şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • şimdi, "orospu çocuğu" kavramını kimse için kullanmayın. daha doğrusu, kadınları aşağılayarak insanları eleştirmeyin. bu yanlış. o yüzden, "orospu çocuğu" kısmını "sorumsuz" ile değiştiriyorum.

    özellikle son bir yıldır sayıları artmış, insanların canını tehlikeye atan ve yaya kaldırımını kullanma hakkını engelleyen kişidir.

    geçenlerde kısa bir süre için istanbul'a geldim. bu motorsikletler her yerdeler. sürücülerin bazıları lümpen olduğu için, kaldırımlarda deli gibi hızlı gidiyorlar. orada çocuk mu var, insanlar mı yürüyor, vs. aldırış etmiyorlar. bir keresinde, kendi halimde yolda yürüyorum. arkamda korna sesi duydum. dönüp baktım; bir motorsikletli, "dayı, yol ver" diyor. vermedim. sen yoldan git, dedim. normal görünüşlü biri olsaydım bana atarlanırdı mutlaka.

    bu motorsikletliler, istanbul'un "normali" haline gelmişler. bunlar yüzünden kaldırımda yürüyemiyorsunuz, yaya geçitlerini kullanamıyorsunuz, bebeğiniz varsa çocuk arabası ile bir yerden bir yere gidemiyorsunuz...

    şöyle bir manzara düşünün:

    kentsel dönüşüm nedeniyle her sokakta minimum 2-3 tane şantiye var. bazı sokaklarda yan yana 4-5 şantiye gördüğüm de oluyor. parçalanmış kaldırımlar, sağa sola park etmiş kamyon ve iş makineleri, şantiyelerden gelen gürültü ve kaldırımlara park etmiş arabalar. bu ortamda yurttaşlar zaten kaldırımda rahat yürüyemiyorla. can güvenlikleri de tehlikede.

    tüm bunlar yetmiyormuş gibi, bir de kaldırımları kullanan motorlar ile karşı karşıya geliyorlar (ben kaldırımda araba kullanıp millete korna çalanını da gördüm).

    sizce bu kabul edilebilir bir durum mudur?

    böyle bir durumda, yurttaş olarak ne yapabilirsiniz? aslında, çok basit olarak yapmanız gereken iki şey vardır:

    1. yapabiliyorsanız bu kişi kaldırımdayken fotoğrafını çekin;
    2. 155'i arayarak ihbar edin. hangi sokaktasınız, bu kişi nereye doğru gidiyor, plakası nedir, hangi restoranın veya şirketin logosunu taşıyor vs. bilgileri verirseniz, emniyet çok güzel ilgileniyor.

    ancak, bu da sorunu çözmüyor. bu motorların acele etmelerinin temel sebebi, yarım saat - kırk dakika içinde birden fazla adrese sipariş teslim etme telaşı içinde olmaları. patron, internet sitesinden öyle sipariş veriyor. eleman da, birden fazla siparişi yarım saat içinde birden fazla adrese teslim etmeye çalışıyor. trafik olsa da olmasa da (yol boşken bile) kaldırıma dalıyor, ters yöne giriyor, insanların ve kendisinin canını tehlikeye atarak "işini yapmaya" çalışıyor.

    doğru mu?

    yanlış!

    doğruda duracağız ve doğru olanı savunacağız. popülist olmak adına sahte bir tavır içine girmeye gerek yok.

    durum ne olursa olsun, kendi ve başkalarının canını tehlikeye atan motor sürücüsü kadar, yurttaşlar da "kaybediyor". bu işin tek kazananı ise patronlar, deyip konuyu kapatayım.
6 entry daha