şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • freud 'un psikoloji dünyasına birçok katkısı olduğu gibi birçoğu spekülasyon olmaktan öteye gitmeyen fikirleri de olmuştur. sahte anılar da bunlardan biridir.

    freud ve sonraki bazı takipçileri şuna inanıyordu : travmaya neden olabilecek kadar sarsıcı olayların bilinç dışında kaldığı ve bir şekilde "unutulduğu". bu fikir o kadar çok kabul gördü ki toplumda, abd özelikle 80'li 90'lı yılları bu temelden yola çıkarak oluşturulmuş "cinsel istismar" davalarıyla uğraştı. durum öyle bir noktaya geldi ki bu tarz haberleri duyan özellikle çabuk etkilenen bazı insanlar soluğu terapistte aldı. "evet, sanırım erkeklerden bu kadar nefret etmemin sebebi küçükken tacize uğramış olmam." durum öyle bir noktaya vardı ki araştırmacıların konuyu aydınlatıp yargıç ve jürilerin ikna olması sürecinde suçsuz yere hapis yatan insanlar oldu.

    peki gerçek neydi? bilimciler özellikle istismar davaları çoğaldıkça bu konuya eğildi. bulgular ilginçti.

    iki kulağımızın arasındaki 1300 gramlık yapı, asla boşluk sevmez. beyin boşlukları kendi içinde tutarlı bir şekilde doldurur. özellikle sol beynin işi budur, algıladığı her şeye tutarlı bir hikaye yazmak. bu konuda yapılan birçok çalışmada katılımcılara 11 eylül gibi travmatik olaylar sırasında ne yaptıkları soruldu. bazı katılımcılar farkında olmadan kendini ele vermişti. aslında imkanı olmayan ayrıntılar veriyorlardı. kesinlikle yalan söylemiyorlardı aslında, yalan söyleyen beyinleriydi. boşlukları dramatik bir şekilde dolduran beyinleri. birçok davanın ardından kadınların aslında cinsel istismar yaşamadığını, gördüğü bir gazete haberi /filmden etkilenerek beyinlerinde sahte anı oluştuğu belli oldu. kısacası beyninize sorgusuz sualsiz güvenemezsiniz.

    peki freud 'un iddia ettiği gibi travmatik bir olay bastırma yoluyla tamamen unutulur mu? eğer bilinç kaybı ve beyin hasarı yaşamadıysanız muhtemelen hayır.

    travmatik olaylar sadece travmanın bilinç kaybı, beyin hasarı veya kişinin uzun dönemli anı oluşturma yeteneğine sahip olmadığı (3 yaş öncesi) durumlarında unutulur. bunun dışındaki vakalar genellikle sahte anı sendromu dediğimiz sendromu açıklar. yani beyninizin uydurduğu sahte anılar sendromunu. o yüzden beynimize ve algılarımıza gözü kapalı güvenmek akıllıca bir iş değildir.

    "how real is real?"
    "gerçek, ne kadar gerçek?"
1 entry daha
hesabın var mı? giriş yap