şükela:  tümü | bugün
  • 15 temmuz'u önceden haber verenlerden, cıa görevlisi michael rubin'in dün yazdığı ilk yazısında geçen iddia.

    "ya erdoğan kendiliğinden düşer ya da bunu perinçek yapar. perinçek, tüm meydan okumalarına rağmen, hala dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşabiliyor. belki de kimin ayakta kalacağı sorusunun cevabı, bunda saklıdır."
    şeklinde devam ediyor.

    aynı gün yayınladığı ikinci yazısında ise;
    erdoğan'ın bu sessizliğinin fırtına öncesi sessizlik olabileceği yorumunu yapıyor.

    16 aralık'ta yayınlanmış makalelerinin özü korunmuş çevirileri:
    *erdoğan, ordu ile mücadelesinde ayakta kalabilecek mi?
    *türkiye 2. darbe için mi hazırlanıyor?

    ekleme: aq adam başarısız darbeyi biz mi yaptık desin, tabii ki tiyatro diyecek. rubin, şerefsiz bir manipülatördür, orası ayrı. ama boşa yazmaz.

    ekleme2: yazılara konu olan televizyon programının tamamı

    ekleme3: link ölmüş, düzeltildi.
  • bahsedilen perinçek bizim perinçek ise ilginç iddia. ben doğu perinçek'in ateş olsa cürmü kadar yer yakacağı kanaatindeyim. kaile almaya değer biri olarak görülmediğinden kendisine sataşılmadığını düşündüm hep.

    bahsedilen perinçek doğu perincek değilse de, salaklığımın nişanesi olarak kalsın bu entry.
  • bu yazı da, aynı yazarın bugün ve daha önce yazdığı diğer yazılar da kanımı donduracak kadar soğuk.

    sevmiyorum abi şu anki türkiye yi ve temsil ettiklerini. ülke yalanın, üç kağıdın, defterine uydurmanın ülkesi oldu şu son on yılda, belki hep öyleydi ben farkına yeni varıyorum bilemiyorum.

    fakat ülke gene bir tane bizim için. seçilmişlerin hatalarını görüp yaptıklarını hiç beğenmesem de darbe hi bir zaman doğru bir seçenek değil.

    ülke son bir senede iki tane darbe gördü, biri seçilmiş hükümetin düşmesine sebep oldu diğeri de bir sürü vatandaşın ölmesine. ikisi de bizi hep yanlışa doğru itti ve hala itiyor.

    şu anda devlet anayasa değişikliği adı altında yeni bir darbeye hazırlanıyor, bunu oya sunacak olması pek fark etmiyor, tepeden inme ve demokrasiyi baltalayacak bir iş olduğu zaten sunulan taslakta açık seçik orada duruyor.

    ha bu benim hoşuma gitmiyor, o zaman birileri ayaklanıp darbe yapsın hükümet değişsin mantığı doğru değildir. doğru olan seçilmişlerin işi, görev sürelerince milletlerine en doğru şekilde hizmet verip demokrasiyi ileri taşınmasıdır. ha şimdi bunu göremiyoruz, umarım devlet aklı hasıl olur ve bu ve bunun gibi yazılarda öngörülen sona, ki bu açık net iç savaş öngörüsüdür, yola açacak adımlar hiç bir taraftan atılmaz. öte yandan açık seçik ülkeyi bölüp parçalama derdi içten dıştan her taraftan bastırıyor.

    ne biçim bir ortama geldik anasını satayım, ne oluyor lan ülkede. olm ben seçmedim bu hükümeti, özellikle akp seçmeninin ne oluror demesi lazım, yoksa iş boka saracak gibi.
  • michael rubin salağının bir başka saçmalama krizi yazısıdır. olm yılmaz özdil bile en azından bu ülkede yaşayan biri olarak saçmalıyordu. hani seni okuyup ciddiye alanların akıl ziyanına mı üzüleyim? yoksa her fantazinin boşa çıkmasına mı?

    önce "darbe olacak" diye yazıp sonra "15 temmuz tiyatro" yazan adama nasıl güvenebiliriz?

    lütfen artık salaklığının farkına var ve bildiğin konularda yaz. (dikkat ettyisen iddialara cevap bile vermedim. s*ktir git rubin)
  • elin okyanus ötesinden michael'ı ülkedeki khk'ları takip ediyor lan, okumaya üşeneceğim perinçek demeçlerini bile okuyor. vay amk.

    bu arada yine mi perinçek? hem yıllardır barajaltı partiye sahip olup, hem bu kadar gündemde kalabilen başka adam görmedim. yazılarında perinçek'in adı anılıyor, devlet bahçeli bile var(rte'nin yardakçısı, partiyi satan lider olarak) ama kk yok, tabi kılıçdaroğlu kim ki zaten..

    yazıda paylaşmak istediğim şöyle bir tespiti var;

    --- spoiler ---
    gazetecileri koruma komitesi(cpj)'ne göre; türkiye'de geçen yıl, diğer bütün ülkelerden daha fazla gazeteci tutuklandı, çin'den 2 kat fazla ve rusya'dan 40 kat fazla.
    --- spoiler ---

    ordu içinde perinçek kadrolaşması ile erdoğan kadrolaşması goygoyu komik ve saçma geldi ama yine de attım fav'a.

    edit: ha bu arada adam sadat isimli kurumun uzunun sonraki dönem için hazırladığı islamcı askeri kadro havuzu olduğunu iddia ediyor. başındaki adamın da vakti zamanında irticai faaliyetlerden dolayı ordudan atıldığını söylüyor. bu da önemli bir noktaydı, en azından sadat isimli kurumun varlığından yazılar sayesinde haberdar oldum.
  • perinçek halktan alır cevabını. bir de kimdir bu perinçek, niye durduk yerde imalarda bulundu, okuyalım.

    http://yeniikdam.com/…nli-darbe-imasi-neyin-isareti
  • "natocu atatürkçü" diye bir kavram olduğunu öğrenmemi sağlayan başlık. atatürkçüleri ergenekondan hapse atan natocular değildi.
  • tartışmalı bir konuyu işaret eden yorum.

    açıkçası, 15 temmuz öncesinde, gelişmelere ve devlet içinde yer alan hizipler arasındaki mücadelenin yarattığı yönetememe krizine bakarak iki ihtimal üzerinde yoğunlaşıyordu:

    askeri darbe veya renkli devrim.

    tahminler, eylül veya ekim ayını işaret ediyordu. ancak, çok daha ilginç bir şey meydana geldi ve fetö, 15 temmuz'da hem de bir darbe için hiç de uygun olmayan bir zamanlama ile harekete geçmeye karar verdi.

    türkiye'nin büyük tekelleri ve patronlar, hatta siyasiler bile belli bir vakte kadar beklediler ve darbenin gidişatını değerlendirdiler. abd'nin ilk başta yaptığı açıklamayı hatırlayınız ve darbe başarısız olduktan sonraki ikinci açıklamasını...

    tabii ki, darbe girişiminin başarısız olmasında, zamanlamadan öte, ordunun tamamının ikna edilememesi, darbenin belli bir azınlığın işi olarak kalması ve başka faktörler de var...

    ancak, ana faktör rusya'dır. rusya, kendi hegomonya alanında abd'ye darbe yaptırmamıştır. hayır! aziz halkımızın kahramanlığını ve şehitlerimizin anısını (haşa) küçümsemek gibi bir niyetim yok -- olamaz da. ancak, diğer yandan, rusya'nın abd/nato darbesine müdahalesi ilginç ve önemlidir. sayın başbakanımız da bu konuda bir açıklama yapıp, rusya'ya teşekkür etmedi mi?

    turkey preparing for coup 2.0? başlıklı makaleyi okudum. çok yüzeysel bir yazı olmuş. ancak, rubin'in yazısından anladığımız kadarıyla perinçek'e bazı görevler yüklenebileceği iddia edilmiş. yanlış hatırlamıyorsam, the washington post'ta okumuştum, perinçek için "the shodow ministry of interior" deyimini kullanmışlardı (kaynağı bulunca buraya yazarım). yani, bay perinçek ile sarayın arasında olduğu söylenen ittifak ayrı bir konu. ancak, rubin, devlet içindeki başka hiziplere mi işaret ediyor, onu anlayamadım; çünkü, amacı buysa, bu kadar yüzeysel bir şekilde üzerinden geçmemeliydi.

    toparlıyorum...

    türkiye özelinde yeni bir dizilim olduğu hissediliyor. bu dizilimde, rusya'nın sayın cumhurbaşkanı'na tamamen destek verme niyeti ve gücü var mıdır, bu ayrıca tartışılır. ancak, geçen hafta gündeme giren seferberlik tartışmalarının geldiği nokta ilginçtir. herhangi bir savaş durumu olmadan (veya suni dengeler ile oynanarak) mülkiyete el konulması, tekelleri ürküten ve onaylamayacakları bir durum. ayrıca, a.b. ülkeleri ile yaşanan gerilim henüz bir sonuca bağlanmış değil. suriye konusunda ve rusya'ya karşı harekete geçmeden önce, abd, bir kez daha bahse konu süreci başlatıp, askeri darbe yaptırarak "erdoğansız akp" modelini hayata geçirecek şekilde sistemi restore etmek isteyebilir. kaldı ki, ekonomik krizin sonrasından gelen darbe ve ekonomik sistemin yeni sermaye birikim modeline göre restorasyonu bilinmeyen ve daha önce uygulanmamış bir durum değil. tarihimizde var: (bkz: 12 eylül 1980).

    ancak, rusya buna izin verir mi, bu oyunu bir şekilde bozar mı yeniden, onu göreceğiz. bu seferberlik ilanı gündemi boşuna tartışılmıyor.
  • bakın şimdi size ilginç geleceğine inandığım bir şey anlatacağım. ilginç geleceğine inanıyorum, çünkü bu başlığa konu olan yazıyı okuyunca şaşıranlarınız olmuş.

    darbeden 1 veya 2 gün sonra bir taksiciyle konuştum. adam 50-60 yaşlarında, kara kuru bir şeydi. tüm türkiye çalkalanıyorken konumuzun "darbe" dışında bir şey olması beklenemezdi zaten. darbenin henüz ertesi olduğu için bazı yollar kapalıydı. konuya da zaten bu kapalı yollardan girdik. ben "neyseki başaramadılar" gibi cılız bir cümle kurdum. bunun akabinde adam aynı şu cümleyi kurdu: "darbe marbe hikaye bunlar perinçek'i cumhurbaşkanı yapacaklar!"

    o an haliyle şok oldum. perinçek kim cumhurbaşkanlığı kim aq dedim içimden. adam anlattıkça anlattı; hükümetin yolsuzluklarından, el konulan şirketlerde oluşan mağduriyetlerden falan bahsetti. anladım ki taksici çok net cemaatçi. ve cemaat kendi tabanını böyle safsatalarla dolduruyor.

    neyse şimdi bu makaleye gelecek olursak, bu makaleyi ve dolayısıyla perinçek'i dikkate almalıyız.

    bana öyle geliyor ki; devlet şu an geleceği için ihtimalleri önüne koymuş durumda. eğer bop projesi yürümeye devam ederse, başkanlık sistemi ve erdoğan yürürlükte olacak. bop projesi bataklığa batarsa perinçekçilerin darbesiyle erdoğan indirilip, bop ihalesinden çekilinecek.

    abdullah gül seçeneği hangi ihtimaller sonrasında söz konusu olabilir tam kurgulayabilmiş değilim. abdullah gül demek avrupa birliği'ne yüz dönmüş bir türkiye cumhuriyeti demek.

    hımmm acaba şöyle olabilir mi? perinçekçiler darbeyi yapıp, erdoğanı indirecek ve perinçek'i cumhurbaşkanlığına getirecek. birçok akpli bakan ve milletvekili siyasi yasaklı olacak. abdullah gül bu durumda halen kapanmamışsa akp'nin başında, yoksa kendi partisini kurup tekrardan seçimle hükümete gelecek.

    olamaz mı?
    olabilir.