şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • hobi olarak arıcılığa başladığım 2021 yılında kendilerinden haberdar olduğum bir arı türü. yavaş yavaş önce yerel medyada duyulmaya başlandı, yakında ulusal medyada da "katil gal arısı o ilde de görüldü" tarzı clickbait haberlerle de duyulacagindan eminim.

    ahanda şöyle kara tombul bişey:

    https://www.google.com/…aq&biw=393&bih=750&dpr=2.75

    resimlerden de anlaşılacağı üzere kestane ağaçları nisan mayıs aylarında tam tomurcuklanirken gelip yumurtasını çiçeğin, tomurcuklarin içine atıyor. ergin bir gal arisi 100 tane yumurta atabiliyormus. bunun sonucunda kestane çiçekleri gelişemiyor, döllenme gerçekleşemiyor ve dolayısıyla kestane meyvesi de oluşmuyor. ürün anlaminda hem kestane çiçeğinden elde edilen kestane balı, hem de meyvesi olan kestane olarak iki farklı şekilde zarar vermiş oluyor ve çok büyük bir maddi kayba neden oluyor. türkiye kestane üretiminde belki inanmayacaksınız ama dünyada ilk 3te yer alıyor. bilhassa ege, marmara, orta karadeniz ve doğu karadenize doğru olan dağlarda kestane ormanları mevcut ve bölge halkınin en önemli geçim kalemlerinden birisini kestane ürünleri oluşturuyor.

    tarım bakanlığı değişik mücadele yöntemleri deniyor ve dediklerine göre kimyasal mücadelede henüz pek başarı saglanamamis. en etkili yöntem, torymus sinensis kamijo (hymenoptera: torymidae) adlı larva parazitinin ormana salınımı ile biyolojik olarak mücadele edilerek elde edilmiş. tabi henüz literatürde bu yeni bir yöntem ve diğer olası biyolojik etkilerinin de dikkatlice incelenmesi, ekolojik dengeye başka türlü de zarar verilmemesi lazim. türkiye'de yalova'da görülmeyle haberdar olunuyor ama benim takip ettiğim arıcı videolarından gördüğüm kadarıyla trabzon'da bile görülmüş durumda, yani malesef türkiye'de karadeniz kusaginda neredeyse bütün kestane ormanlarında mevcut. en çok kestane uretimi olan aydın'da henüz görülmemiş. yine yerel basından takip ettiğim kadarıyla halka aydın'da bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor.

    konunun ülke gündemine getirilmesine ve bu zararliyla daha iyi mücadele edilmesi için araştırırmalarin arttırılmasına ihtiyaç var. bunun için de tabi fonlar lazım. konu gündeme geldikçe daha fazla üniversitenin ve araştırmacıların konuya akademik olarak yaklasacagini ve daha fazla fon ayrilacagini düşündüğümden buraya da bir entry bıraktım. bölge halkı zaten sürekli konuyu hemen her fırsatta belediyelere, basına ve milletvekillerine duyurmaya çalışıyor ama ülke milli servetimiz olan kestanenin ve diger milli servetlerimizi de korumamız gerektiği için topluca bir bilinclenmeye ihtiyacımız var.