şükela:  tümü | bugün
  • üsküdar ümraniye çekmeköy sancaktepe metro hattı'nın bitmesiyle birlikte çok farklı bir yapıya bürünecek ve şehir merkeziyle olan bağları daha da güçlenecek olan istanbul'un yaşam alanı. bu ilçenin tarihi ise 'arazi mafyası', 'çarpık kentleşme', 'uydu kent', 'rant' ve 'mutenalaştırma' keyword'leri ile doktora tezi yazacak biri için harika bir örnek olsa gerek.

    1990'lara kadar deyim yerindeyse olmayan bir yerleşim birimi, şimdilerde istanbul'un en hızlı gelişen bölgelerinden... 30 yıl önceye kadar istanbul'un anadolu yakası'ndaki ormanları içine sıkışmış bir köy olan 'çekme köyü', ki hababam sınıfı uyanıyor'u izleyen bilir, çalışkan ahmet'in köyü burasıydı ve hababam buraya köy okulu yapmıştı.

    aynı köy, 1990'lara kadar istanbul'da işlenen cinayetlerin sonuç kısmına ev sahipliği yapardı. o günlerin gazetelerinde bir araştırma yapılırsa eğer, "çekmeköy'de ceset bulundu", "kesik baş çekmeköy'de çıktı" gibi haberler sık sık denk gelebilirsiniz.

    bölgedeki tek yapılaşma, o zamanlar 23. motorize piyade tümeni olan ve şimdilerde 23. piyade alayı'na dönüştürülen askeri birlikti. samandıra bölgesinde hava üssü ve sarıgazi'de de hava savunma okulu ve eğitim merkezi komutanlığı yer alırdı. askeri birliklerin varlığı, yıllar sonra askeri lojmanların yapımına da yol açacaktı elbette.

    ama o konuya gelmeden evvel, bir 80'lerin sonuna gelelim... şöyle geçmişe bir baktığımızda 1979 yılında çekmeköy'e kaçak kimya fabrikalarının kurulduğuna denk geliyoruz. 8 yıl sonra bu fabrikaların sayısı 100'ü aşıyor. her ne kadar kartal belediyesi -ki o zamanlar çekmeköy kartal'a bağlı- bunları yıkmaya kalksa da, fabrikalarda çalışan ve anadolu'dan istanbul'a göç eden halk, bunlara engel oluyor.

    halkın gücü kadar, çarpık kentleşmenin önündeki bir diğer engel de ülkücü mafya. karadenizli müteahhitlerle işbirliği yapan ve bunların 'taşeron güvenliği'ni üstlenen ülkücüler, tapusuz arsaları halka peşkeş çekiyor, ateş pahasına inşaat malzemesi satıyor, sonra halkın diktiği gecekondulardan da tapu alıyordu. 87 yılına geldiğimizde 15 bin kişilik bir yerleşim birimi ortaya çıkmıştı çoktan...

    (bkz: laz muteahhitler beton timleri)

    fakat bu yerleşim birimi sadece çekmeköy'e ait değil. sancaktepe, samandıra, çekmeköy, alemdağ yolu gibi çeşit çeşit tepelerin üzerine konuşlanan fabrika kenarı mahalleler. büyümesine ise maalesef siyasi nedenlerden dolayı göz yumuluyordu. bedrettin dalan'ın suçlamalarına göre, bu çarpık kentleşmenin en büyük nedeni anap'tı, çünkü anap buradaki halkı "tapu vereceğim" vaadiyle kandırıp, oy istismar etmek niyetindeydi.

    gel zaman git zaman askeri lojmanların da kurulmasıyla bu şeytan üçgeni daha da büyüdü. 1990'ların başlarına geldiğimizde "sarıgazi köyü, çekmeköyü - istanbul" minibüslerinin kalktığını hatırlıyorum. şehirden o kadar uzaktaydı ki... 1992'de ise ilginç bir olay yaşanmıştı. önce buradaki askeri birlikten çıkan bir askeri servise pkk tarafından ateş açılmıştı, (iki rütbeli yaralandı) sonra da 1500 kişinin yaşadığı askeri lojmanın içme suyu şebekesine 50 litre siyanür, 50 litre de potasyum karıştırıldı. niyet, 1992 nevruz'undaki kanın intikamını almaktı tabii.

    (bkz: 1992 cizre newrozu)

    ancak suyu şebekeye pompalayan motopompların çalışmaması ve suyun üzerindeki köpüğün askerler tarafından farkedilmesi üzerine analiz yapıldı ve gerçek ortaya çıktı.

    neyse konumuza geri dönelim, 1990'ların sonuna doğru -aslında gölcük depremi'nin ardından- toplu konuta girişildi ve oradaki gecekondular teker teker yıkılarak, büyük yaşam alanlarına, toplu konutlara çevrildi. tabii zamanında orayı çok kelepir bir fiyata çeviren karadenizli arazi sahipleri ve ülkücü mafya bunun ekmeğini iyi yedi. (dsp-mhp-anap koalisyonu sağolsun)

    peki nüfusu hızla artan bu bölge ne zaman belediyesine kavuştu? ta 2009'da anasını satayım! yani bu zamana kadar görmezden geliniyordu ki, ne zaman akp, buradaki gelişmeden iyi rant çıkabileceğini farkettiğinde...

    fakat anladığım kadarıyla hesaplar kitaplar iyi yapılmadı. çünkü çekmeköy'e eklenen köyler artı ümraniye'den koparılarak yamanan mahalleler sayesinde çekmeköy'de ezici bir akp üstünlüğü olması lazımdı ama nedense arada çok küçük bir farkla (340 oy olması lazım) akp öne geçti. (ha bu arada ümraniye çöplerinde chp mühürlü oy çuvallarını unutmamak gerek) chp sonuçlara itiraz etti ama nafile!

    şu aşamada nüfusu o kadar hızlı artıyor ki bu ilçenin, yakalayabilene aşk olsun! misal 2009 seçimlerinde nüfus 154 bin iken, 2011'e geldiğimizde 183 bin gibi bir rakam çıkıyor karşımıza. şimdilerde ise nüfus 200 bini aştı. bu da yeni seçmenler, yeni tercihler demek.

    bildiğim kadarıyla belediye başkanı ahmet poyraz'ın yolsuzluk iddialarından halk bıkmış usanmış. hatta muhafazakar/mütedeyyin seçmen bile "tek özelliği rize - çayelili olmak" dediği poyraz'dan rahatsızlığını gizlemiyor. duyduklarım ise bu sene partinin poyraz'ı tekrardan aday göstermeyeceği yönünde bir tercih kullanacağı.

    ancak ne olursa olsun 2014 yerel seçimleri, çekmeköy bazında büyük bir rekabete sahne olacak kanısındayım. her ne kadar 2011'de akp'nin 105 bin oydan 52'binini (yüzde 50'ye tekabül ediyor) almayı başarsa da, kararı toplu konutlardaki seçmenler belirleyecek.

    not: nereden nereye gelmişim amına koyayım ya, bir ilçe hakkında bu kadar yazı yazılır mı? okuyanı siksinler kusura bakmayın :(
  • biraz sonra köy zamanlarındaki hali ile kanal d'de yayınlanmakta olan hababam sınıfı'nda (hababam sınıfı uyanıyor) gözükecek olan beldedir. ilkokulu da çekme köyü ilk okulu olarak gözükecek.
  • 2019 yerel seçimlerinde chp'nin çekmeköy'de inanılmaz sevilen hüseyin avni sipahi'yi aday göstermemesi, sipahi'nin de buna kızarak dp'den aday olması üzerine akp'ye hediye ettiği istanbul'un en önemli ilçelerinden biri.

    akp: 43
    chp: 31
    dp: 22

    tebrikler. istanbul'un yeni beylikdüzü'sünü rant krallığına teslim ettiniz.
  • hayatımın büyük kısmı kartal bölgesinde geçti, bir dönem kadıköy'ün en tatlı yeri kuyubaşı'nda yaşadım, antalya'da hurma, ışıklar sonrasında şehrin en ciks yeri lara'da yaşadım, arada kısa bir süre de rize merkez var ama ben burası kadar bir yere ait hissetmedim lan kendimi st.petersburg harici. koca st.petersburg'a ihanet gibi olacak da oraya aşıkken sanatçı triplerim ağır basıyordu. şu an emlakçı ya da galerici mi olsam diye düşünüyorum. vizyon değişti.

    çekmeköy aynı ben; varoşlukla modernlik arası ve her yere ulaşımı rahat. spotify'da aynı playlistimde; ismail yk, cankan, sagopa kajmer, blue öyster cult, apocalyptica, ekin beril, billie eilish, billy idol, serdar ortaç, metallica, rihanna falan var. benim bu yelpazem gibi çekmeköy de; bir yerleri var böyle villalar orman içinde dolu, bir tanesi 3-5 milyon falan-orada aşırı okumuş, zengin ama şehrin keşmekeşinden bıkmışlar oturuyor; bazı yerleri var götünü kestirmeden çıkamazsın, bazı yerleri var müteahite verdikleri modern evlerinin önünde kadınlar hala asfalt üzerinde halı yıkıyor falan. ne bir dengesi var memleketin ne bir düzeni; benim de hayatımın en düzenli dönemi dediğim dönem 1 sene falan sürüyor maksimum, kasıtlı bozmasam kadersel bozuluyor. *

    yalnız yaşamanın keyfini en çok burada çıkardığım için de buraya bağlanmış olabilirim bilemiyorum ama burda pek kötü anım da yok belki ondan. yine ayrılacak olsak, belki hiç geri dönmeyecek olsam da yerin hep ayrı olacak be çekmeköy! en çok 9k'yı özlicem.
  • ümraniyeye bağlı 1994 yılında belde statüsü kazanmış yerleşim birimi. jandarma bölgesidir. merkez, mimar sinan, hamidiye, çamlık ve mehmet akif mahallerinden oluşmaktadır. burada yapılan inşaatlar geçen sene ve bu sene patlama yapmıştır. zeminin sağlam olması, ormana yakın olması ve yeni şile yolu ile ulaşımının rahat olması sebebiyle en çok emlak talebi gören yerlerden biridir. bunu çok iyi değerlendiren inşaat şirketleri burayı site cennetine çevirdiler.

    yeni şile yolundan şile yönüne gidişte sol tarafta kalan kısmı merkez mahallesidir. buranın iç tarafı mimar sinan mahallesidir. duduludan gelen yol ile şile yolunun kesiştiği yerin sol tarafı ise hamidiye mahallesidir. madenler durağının olduğu bölge ise mehmet akif mahallesidir. en son kısmı ise kışlaya komşu olan çamlık mahallesidir. rant olarak bakıldığında mimar sinan mahallesi siteleriyle göze çarpar. dumankaya evleri, öğretmenler sitesi, ağaoğlu my country gibi siteler bu mahallede bulunmaktadır.

    buraya çok güzel siteler yapılmıştır ama yapılan orman yağmasını da es geçmemek lazımdır.
    özellikle doksanlarda yapılan ve neredeyse tamamı ruhsatsız kaçak olan yapılar bulunmasına rağmen su, elektrik ve doğalgaz gitmiş bir yerdir. devletimiz o kadar iyidir ki onun toprağını izinsiz alırsın bi de üstüne sana her türlü hizmeti getirir. bir diğer orman katliamı mekanı çavuşbaşı ile benzer özellikler göstermektedir.
  • buradaki evlerin önemli bir özelliği metroya yürüme mesafesinde olmalarıdır.
    durun lan çekmeköy'de metro yok ki.
    ama ne zaman çekmeköy'de bir site ilanı görsem bu sitenin metronun dibinde olduğunu söylüyor ilan.
    evet böyle garip bir şeydir, metro ilanlarda var ama gerçekte yok.
    peki yakında yapılır mı?
    güya yapılması planlanan üsküdar umraniye tepeustu metro hattina atıfla bu ilanlar veriliyor. bu hattın ise henüz kazması bile vurulmadı. marmaray bittikten sonra (ölme eşşeğim ölme) kazması vurulacak. başlanan metro inşaatlarının bile bir türlü bitirilemediği düşünülürse durum baya zor. işler yolunda giderse 10 yıl içinde biter bu hat. olmadı 20 seneyi bulabilir.
    işte böyle bir şeydir türkiye'de emlakçı ya da müteahhit olmak. kendilerinin ahlak anlayışlarına hayranım.
  • kadıköyden halk otobüsüyle 1 :10 dak. özel oto ile 25- 30 dak. sürer.her defasında "abi izmit e gittiydim buraya gelene kadar" dediğim, villa ve site yapımının coştuğu bir yerdir.
  • bu ilçeden yaklaşık 3-4 aydır kadıköy ve üsküdar'a şile otobanından giden sarı dolmuşlar sefer yapıyor. hızlı ulaşım için ideal.
  • arabasız gül gibi yaşadığım semt. 24 saat otobüs, 12 saat dolmuş seferleri işleyen, çayırova ile arasında çok afedersiniz eşşeğin ziki kadar mesafe (aşağı yukarı 65km) olan, arabasız halimle istiklal caddesine, levente, üsküdara, kadıköye falan taş çatlasın 30 dakikada gidebildiğim semt.

    bir dönem yaşadığım ve çok sıkı dostluklar edindiğim bağcılar-başakşehir-florya semtlerindeki arkadaşlarımı görmek istediğimde taksimde buluşuveriyorum. olmadı en fazla 1 saat içinde istediğim yere ulaşıyorum. ablam avcılarda oturuyor, 1saatten fazla yolculuk yapmıyorum ulaşmak için. (bkz: 522st) (bkz: zincirlikuyu) (bkz: metrobüs)

    dünyanın öbür ucunda olmayan, bineceğin otobüsü bildikten sonra yolluk hazırlamana gerek olmayan semttir.

    alternatifleriniz:
    (bkz: 11üs), (bkz: 14), (bkz: 14a), (bkz: 14şb), (bkz: 14çk), (bkz: 19s), (bkz: 122m), (bkz: 522a), (bkz: 522b), (bkz: 522) ve kadıköy ile üsküdardan kalkıp, şile yolunu kullanarak gelen sarı dolmuşlar.

    not: 522 için yolluk hazırlayabilirsiniz*

    edit: 23sifiralti uyardı, 9üd'yi unutmuşum. teşekkür ediyorum kendisine.
  • anadolu yakası'nın beylikdüzü'sü. o kadar uzak, o kadar ters.