şükela:  tümü | bugün
  • 2004 istanbul film festivali'nde gösterilmiş, 2004 berlin film festivali'nde fatih akın'ın duvara karşı'sının ardından en iyi 2 film seçilmiş olan arjantin filmi. bugün itibari ile beyoğlu alkazar, nişantaşı movieplex ve kadıköy broadway sinemalarında vizyonda...
  • isminin hakkını verememiş -kayıp kucak olarak çevrilmiş ve ilgi çekmişti-, sıradan denilebilecek bir film. konusu bir gencin babasıyla olan geçmişe dair fikirleri ve gelişmeler. festivalde dahi gitmeye değmeyecek bir filmdi fikrimce.
  • bekledigimi alamadigim filmdir. aslinda keyifli, izlemesi zevkli sayilir ama bir dakika yerinde duramayan kamera kullanimi, surekli ayni mekanda gecmesi (hani olayi da bu ama) biraz yoruyor, sıkıyor. illa izlenilecekse iyi bir ruh halinde, iyi bir sinemada izlenilmeli, kadikoy broadway sinemasinin ses sistemi kulak tirmaliyor.
    daha guzel arjantin filmleri de var ama.
  • latin amerikan sinemasının, alçakgönüllü ve bir o kadar da içten örneklerinden biri.
    gümüş ayı
  • 2004 istanbul film festivalinden bir yil sonra tekrar izleme sansi buldugum, ikinci izleyiste de keyif verebilen bir film. ismi ingilizceye lost embrace, turkceye kayip kucak olarak cevrilmistir. ispanyolca orjinal adinda kullanilan kelime ise kayibin yani sira kesik kopuk gibi anlamlarda tasimakta bir nevi kelime oyunu icermekteymis. basrol oyuncusu daniel hendler uruguayli, yonetmen daniel burman arjantinli. oralardan guzel, sicak ve gercekci bir oyku.
  • 12 şubat* 22:00'de cnbce'de gösterilecek filmdir.
  • daniel burman ın yönettiği ve senaryosunu yazdığı film. filmin ispanyolca olması dolayısıyla hiç susmadan konuşmaları, altyazıları takip etmeyi zaman zaman zorlaştırıyor ve kameranın sürekli hareket halinde olması da insanı yoruyor. filmin sonunda ise yorgunum ama mutluyum diyebilirsiniz. sıradan ve sıkıcı görünen insanların ardındaki büyük sırlar ve baba oğul ilişkisi üzerine izlenebiletesi yüksek bir filmdi.

    --- spoiler ---
    film arjantinde, çoğunluğunu yahudilerin oluşturduğu sıradan ve sıkıcı görünen bir çarşıda geçiyor. başrolde 20li yaşlarındaki ariel var. mimar olacakken okulu terk eden arielin annesi bir iç çamaşırı mağazısı sahibi, babası onları terkedip israilde savaşmaya gitmiş. annesi babası hakkında konuşmaktan pek hoşlanmıyor. ariel polonyaya gitmek istiyor çünkü avrupanın koşulları buradan daha iyi diye düşünüyor. fakat ailesi gitmesini istemiyor, özellikle de anneannesi çünkü o avrupalıların bütün yahudilerden nefret ettiklerini düşünüyor. ariel zaman zaman filmdeki diğer insanların hayatlarını anlatıyor, zaman zaman da onun hayatından kesitleri izliyoruz. arielin anlattığı diğer dükkan sahiplerinin hayatları, dışardan bakıldığında sıradan görünsede hepsinin hayatında küçük sırları var. feng shui dükkanı olan koreli çift, osvaldo adınaki kırtasiyeci, seyahat acentesi sahibi mithelman, seksi internet kafe işleticisi rita ve onun yanında babası mı kocası mı belli omayan yaşlı adam ve dahası. hepsinin küçük sırlarını film ilerledikçe öğreniyoruz. arielin geri dönen babasıyla yüzleşmesi ve bilmediği gerçekleri öğrenmesi. ama en güzeli anneannesinin sesiydi. filmin sonuna doğru ariele söylediği şarkı için bile seyretmeye değer bir filmdi.
    --- spoiler ---
  • arjantin'in başarılı, genç yönetmeni daniel burman tarafından 2004 yılında çekilmiş ve o sene arjantin'in oscar adayı olarak belirlenmiş film. başrolde, 2004 yılında gümüş ayı ödülünü alan daniel hendler oynamış ve daha sonra aynı yönetmen ile 2006 yılında derecho de familia da tekrar ortak proje içrisinde yer almıştır.
    filmden çok birşey beklemeden izlenirse gayet zevk alınabilmektedir. buenos aires'te bulunan alışveriş merkezinde yıllardır birbirine komşu olmuş olan esnaflar arasındaki ilişkiyi ve başrol oyuncusunun babası ile olan ilişkisini anlatan film, güney amerika sineması severlerin izledikten sonra vakit kaybı olarak görmeyecekleri bir film olarak özetlendirilebilir.
  • arjantin'in renkli şehirlerinden buenos aires'te geçen 2004 yılı yapımı arjantin filmi. yönetmenliğini daniel burman'ın yaptığı film , değişik azınlık gruplarının esnaflık yaptığı bir iş merkezinde geçiyor. babası tarafından terkedilmiş ve annesiyle beraber yaşayıp, dükkan işleten gencin etrafında dönen film, hızlı kamera hareketleri ve güney amerika'ya has konuşma temposuyla seyirciyi zaman zaman zorlasa da, içten, tertemiz ve sıcacık bir film izleme zevkini bizlere tattırmayı başarıyor.