anda iktidar-güç ilişkilerinin kurulduğundan bahsetmiştir ve doğrudur. ben de kendisine; bırak konuşmayı, iletişim kurmayı, yaptığımız her işin altında zaten iktidar olma arzusu yatmıyor mu abi diye sormak isterim. dolayısıyla yazdığı kitabın kendisi zaten onun iktidarını güçlendirmekle ilgilidir. yazdığı kitap sayesinden benden daha üstün ve beni ezmektedir. hal böyle olunca totalitarizmi eleştiren bir kitap dahi yazsanız totaliter bir dil kullanmak zorunda kalabilirsiniz, kaldı ki gündüz abimiz bunun ayarını biraz da kaçırmıştır. daha objektif, daha az emir kipiyle yazabilirdi şayet derdi bunu yermek olsaydı. bunun tartışmasını bir kenara bırakırsak, ziyadesiyle, en temel güçlenme düzeyinde yazdığı kitaplardan kazandığı para ile kendisine imrendiğimi saklayamam. gözlem yeteneği ve zekası kuşkusuz takdire şayandır. son olarak, bunları göz önünde bulundurunca kendisine bir çift laf söylemek isterim; "bırak bu anarşist ayaklarını da bize şöyle güzel kitaplar yaz, doyumsuz okumalarla çıldıralım." saygılar.
  • az önce bitirdiğim kitap. okumadan önce ile okuduktan sonra arasında kişide fark yaratan kitap bana göre başarılı kitaptır. her başarılı kitap da sürükleyici veya eğlenceli olmak zorunda değildir. bu kitap okumadan önceki ben ile, okuduktan sonraki ben arasında bakış açısı ve düşünme metodu bakımından fark yarattı.

    ancak; kitabı okumak isteyenlere şunu söyleyebilirim: kitap çok sürükleyici değil. başka kitapları okurken ara sıra, veya zihninizin boş olduğu zamanlarda bölüm bölüm okuyun. zaten bölümler arasında bir ilişki yok. alıp baştan sona okuyunca biraz sıkılabiliyor, "e yeter artık", "yok artık daha neler" tarzı tepkiler verebiliyorsunuz. çünkü yazar baştan sona kadar bazı şeyleri eleştiriyor, bambaşka pencerelerden bakış açıları yaratıyor.

    okunması gereken bir kitap mı? kesinlikle evet.
  • toplumsal yapıyı oluşturan temel taşların eleştirisi üzerine denemelerden oluşan gündüz vassaf kitabıdır. ingilizce olarak yazılmış, daha sonra zehra gencosman ve ömer madra tarafından türkçeye çevrilmiştir.

    çağdaş yapıyı, rafine totaliter ve kaba totaliter rejimler olmak üzere ikiye ayırmış ve görünenin aksine, rafine totaliter toplumların, onu oluşturan bireyler tarafından içselleştirilmesi nedeniyle çok daha tehlikeli olduğuna işaret etmiştir.

    daha önce yazılan "entry"lerden anladığım kadarıyla, kendisine yapılan eleştirilerin dayanak noktasını; eleştirdiklerinin yerini alabilecek şeylerle doldurmaması oluştumakta. bence bu eleştiri biraz haksız. kendisinden önceki ve günümüz çağdaş sosyo-politik kuramcıları, anarşizmden tutun da komünizme kadar birçok siyasal düzen tasarımı yapmış, bunların pratiğe yansıması ise oldukça arızalı olmuştur. çünkü kapitalist ekonomik yapı, kendini yeniden yaratırken, tam da gündüz vassaf'ın belirtiği gibi, totalizmi, görünür ya da saklı biçimde, kullanmaktan beis görmemiştir.
  • sözlükte hakkında yazılanları okuyunca hemen aldığım ancak 57.sayfadan ileri gidemediğim sıkıcı kitap.
  • 20'li yaşlarındaki ve zihni henüz bir çok bilgiye aç olan insanlara faydası olabilecek bir kitaptır.
  • yillar yillar once gec saatlere kadar oturup okuyup yazmayi seviyorum diye icindeki geceye ovgu parcasiyla beni animsayip bana okumam icin o zamanki patronum tarafindan verilen gunduz vassaf eseri.