1 entry daha
  • döneminde yankı uyandırmış ama günümüzde çok bilinmeyen bir kırım hanı. bizim oralarda "geray" diye anılırlar. vikipedide yazılanları aynen almak da mümkün ama ben hikayeleştirerek yazmak istedim.

    ikinci viyana kuşatması ile ilgili entry girdiğimde aklıma düştü, kenara not düşmüştüm bir ara yazarım diye. filmlik bir hayatı vardır. murat geray han'ı ve neden olduğu hatayı hepimiz biliriz. peki selim geray'ı ne kadar biliyoruz?

    devir ıı. viyana kuşatmasının bozgun seneleri. murat geray zaten hatasından ötürü daha kara mustafa paşa'dan sadaret mührü alınmadan, sadrazamken azlediliyor makamından. bir çiftlikte sürgüne gönderiliyor, orada da vefat ediyor. yerine 2. hacı geray geçiyor. hacı giray kuşatma sırasında orduda. sancak-ı şerif'in düşman eline geçmesine engel olup kurtardığı bilinir. neticede kırım hanı oluyor. ancak hacı geray'ın hanlığına karşı çıkılıyor.

    kırım, bozkır yapısının az çok yaşatıldığı bir devlet. hanlar gibi mirzalar, boylar, beyler var. en ufak bir köy ağası bile orada soyuna sahip çıkar, gururlanırlar. öyle ki adam doğrudan hani boydan geldiğini bilmez ama "falanca ailesindeniz" diye üç-dört kuşak önceki ailesini bilip bununla gururlanır böyle bir kültürel eğilim halen vardır.

    o dönemde ise asıl önplanda karaçi beyleri vardır. kırım'da en sözü geçen dört boy şırın, barın, argın ve kıpçak boylarından gelirler. en güçlüleri şırınlardır ki hanlığın kuruluşunda etkin olup geray sülalesini kırım'a davet edip başlarına han seçen boy bu boydur. ilber ortaylı da şırın boyuna mensuptur. işte 2.hacı geray başa geçince, şırın beyleri başta olma üzere bu beyler isyan ediyorlar. isyanı bastırıyor ancak zulümle ve halka sert uygulamalarda bulunarak. kara mustafa paşa azledilince pek bir desteği kalmıyor, en son yine isyan çıkınca tahttan azledilip rodos'a sürülüyor. yerine selim giray tayin ediliyor.

    selim geray... yedi padişah görmüş, kuşatmadan evvel bir kere tahta çıkıp indirilmiş, kuşatmadan sonra tam üç kez tahta çıkıp inmişliği vardır. şeytan yahut melek ibrahim paşa ile çıktığı kamaniçe seferi'nde başarısız olunca 1678'de azledilip rodos'a sürülüyor. haci geray'ın hareketleri memnuniyetsizlik yaratınca, halk tarafından da sevildiğinden selim geray yeniden tahtta çıkarılıyor.

    sonra neler yapmıyor ki? 1691'e dek kendisine bağlı birlikle lehistan cephesinde çarpışıyor, ruslar azak kalesi'ne sarkıyor onları geri püskürtüyor. kuşatma sonrası bosna düşmüş, rumeliye dek giriyor nemçeliler, bugünkü bulgaristan'dalar hatta. savaştan evvel kendisiyle gelen tatar beylerine bir konuşma yapıyor ki içlerinde kırımtatarlar da var nogay beyleri de. diyor ki: "boğdan, eflak ve niğbolu dağlarını aşarak geldik, eğer geri dönersek düşman arasında namımız kalmaz; her ne olursa olsun ya bu taburu sökündürürüz (geri süreriz) ya da cümlemiz kırılıp kıyamete kadar gideriz."

    selim geray han, nemçe ordusu'nu geri püskürtüyor. sırbistan'da kaçanik boğazı'nda savaşa duruyor nemçe ordusu bu kez yine mağlup ediyor onları. edirne'de hilat giydiriliyor, timurtaş çiftliği'nde ağırlanıyor falan. ancak 1691 senesidir zaman, köprülü fazıl mustafa paşa sadrazam olunca onunla uğraşamayacağını düşünüp tahttan çekiliyor. yerine amcasının oğlu 3. saadet geray'ı bırakıp hacca gidiyor. 1692'de hacdan dönünce istanbul'a geliyor ve yine kırım hanı ilan ediliyor. 1699'da hastalanana dek handır, sonra hastalığını bahane edip tahttan çekilip silivri'deki çiftliğine yerleşiyor. 1702'de yeniden tahta çıkıp kırım'da rusların sebep olduğu bazı iç olayları hallediyor. 1704 senesinde 73 yaşındayken vefat ediyor.

    çok yönlü birisi müzikle uğraşıyor, hattı zatında bestekar. "selim" mahlasıyla şiirler yazmış, arapça ve farsça bilgisi olup rus ve leh ordularına karşı orkapı'da (bugün perekop derler, kırım yarımadasının karayla bağlandığı yer) kazandığı zaferi anlatan bir "zafername" yazılıyor.

    ondan asırlar sonra... yahya kemal beyatlı, " gazi selim giray – sene 1100" isminde bir gazel yazıyor. yarım bırakılmış bir gazeldir. üsküp önlerine gelen (şairin memleketidir) nemçe ordusunu kırım hanı selim geray'ın kaçanik'te yaman bir bozguna uğratarak rumeli'de imparatorluğu büyük bir tehlikeden kurtarması üzerine kaleme aldığı ifade edilmektedir.
2 entry daha
hesabın var mı? giriş yap