şükela:  tümü | bugün
  • ne olduğunu yeni öğrendim ve fark ettim ki ben yıllardır yapıyorum bunu. sanıyorum ki kimse için cidden değerli olmadığını bilen kişiler yapıyor şu zıkkımı.

    her ne kadar genelde depresif bir modum olsa da insanları güldürmeyi severim. çalıştığım, takıldığım her mekanda insanları etrafıma toplayıp bir şeyler anlatmayı, kendimi dinletmeyi bir başarı sayarım ve bilirim ki gittiğim gün kimse arayıp sormayacak, adımı bile hatırlamayacaklar.

    8 yılı beraber geçirdiğim, yediğim içtiğim aynı olan çocukluktan arkadaş grubumun (ki onları da bir araya getiren bendim) orta okuldan mezun olduktan sonra beni dışlaması sırasında kimse için cidden değerli olmadığımı ve olamayacağımı anladım. sonraki ilişkilerimde insan biriktirmeye karşı oldum, hep bir şekilde yok oldum.

    hatta çalıştığım yerden birden istifa ettikten aylar sonra ısrarla arayan çalışanlardan birine bir akrabamın ağzından öldüğüm haberini vermiştim de nedenini bile sormamışlardı. yıllardır beni ölü bilen çok insan var.

    insan sevmiyorum, hep ondan oluyor.
  • sevgiliden ona hic bir aciklama yapmadan ansizin ayrilma durumuna ecnebilerin verdigi isim. terk edilen sevgilinin aramalarina ve mesajlarina asla cevap verilmez ve bir daha görülmez, adeta hic bir sey yasanmamistir. "hayal gibi, geldi gitti" dir "ghosting"le anlatilmak istenen durum. ünlüler dünyasinda son örnegi sean penn ile charlize theron arasinda görülmüs olup, charlize kisisi ansizin cekip gitmis, haber bile vermemistir. (bkz: swh)
  • fark ettim ki burada yazılanların hepsi yanlış külliyen, "yaee çoğğ ısrarcı taliplerim var, hayır diyorum gene anlamıyorlar canııım" minvalinde girdiler var (bkz: he canım he).

    kardeşlerim hemşirelerim,

    size aslını izah edeyim, bilgilenin uyanık olun isterim. not not sizler için araştırdı: ghosting'de durum şöyle oluyor: burada karşı tarafı bir şekilde tavlamışsınız ve/veya böyle bir durum yok ama o kafayı size takmış durumda. karşı tarafın aramalarına ve bağlantı kurma çabalarına karşılık, siz net biçimde "hayır" ya da "görüşmek istemiyorum" gibi mesajlar vermiyorsunuz, aksine ne olur ne olmaz diyerek kapıyı açık tutuyorsunuz.

    bu arada eş zamanlı olarak bütün opsiyonlarınızı değerlendirme halindesiniz, burada ghost edilen taraf sizin opsiyon listenizde yer alıyor, ama ilk sırada değil. ancak, ya doğanız böyle olduğu ve/veya iletişim özürlü olduğunuz için bu durumu ghost ettiğiniz tarafa bildirerek onun da bu duruma göre posizyon almasına da şans tanımıyorsunuz aslında, kimse masum ayaklarına yatmasın şimdi. belki karşı taraf bu durumu kabullenmeyip çekip gidecek, ya da belki "bana uyar" diyecek, bunu bilmiyoruz. her neyse, sonuçta etik olan her durumda bunu karşı tarafa bildirmek olmalı.

    açıklayıcı bir izahını şuradan paylaşayım merak edenler için.

    bir de bunun breadcrumbing versiyonu var ki orada da yüzyüze görüşme bile yok esasında. tabiri caizse, breadcrumber kişisinin hani derler ya "ben daha ölmedim!" (veya ingilizcesi egoboosting ) yani ego tazeleme amaçlı olarak karşıdaki kişiyi oltada tutma çabası gibi düşünülebilir.

    not not sizler için brüksel'den bildirdi.
  • duyguların penceresi bir çift titrek göz bebeği ve onun kapısı dudaklardan dökülen paramparça sözler, "herşey güzel gibiydi... birden aramalarıma, mesajlarıma cevap vermemeye başladı!.. başına bir şey geldiğini düşündüm önce, telefonu da kapanınca bundan emin oldum. onun için çok telaşlandım, korktum..."

    siz de böyle bir durumla karşı karşıyaysanız, sorununuz şu ki, günümüzün terk etme yöntemi olan ghosting'e maruz kaldınız.

    sanal ortamda gelişen aşklar, yaz tatilinde ya da aniden başlayan ilişkiler, hepsinin sonu benzerdir. o kişi görüşmek istemediği zaman, onun müdavimi olduğu yerlerde karşısına çıkma olasılığınız yok denecek kadar da azdır. işte ayrılmak bu kadar kolay. ancak bu tip ilişkiye seks girerse, ten uyumunun yakalanması şart, o halde çiftler ayrılmaz olabilirdi. burası da başka bir boyut.

    ilk aşama şok! kişi sevdiğinin başına kötü bir şey geldiğini -öldüğünü, kaçırıldığını vesaire- düşünüyor ve panik oluyor.
    ikinci aşama inkar! terk edildiğini hissediyor. nedenini bulamıyor ve içten içe çıldırıyor. hala geri dönebileceğini düşünüyor, bittiğini yok sayıyor.
    üçüncü aşama kendini kandırma! mesafeler bu kadar uzak olmasaydı, bırakmazdı. kilo almasaydım, cinsel ilişki yaşasaydım, daha güzel elbiseler giyseydim, kaslı olsaydım... hepsi içi boş bahane.

    sorun sizde!

    birlikte güldüğünüz, eğlendiğiniz hatta geleceği planladığınız kişi tarafından ghosting'e maruz kaldıysanız; artık kendinizi, isteklerinizi ve bundan sonraki ilişkinizde önceliklerinizi sorgulamanız gerekiyor. çünkü siz, yanlış insanlarla birlikte olabiliyorsunuz! kahrolmayın, kazığı ne kadar erken yerseniz o kadar iyidir. bu tecrübeniz sayesinde nasıl bir ilişki istemediğinizin farkına varmış ve bir sonraki ilişkinizin daha tatmin edici olmasına çoktan yol açtınız bile.
  • türkçesi terbiyesizlik olan hede . hoşçakal de sen kötü ol bunu yapacağına .
  • bunu kim olursa olsun ve hangi sebeple olursa olsun hayatta kimseye yapmayın. yukarda yapılmasını tasvip eden, hem kendini hem de yaptığını bir şey zanneden varlıkları hiç dinlemeyin.

    herhangi bir insanın hayatında bir şekilde yer ediniyorsanız, yer edindiğiniz ölçüde veda ederek ayrılın. arkadaşsanız arkadaş gibi, dostsanız dost gibi, sevgiliyseniz sevgili gibi ayrılın. yok olmayın.

    insan zihni bunu kaldırmakta çok zorlanır.

    herhangi bir şeye başlarken dahi selam vererek başlıyoruz, bitirirken iyi akşamlar diliyoruz.

    ya siz hiç mi cumartesi annelerini görmediniz? onlar çocuklarının geri dönmesi için mi sizce eylem yapıyorlar? çocuklarının başına nasıl bir şey geldiğini bilmek, en azından bir mezar yerleri olsun diye mi yıllardır eylem yapıyorlar?

    ne sanıyorsunuz kendinizi?

    çok mu soğudun, yapamıyor musun, aldatıldın mi, sevmiyor musun? sebep ne olursa olsun sana zamanını vermiş bir insana evlada demeden gitmeyin. nedenini açıklamadan gitmeyin.

    durumu açıklayın ve kararlıysanız düzelmiyorsa sonrasında gidin. ama konuşun. insan olduğunuzu gösterin.

    zamanımı, emeğimi, kalbimi verdiğim insan hiçbir şey demeden yok oldu. direkt olarak yok oldu. mesaj yazdığımda boşluğa gidiyor. uzay boşluğuna mesaj bırakıyor gibi hissediyorum.

    ve ne yaptığımı dahi bilmiyorum. son konuşmamızı milyon kez kafamda dinledim. nerde yanlış yaptım diyorum. burada mi yanlış yaptım, hayır burada yanlış yaptım diyorum. ve gerçeği hiçbir zaman bilemeyeceğim.

    katil dahi suçunun ne olduğunu biliyor, ne yaptığının farkında değilse mahkemede yüzüne her şeyi vuruyorlar.

    gece seni seviyorum derken sabaha neden yok olur bir insan?

    hangi şey zihnimdeki bu tahribi giderecek?

    süslü çekip gitme sözleriniz mi?

    herkes hak ettiği hayati yaşar.

    insan gibi tanışmak, sevişmek ve ayrılmak dileğiyle.
  • bugün bunun hakkında epey düşündüm. bir sabah uyanıyorsun ve tanıdığın herkesin hayatından çıkıyorsun, çok acayip olmaz mı?

    yarın sabah uyandım, işe gitmedim. insan kaynakları aradı, açmadım. evden çıktım gittim ama her gün bindiğim arabaya binmedim, sürekli beslediğim kedi köpeği bile görmeden kayboldum. puff... nereye gittim acaba, umarım iyi bir yerdir.

    çok merak ediyorum, ne olur?

    annemden başka kimsenin umurunda olmaz bence, akşamına herkes çayını hüpletip internette sevimli kedi videosu izler. çok garip bir şey, keşke deneme paketi olsaydı, beğenirsek premium satın alsaydık.

    bence depresyondaki insanın kendi cenazesinden önce bunu düşünmesi lazım.
  • yapanlara zerre saygımın olmadığı durum. kontak kurduğunuz ve bir şeyler paylaştığınız kişilere aldığınız kararı bildirecek kadar saygınız yoksa en baştan o insanın hayatına girmeyin. egoları farklı şeylerle de tatmin etmek mümkün. bunun için saygısızlık şart değil. takıntı boyutunda durumlarla karşılaşanlara değil lafım ancak bunu standart bir alışkanlık haline getiren insanlar türedi ve bu gerçekten inanılmaz can sıkıcı. bunun bir norm haline gelmesi gerçekten umut kırıcı.
  • ing. mesajlaşılan erkeğin bir anda mesajlaşmayı kesmesi

    tam olarak birebir tercumesi budur.
  • yapılmasını sorumsuzluk olarak nitelendirdiğim ve asla yapmadığım şey. buluşmada elektrik alamamak, zamanla hevesi kaybetmek ya da o veya bu nedenle soğumak gayet olası ve herkesin başına gelen şeyler. burada atladığımız, o noktaya gelene kadar attığımız her adımda karşı tarafta yarattığımız beklenti ve bunun için taşımamız gereken bir sorumluluk olduğu. görüşmeye devam etmek istemiyorsa bunu açıkça dile getirmeli, artık böyle hissetmiyorum diyebilmeli insan.