1. --alo neresi orasi
    --kerhane..*
    --beni hayata baglayin ulan
    --ohoo oyle olmaz baba,buraya geleceksin
    --bagla diyorum ulan,hayata baglanmak istiyorum,telefonda atesli,firtinali dakikalar yasamak istiyorum...
    --bi siktirip gider misin
    --çaattt....
  2. kimimiz için ölüme bağlanmak kadar kolay olmayan şey.
  3. bir zamanlar yaşla ters orantılı olduğunu zannettiğim şey. yaş aldıkça hayata bağlılığımız azalacak, bir köşeye çekilecek, heyecan duymayacak, yeni uğraşlar edinmeyecek, almayı çok istediğimiz herhangi yeni bir şey kalmayacak, yeni yerler görme isteğimiz azalacak, yeni insanlar tanımayacak, ertesi günün heyecanını içimizde hissetmeyecek ve öylece bekleyeceğiz.
    genç olduğumuzda yapmak istediklerimiz listeler dolusu iken yaş ilerledikçe listedekiler azalacak, azalacak ve sonunda tükenip gidecek. listesiz bir hayat, hayata bağlanmaktan bıkıp usandığımızda * ; listeli hayat ise hep içimizde heyecanlı ve nefes alıp vermeye hevesli olduğumuz günlerde yani genç olduğumuz dönemlerde bizi sarmalayacak zannederdim. nasıl da yanılmışım.
    babamın 68 yaşında tutkuyla başladığı arıcılık hayatı, eskiyen motosikletinin yerine yenisini almak için can atışı, her sabah güne kovanına kaç arı girip çıkıyor diyerek dakika tutuşu, arıların onun kovanını ya başka kovanlarla karıştırırlar korkusu, sırf bunun için kovanını kırmızıya boyayışı, heyecanla motosikletine atlayışı, şehirden uzaklaşıp canının istediği bir köyde çay içip geri dönüşü, annemin 62 yaşında çıktığı gap gezisi ve gelecek yıl için venedik planları, eylül ayında başlayacak sabun yapma kursuna yazılması... daha nice örnekler sonrasında en sonunda benim ahmak kafama dank etti ki yaşla bağlantılı değil bu şey. hatta kendimle onları kıyasladığımda ben sanki bazen daha yorgun ve bezgin, hayata daha az bağlanmış gibiyim.
    sanırım hayata bağlanmak yaş kaç olursa olsun hep etken olmak, istemek ve hep istemeyi bilmek demek.
  4. bağlantıyı abartmamak gerekir.

hayata bağlanmak hakkında bilgi verin