şükela:  tümü | bugün
  • nereden buluyorlar?

    müslüm gürses in cep telefonunun ekraninda "sebeke ariyor" çikinca,
    - beni bir sebeke ariyormus. sebekeyle, mebekeyle isim olmaz. al sen konus,
    benim için de yok de" diyerek telefonunu basin danismanina verdigi söylentisini
    gazetede okuyan mustafa topaloglu, yanindakine seslenir :
    - bu sebeke beni de ariyor. numaralarimizi nereden buluyorlar?
  • bunların msn'deki versiyonları süper olur gerçekten, "güne gülerek başlamamızı"* sağlar!
    genellikle klasik, herkesin bildiği duyduğu fıkralardır burada yayınlananlar. yalnız aslı komik de olsa "eh" dedirtenlerden de olsa buradaki anlatımıyla bütün fıkralar "öehh!!" dedirtir bir şekilde. buyrun bir örnek:

    öğretmen, tarih dersinde hasan'a sordu :
    -bana yüzyıl önce olmayan birkaç şey söyle bakalım.
    hasan düşündü :
    -örneğin ben yoktum, dedi.
    öğretmen güldü :
    -biliyorum senin olmadığını, dedi ve başka örnekler vermesini istedi.
    -örneğin siz de yoktunuz!
  • nasreddin hoca bir gün değirmene buğday öğütmeye gider. belli etmeden başka birinin çuvalından avuç avuç kendi çuvalına aktarırken değirmenci görür ve şaşkınlıkla sorar:
    - hoca ne yapıyorsun, ayıp değil mi?
    hoca cevap verir:
    - sen benim eksiğime bakma, deliyim ben.
    değirmenci:
    - delisin de niçin kendi çuvalından başkalarınınkine hiç aktarmıyorsun?
    hoca cevap verir:
    - deli dedikse o kadar da değil.
  • ismail bir ara çaldıran savaşı'nda yavuz'un eline esir düşer karısı ve bir kısım kızılcıkla beraber. yavuz sorar "mokoko mu, ölüm mü" diye. şah ve kızılcıkları bilemez bunun ne demek olduğunu. şah ölmektense mokokoyu tercih eder, kızılcıkları da aynı tercihte bulunurlar. hemen bir osmanlı askeri, ismail ve kızılcıklarına gömer sonra da iran'a doğru postalar. ismailin karısı ben yıllar yılı şerefimle yaşadım ismail gibi şerefsizce serbest kalacağıma ölümü tercih ediyıorum der ve o anda yavuz'dan bir ses duyulur; ölümüne mokokooooo. :-))))))

    derler ki efenim bu ismail mokokonun derdine kendini içkiye şaraba vurmuş, oğlanlara vurdurtmuş. şu kaynar suda haşlattığı kızılcıklar da kendisiyle aynı akıbete uğrayan kızılcıklarmış. (bkz: çaldıran savaşı)
  • dünya devletleri birbirine girmiştir bir savaş bir barış ortamı kol gezmektedir..öyle bir zamanın bir vaktinde melekler koştura koştura allahın yanına giderler:
    -allahım allahım amerika tüm dünyaya savaş açtı halleri perişan ne olur yardım edin

    allah istifini bozmaz:
    - merak etmeyin telaş da etmeyin amerika kendi başının çaresine bakabilir der

    aradan bir süre geçer yine melekler koştura koştura allahın yanına giderler bu sefer rusya savaş açmıştır..meleklerin yardım şefaat taleplerine allah yine aynı sakinlikte aynı cevabı verir

    - merak etmeyin telaş da etmeyin rusya da kendi başının çaresine bakabilir.

    aradan bir süre daha geçer bu sefer dünyaya savaş açan türkiye'dir.. melekler yine alahın yanına koştuklarında bu sefer allah telaşa düşer duruma hal çare bulunması için dört koldan meleklere talimat verir. melekler duruma şaşırırlarve nedenini sorarlar alllah'a

    -allahım amerika savaş açtı dedik siz bize sakin olmamızı söylediniz, rusya savaş açtı dedik onlar halleder dediniz türkiye savaş açınca niye bu kadar telaş ettiğinizi anlayamadık biz

    allah cevap verir:
    -eee şüphesiz ki türkler her işlerini bana havale ediyorlar*
  • keşke bugün hiç olmasaydı dedirten fıkralar.

    ciddi manada bu fıkralara gülen ya ağır ergendir ya da 50 yaş üzeridir.
  • günün kalanını neşelendiren, top-ten'e aday fıkralardır.

    örneğin;

    erkek hasta ve ürolog hekim diyaloğu,

    hasta: doktor bey erekte olamıyorum,
    doktor: soyunun lütfen
    der ve elinde bir cubukla (stick) ölü malafingo'yu (penis) sağa sola yatırı,
    altına üstüne bakar ve sonra,
    doktor: hımm
    doktor: kırık değil,
    doktor: çıkık değil,
    doktor: bıkık bu bıkık