şükela:  tümü | bugün
  • havasi barut kokan yurdun sairi.
  • aramizda bu cam bölme

    ayırmışlar seni benden
    aramızda cam bölme
    biliyorum ordasın sen
    şu camın arkasındasın
    şu incecik
    şu zavallı
    renkli camın ardındasın
    yapayalnızsın

    uzanmışsın soylu çıplaklığınla
    ama çıplak değilsin
    pembesin
    yeşilsin
    morsun
    kızılsın
    saçlarınla oynuyorsun durmadan
    sabah kesip kısa kısa
    akşam uzatıyorsun
    gözlerinle oynuyorsun durmadan
    gözyaşın değişmiyor
    gülüyorsun pencereden sokağa
    kuytuda ağlıyorsun
    bekliyorsun ağlayarak
    o mavi kuşu

    biliyorum
    biliyorsun dilini duvarların
    kapıların karanlığa kapanışını
    gece köpek seslerini yolcu uçaklarını
    filmin öbür yarını
    sonun ardını
    çiçekli balkonların gizli yanlızlığını
    aşkın kedi çığlığını ıslaklığını
    içkinin yasalara amansız düşmanlığını
    duyuyorsun
    biliyorum
    yaşıyorsun çırılçıplak
    ama işte ardındasın şu camın
    kozanın içindesin
    saçlarınla oynuyorsun durmadan
    gözlerini boyadıkça artıyor dalgınlığın
    bekliyorsun
    biliyorum
    bekliyorsun ağlayarak
    a mavi kuşu

    bense öbür yüzünde zavallı camın
    vangölü’nün karanlık sularını çılgınca
    çılgınca kulaçlıyorum kavuşmak için sana:
    -tamarraaaa
    ah tamarraaa
    güzel tamarraaa!

    bitmiyor su
    bitmiyor su
    kıyı kaçıyor
    çığlıklarım karışıyor karanlık dalgalara

    varıyorlar bizden sonra seninle bana
    anlıyorlar bizden sonra seninle beni
    sen bir avuç barut külü bir yanda
    ben bir avuç ateş külü bir yanda
    durur küller arasında yalnız ve uzak
    o incecik
    o zavallı
    cam bölme.....
  • hiç unutmam, çocukken bir sabah cumhuriyet gazetesi'ni okurken, sayfalardan birisi diğerinin yarısını kaplarken, yarısı kapanan sayfada kocaman, büyük puntoyla "h" ve "hü" harflerini alt alta gördüm. içimden "acaba?" dedim. sayfayı açınca hem tahminimin doğru çıkmasına şaşırdım, hem de hasan hüseyin'in ölüm ilanına üzüldüm.
  • hasan huseyin (korkmazgil) (1927-1984)

    gurun'de dogdu. gazi egitim enstitusu edebiyat bolumu'nu bitirdikten
    sonra ogretmenligi secti. ne var ki, ilk yilinda tck'nin 142.
    maddesine muhalefetten tutuklandi. arzuhalcilik, tabela ressamligi,
    duzeltmenlik yapti. akis dergisinde calisti. 1966'da yayinladigi
    kizilirmak adli siir kitabi da 142. maddeye ayrilik saviyla yargilandi,
    beraat etti. ankara'da oldu.

    siir kitaplari:
    kavel (1964), temmuz bildirisi (1965), kizilirmak (1966), kizil kugu
    (1971), aglasun aysafagi (1972), oglak (1972), aciyi bal eyledik (1973),
    kelepcemin karasinda bir ak guvercin (1974), kocero vatan sairi (1976),
    haziran'da olmek zor (1977), acilara tutunmak (1981), filizkiran firtinasi
    (1981), isiklarla oynamayin (1982), kandan kina yakilmaz (1985),
    tohumlar tuz icinde (1988).

    ``hasan huseyin gerektikce degisik kultur verilerinden -masallardan,
    turkulerden, agitlardan, deyislerden..- ve edebiyat urunlerinden
    -halk siiri'nden, divan siiri'nden, nazim hikmet siirinden, hatta
    ikinci yeni siirden...- yararlanir. bunlar da yetmezse, kendi mizahci
    zekasini kullanir. ozellikle toplumsal karsitliklar desilirken mizah
    ve yergi yararli olur... sairin derin duyarligi, gur sesi, genis solugu,
    renkli hayali, islek turkcesi ile diyalektik bir gorus ve insancil
    bir bakisa yaslanan hayat ve edebiyat sevgisi, baris ve ozgurluk tutkusu,
    devrim ve bagimsizlik ozlemi birbiriyle kaynasarak etkili bir bilesim
    meydana getirirler.'' (asim bezirci, 1970)

    ahmet necdet,
    modern turk siiri
    yonelimler, tanikliklar, ornekler
    broy yayinevi, ekim 1993.
  • drama koprusu isimli siirin* de sahibidir kendisi.
  • basit ama çok içten ve etkileyici dizelerin şairi :

    "...ve kasım yağmurları kırınca belini son umutların
    bir dürülü yorgandır gurbet eşikte."
  • (bkz: masal kokusu)