şükela:  tümü | bugün
  • 2010 yili bu bestecinin dogumunun 150. yildonumudur. 2011 ise olumunun 100. yildonumu. herhalde bu capta muzik yazmis besteciler icerisinde pek az bestecinin onemli dogum ve olum yillari burada oldugu gibi ardisik yillara tekabul eder ve bu baglamda 2010-2011 sezonu ayrica bir onemi haiz olmaktadir. daha geri kalmamak uzere 2009-2010 (dogum tarihi 7 temmuz oldugu icin bu sezonun ikinci yarisinda dogum gunu kutlanmaktadir ornegin) ve 2011-2012 sezonlarinin da onemli oldugunu dusunuyorum.

    klasik muzigin gorece yaygin oldugu her yerde yapitlari cokca calinir ve kaydedilir ve beklenecegi uzere bu yillar vesilesiyle programlara daha cok alinirlar. yapilan kayitlarda bir artma olur. ornegin christoph eschenbach usenmez, paris orkestrasi ile adamin tum senfonilerinin, dikkatinizi cekerim ses degil, goruntu kaydini alar ve nette seyre acar, ucretsiz :

    http://mahler.christoph-eschenbach.com/

    ancak, muzik camiasinin is lafa geldimi mangalda kul birakmadigi turkiye'de bu iki yil vesilesi ile yapilan etkinlik bir elin parmagini gecmez. ne istanbul muzik festivalinde senfonilerine yer verilir (onun yerine daha once hic calinmamis gibi brahms senfoni no 1 programin en onemli yerinde karsimiza cikar) ne de devlet orkestralari senfonilerine iliskin bir temsil turu (hatta neden olmasin : bir kayit turu) atmayi dusunurler. birtek bifo gecen sene mahler senfoni no 6 calmistir. ayni orkestra bu sene bestecinin 5. senfonisinin finalini (evet sadece finalini) programina almayi yeterli bulmustur.

    devlet orkestralarida gorev savusturma babinda bir iki tane senfonisini calarlar, hatta onu bile yapmazlar. ornegin 2010-2011 konser sezonunda idso tek bir mahler yapitini dahi programina almamistir. sonra akm diye aglarlar. ben seni berlin'deki philharmonie'ye yerlestirsem ne olacak ki?

    http://idso.gov.tr/concertprogram.aspx

    yeni salonu ile ovunmekten bir haller olmus izdso programina 1. ve 5. senfonilerle kindertotenliederi almayi yeterli gorur. buna da sukur tabii... ornegin cso sadece 1. senfoni ile yetinmektedir. bsonun progarminda ise mahler'e iliskin girdiler yine 1. ve 4. senfonilerden ibarettir. goruldugu gibi bir sey calacaklari tutarsa da agirlikli olarak 1. senfoniyi tercih etmektedirler. neden acaba? daha kolay oldugundan olabilir mi? belki de 1. sinif is yapmak istediklerindendir !

    diger orkestralarin programlarini mahler caliyor (calabiliyor) olmalarina ihtimal vermedigindem kontrol etmedim. ayrica orkestralarin sadece 2010-2011 sezon programlarina baktim ancak tablonun 2009-2010 ve 2011-2012 sezonlarinda da, sirasiyle, cok farkli oldugunu \ olacagini sanmiyorum.

    lafla peynir gemisi yuruten sanat kurumlarimiza bu yildonumleri vesilesiyle gosterdikleri hassasiyet icin tesekkuru bir borc biliyorum. mozart senfoni no 40la yola devam !

    ek : dolayisiyla 4 orkestra (izdso-bso-cso-idso) mahler yili olarak kabul edilen 2010-2011 sezonu boyunca bestecinin 4 yapitini seslendirmis olmaktadir : 1. 4. ve 5. senfoniler ve kindertotenlieder. orkestra basina 1 yapit ! mahler sefoni no 1in idso haric 3 orkestranin 3unun de repertuarlarina aldigi ortak yapit olmasi dikkat cekicidir. tekrar notu : idso zaten mahler yilini \ sezonunu mahler calmadan bitirmistir.

    ek2: belki cok naifim ama bir dinleyici olarak dunu dilerdim: mahler'in 11 senfonisini ankara'nin iki buyuk orkestrasi, cumhurbaskanligi senfoni ve bilkent senfoni aralarinda paylassalar 5'erden. 8. senfoniyi zaten anca bir araya gelerek calabilirler gerektirdigi kadro geregi. su halde orkestra basina 6 senfoni duser (8. senfoni iki kere sayildi) sadece 2011 degil 2010 sezonunu da dahil ederek iki sezonda her orkestra 6'sar senfoni calsa mahler turu atmis olurlar. bu da sezon basina 3 senfoni eder. herhalde bu kadarini yapabilirlerdi di mi? ama yapmadilar. neden? bilmiyorum.
  • bunun bir eşi var. alma schindler. dönemin ''soylu'' ailelerinden birine mensup. mahler de sanat çevrelerinde sivrilen bir tip olduğundan evlenmelerine izin veriliyor. işin ilginci eşi de kendi çapında da olsa bestekar. niyeyse sonra beste yapmayı bırakıyor. bu dönemde gustav'a kindertotenlieder şiirinin bestesini yapmaması için yalvarıyor. bunu bestelersen bir gün gerçek olur diyor. sonrası bildiğiniz gibi. mahler besteyi bitiriyor. kehanet bir buçuk sene sonra gerçek oluyor. maria yedi yaşında ölüyor. ve rivayet o ki, alma schindler, gustav'ı asla affetmiyor.

    velhasıl kelam, mahler'i seviyoruz. ne zaman sıkılsak, ne zaman küssek kendisini dinliyoruz. çok seviyoruz ulan!
  • insanlar sarhos olunca arabesk dinlerler genelde, ben kendisinin dokuzuncu senfonisini acip dinliyorum. oyle derin, oyle manali, oyle aci dolu bir beste ki ayik kafayla bile sarhos ediyor zaten. gozler kapali, tuyler diken diken, hipnotize sekilde dinlerken buluyorum kendimi. klasik muzikle ilgili degil egitimim, dogru durust bilgim bile yok. ama mahler baska.
  • gün bitmeden söyleyeyim, bugün ölüm yıldönümüydü. manyak istanbul yağmuru yağarken ve eve tıkılıp kaldığım gerçeğini idrak ettiğim sırada aklıma geldi bu gerçek, o yağmura kanımın kanı mahler yakışır diye düşündüm, açtım baktım, bir internet radyosunda onun için yapılan özel bir yayın buldum, bu sırada bir ayrıntı daha öğrendim. gustav'ın sağ kalan kızına aşık olan elias canetti'nin aktardığına göre, eşi alma schindler aslında epey ırkçıymış, gustav öldükten sonra, onu ari ırktan olmamakla bile suçlamış. yine canetti'nin aktardığına göre, ölmesinden memnun olduğunu bile söylemiş. zaten bunu duyunca iyice bir cinlerim tepeme çıktı. gelip buraya kusayım dedim.

    neyse, seviyoruz kendisini. çok. çılgınca. http://www.youtube.com/watch?v=uym54vhlytu
  • senfonileri uc gruba ayrilarak ele alinabilir :

    ilk dort senfonisi wunderhorn senfonileri olarak bilinirler zira des knaben wunderhorn sarki dizisinden besteledigi sarkilarda kullandigi temalari bu senfonilerin kimi bolumlerinde tekrar etmis yahut bu sarkilari dogrudan koro ve \ veya solistlere soyletmek suretiyle, kullanmistir. bu yapitlardan 2. ve 3. senfoniler bolum sayilari ve bu bolumlerin yapilari itibariyle deneysel bir havadadirlar. sirasiyla 5 ve 6 bolumden mutesekkil bu iki devasa yapitta orkestranin yani sira ses solistleri ve koro da kullanilmaktadir bolumler cogu zaman sonat formu vs. gibi yapilara uyarlar yahut bu formlarin bir miktar zorlanmasiyla elde edilmislerdir.

    5., 6. ve 7. senfonileri takip eden grubu teskil ederler. ilk gruptan bunlari ayiran yanlari yapitlarda insan sesinin kullanilmamasi ve muziklerinin des knaben wunderhorn sarkilariyla alakalarinin kalmamasidir. (5. senfoninin meshur acilis trompet fanfari 4. senfoninin 1. bolumunun gelismesinde duyulur gerçi) ilginc olaraktan bu uc yapitin ucu de minör tonalitede bestelenmislerdir. sirasiyla , do diyez minör, la minör ve mi minör. bu yapitlarin bolumleri de klasik formlara onemli olcude saygilidir. orn. her 3 senfoninin de ilk bolumu sonat formunda uyar. scherzolar klasik a-b-a yahut a-b-a-b-a yapisindan ziyade rondo-vari yapidadir; ardarda sunulan farkli dusuncelerin tekrarlari uzerine kuruludurlar orn. 6. senfoninin scherzosunda a b c gibi uc temel dusunce sunulur ve bolumun genel yapisi da a b c a' b' c' kapanis gibidir. finaller yine sonat formuna (6.) yahut rondo formuna uyar (5., 7.)

    8., 9., 10. senfoniler ve das lied von der erde son grubu teskil eder. onceki iki grubun bir tur harmani soz konusu gibidir. 9. ve 10. senfonilerde insan sesine yer verilmezken das lied von der erde iki ses solisti icin bestelenmis 6 bolumlu bir yapittir.

    bir numara verilmemis olmasina karsin ve adinda - das lied von der erde - 'senfoni' kelimesi gecmese de yapitin alt basligi " eine symphonie für eine tenor- und eine alt- (oder bariton-) stimme und orchester (nach hans bethges "die chinesische flöte") " bize yapitin bir senfoni oldugunu soyler. (bir tenor, bir alto[yahut bariton] ses solistleri ve orkestra icin senfoni - hans bethges'in çinli flut'unun ardindan).

    8. sefoni zaten bin yorumcu senfonisi olarak bilinmektedir ve bu 1000 yorumcunun 800 kadari korolar ve 7 adet ses solistinden olusur.

    dolayisiyla son donemini teskil eden 4 senfoninin 2sinde insan sesi varken 2sinde yoktur.

    bu yapitlarin bolumleri yukarda adi gecen formlara uymazlar. kantat karakterindeki 8. senfoniden bir klasik senfoninin bolumlerine yapisal benzerlik gostermesi zaten beklenemez. keza bir sarki dizisi olan das lied'in sarkilar daha cok a-b-a formuna yakindir ancak devasa boyuttaki 6. ve son sarki da haliyle yapi daha esnek, daha kalip-disidir. edit: bu yapiti bir senfoniye benzetme çabasi vardir ve su sekilde bir klasik senfoniye benzetilebilir: 1. sarki = 1. bolum (hizli), 2. sarki = yavas bolum, 3, 4 ve 5. sarkilar = 3. bolum (scherzo), 6. sarki = final.

    ote yandan 9. ve 10. senfonilerin ilk bolumlerinde sonat formunu andirir ogeler goruruz. sonat formunun tonal ve oransal (serim/gelisme orani) beklentileri karsilamasalar da her ikisinde de onemli olcude bir serim (1. dusunce 2. dusunce) gelisme ve serim turevi hissiyati mevcuttur. o

    ote yandan bu yapitlarin standart tonaliteyle aralari iyi degildir. ozellile numaralanmis son iki senfonide bu net olarak gozukur. bu baglamda mahler'in 9. ve 10. senfonilerinin ilk bolumunun onun yazdigi en ileri muzik oldugunu soyleyebiliriz.

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    senfonilerinin bolum sayilari ilginc bir dagilim gosterir. sayet bolum sayilarini 1. senfoniden 10. senfoniye kadar sirayla yazarsak ve bunu yaparken das lied von der erdenin 8. ve 9. senfoniler arasinda bestelenmis bir senfoni oldugunu hatirlar ve yine sayet tamamlayabilseydi 10. senfonisinin 5. bolumlu olacagini goz onune alirsak senfonilerinin bolum sayilarinin semasi asagidaki gibi olmaktadir :

    4 - 5 - 6 - 4 - 5 - 4 - 5 - 2 - 6 - 4 - 5

    4 ve 5 bolumlu senfonilerinin sayisinin 4'er tane oldugunu goruyoruz. sayica siradisi gozukenler 3 tane. 6'sar bolumlu 3. senfoni ve das lied von der erde disinda 8.nin 2 bolumlu (daha cok iki kisimli) oldugunu goruyoruz. bu son yapitin bir senfoniden cok bir tur senfoni-kantat formunda oldugunu goz onune almakta fayda var. bu baglamda bolum sayisinin 4 yahut 5 olmasi beklenti disi kalmakta.

    (cok onemliymis gibi) simdi dikkatimi cekti: 4 bolumlu bir senfoniyi her zaman 5 bolumlu bir senfoni takip etmis.

    edit2: son oylananlarda gorunce metni elden gecirdim ve oldukça hatali kimi kisimlari duzelttim. senfoni bolum sayilarina iliskin bir sey daha dikkatimi cekti. aslinda 8. aradan cikarilirsa ayni siralamayi iki kere yapmis:

    4 - 5 - 6 - 4 - 5 || 4 - 5 - (2) - 6 - 4 - 5
  • visconti'ye inanirsak, mahler, ibnenin, subyancinin onde gideniymis. thomas mann'in muzisyen kalibina mahler'i oturtarak, onun da kucagina kucuk tadzio'yu ilistirip, olumcul yerlerde de besinci senfoninin adagio kismini calarak liseli zihinlerimizde tostoparlak bir mahler canlandiran visconti'nin bu pustlugu nereden gelmektedir? thomas mann filme su vermis kitapta (bkz: venedikte olum) mahler'i anmaz. mahler'in muziginde mi bir ibnelik var? o borazanlar gotune mi girsin diyor ne diyor.
    gercek guzellik nedir gustav abi?
  • mahler icin form ve tonal hiyerarsi klasik dönemin aksine bir amac degil her zaman bir arac olmustur. bu yüzden yazdigi senfoniler ilk ele alindiginda geleneksel bir form icinde gorülebilir. buna karsin daha detayli incelendiklerinde orkestral tını icin geleneksel armoni ve formdan ve bunun tekniklerinden cok cabuk vazgecildigi ve hatta mutasyona ugratildigi gozlemlenir. asıl virtuozite bu kadar karmasik bir yapinin, dinlenildiginde, basit ve hatta samimi duyulmasidir.

    ne istedigini bilen her senfonisinin aslinda bir dünya yaratmayı amacladıgını söyleyen, vatansız ve hatta dünyasız bir dahidir...
  • müziğindeki o ölüm izleri sebepsiz değil. on dört çocuklu bir ailenin en büyük ikinci çocuğu mahler. kardeşlerinden tam yedi tanesi ölüyor. kendisinin doğumundan iki yıl önce, henüz bebekken ölen isidor'u saymazsak, altı tanesi mahler hayattayken ve henüz bir çocukken ölüyor. sonra yıllar geçiyor, mahler evleniyor, iki kızı oluyor ve onlardan bir tanesi de difteriye yakalanarak hayatını kaybediyor.

    o yavaş yavaş öldüren müziğinin nedeni kaybettikleri.
  • ölümle öyle tumturaklı, öyle bitmek bilmeyen, öyle uzadıkça uzayan bir ilişkisi var ki, en sonunda kendisi de o oyuna dahil oluyor. das lied von der erde'yi besteliyor. ismini ''yeryüzü şarkısı'' koyması yersiz değil, yeryüzünün içki şarkısı ile başlayıp, önce sonbahara, sonra oradan da ilkbahara varıyor, nihayetinde de yazı kışa döndürüp veda ediyor. sekiz senfoniden sonra gelen ve aslında dokuzuncu senfonisi olan bu senfoniyi ''dokuzuncu'' olarak isimlendirmiyor. ''dokuzuncu'' senfoniden sonra ölen beethoven'ı düşünüp, onuncu senfoniyi yazmaya başlıyor. dokuzuncu senfonisi olmayan, on senfonili mahler olmaya karar veriyor. onuncu senfoniyi yazarken hastalanıyor, bu arada kızı maria'nın ölümünden sonra bir daha hiç eskisi gibi olamadığı eşi alma schindler'in kendisini aldattığını öğreniyor, bu mahler'i nasıl etkiliyor bilinmez, fakat hastalığı ağırlaşıyor, birkaç yer değiştiriyor, sonunda avusturya'ya, doğduğu yere geri dönüyor. ama bu kez bohemya'da tedavi edilemeyecek kadar ''önemli'' biri olarak viyana'da bir hastaneye yerleştiriliyor. ve bir gün onuncu senfoni yarım kalıyor. her şey bitiyor. mahler ölüyor. ömür boyu ölümle yaşayan mahler bile ölüyor. on senfonili mahler olmak isteyen mahler, sırf ölmemek için 'dokuzuncu senfoni' adını vermediği dokuzuncu senfonisinin ardından ölüyor.

    alto solo'ya ''ewig...ewig'' dedirten ve tutkuyla sevdiğimiz mahler de böyle ölüyor.
  • kendisi charles bukowski ' nin en sevdiği bestecilerden biridir.