şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • der untergang diye bir film var, adolf hitler'in son günlerini yansitan. berlin'de bir yeralti siginaginda hitler ve surekasinin son ve bos cabalarini izlersiniz. iste bu filmin sonlarinda beni cok sasirtan bir sey vardi. artik savasi kaybettiklerini anlayinca hitler ve sevgilisi eva braun intihar etmeye karar verirler. bunun üzerine hitler'e delicesine bir tutku ile baglanmis olan adamlari ve bunlarin esleri de, sanirim aralarinda goebbels de vardi, intihar ederler (hatta kendi cocuklarini bile kandirip zehir icirirler).

    bir lidere olan tapinma derecesindeki bu baglilik beni sasirtip ürkütmüstü. lidere olan bu asiri baglilik kanimca bireyin kendi özgürlügünden vazgecmesi anlamina gelmekte.

    peki bunlarin salih bozok'la ne ilgisi var derseniz? bugün bir gazetede salih bozok'un da atatürk'ün ölümünden sonra intihar ettigini ama ölmedigini okudum ve aklima hemen der untergang geldi. isin ilginc tarafi salih bozok hakkinda "ne mutlu ona ki atatürk'ün arkadasiydi, onun yüzünü gördü, ona yarenlik etti, vs " gibisinden bana gercekten tuhaf gelen yorumlar yapilmasi.

    bu yorumlarsa bana hz muhammed'in sahabeleri hakkinda yapilan yorumlari getirmekte. onlar hakkinda da sürekli "peygamber'in yüzünü gördü, onun devrinde yasadi, tabaginda beraber corba icti, ..." gibi bana gercekten mantik disi gelen sözler söylenmekte.

    sonucta hem mustafa kemal atatürk hem de hz muhammed senin benim gibi insanlardi. bu onlarin yaptiklari isleri kücümsedigim anlamina gelmez ama elbette ki bunlar da yemek yiyen, konusan, dostlari ve düsmanlari olan, asik olan vs. insanlardi.

    nedir bu saplantili baglilik anlamiyorum.
32 entry daha