1. duyguları olan bir canlının acıkacağını, korkacağını, üşüyeceğini, özleyeceğini, acı çekeceğini düşünememektir. onu kendinden daha değersiz görmektir.
  2. hayvancagiz sokaga cikmaya aliskin degilse, muhtemelen diger kedilerden bile korkacak ve kisa zamanda hakkin rahmetine kavusacaktir.
  3. insanın kendisine bağlanmış, güven duymuş bir canlıya ihanet etmesidir. böyle bir hareketi yapan insandan sosyal ilişkilerinde de her türlü dönekliği, şerefsizliği beklemek gerekir.
  4. cok duygusal hayvan olan kedicigin size ne kadar baglı oldugunu test etme girisimidir. geri donerse sizindir donmezse hic olmamistir.
  5. bir hayvan alınırken "bigun bakamazsam ne olacak" diye düşünmemenin acı sonucu. ev kedisi dediginiz hayvan ne araba bilir, ne diger kedileri görmüştür ömründe. şanssızsa arabalardan kaçmayı ögrenir diger kedilerle sefalet içinde yaşar. yine şanssızsa arabanın birinin altında kalır ve ölür.

    bir yerlerde bir kurs açılmalı, insanlara "bakamayacagım hayvanı almamalıyım" ögretilmeli. sırf kediler degil, köpekler, muhabbet kuşları ve daha evde beslenilmek ugrunda telef edilmiş bütün hayvanlar için.
  6. sokak kedisini eve almaktan son derece farklıdır. şimdi kusura bakmayın ama ben hayatımda böyle dayanaksız tespit görmedim.
    sokak kedisini eve alırsın bir süre sonra alışır. çünkü sokak kedisi zaten zor şartlara alışıktır. ev hayatı ona tatil gibi gelir. ama ev kedisi, hele ki büyük şehirde yaşıyorsa, ev dışında bir ortamın hiçbir olayına hazırlıklı değildir. onu sokağa atmak, ölüme göndermektir, inanın bana.

ev kedisini sokağa atmak hakkında bilgi verin