şükela:  tümü | bugün
  • sri nisargadatta maharaj'ın türkçeye de çevrilmiş kitabı.
  • akasa yayinlarindan cikan kitap, soru-cevap diyaloglarindan olusmaktadir. sri nisargadatta maharaj ne oldugunu bilmenin ne olmadigini bilmekten gectigini, kisinin salt beden ve zihin olmanin otesinde bir anlam ifade ettigini, biri disinda tum dusuncelerin reddedilmesi gerektigini savunmaktadir. bu dusunce ise ben'im (var olanim) dusuncesidir.
  • sri nisargadatta maharaj'ın türkçe'ye "ben o'yum" adıyla çevrilmiş kitabı. soru-cevap şeklinde yazılmış kitap, maharaj'ın ruhani yükseliş, var olmak, ne olduğunu bilmek ile ilgili konulardaki düşüncelerini anlatmaktadır.

    adı türkçe'ye her ne kadar ben o'yum diye çevrilmiş olsa da anlam ve içerik bazında "ben buyum" düşüncesini taşıdığını düşünüyorum; ben buyum, ben var olanım...

    kitaptan;

    "maharaj'ın 'doğal' yogası, nisarga yoga şaşırtıcı şekilde basittir- hep oluşum halinde olan zihin kendini tanımalı ve kendine nüfuz etmelidir; kendini şu ya da bu, şurada ya da burada, o zamanki ya da şimdiki olarak değil, sadece zaman-ötesi öz varlığı ile tanımalıdır."

    ayrıca,
    (bkz: sri nisargadatta maharaj/#27575395)
  • hayatımı değiştirmese de hayli sarsmış bir kitaptır. tekrar elime almaya korkuyorum, çünkü anlattıklarına ikna olmamak için hiçbir sebep yok. "ben o'yum" başta çok basit sıradan bir söz gibi gelse de kitabın sonunda sanki hayatın bir sırrını keşfedecekmiş gibi olduğunuz hissi uyandırmaya başlıyor. çok basit sözler, ama bir o kadar da derin...
  • ne zamanki istikrarla, benliğinle dışarısı arasında ilişki kuruyorsun yani aslında varolanın diyalektiğini "kendi içinde" yeşertiyorsun, yol uzun ve de dolambaçlı ama zıtlıkların bütününe, çemberin başına, esas olana, ben o'yum'a varıyorsun.
    (bkz: hiç doğmamak)
  • "dünyadan yüz çevirip içinize dönmelisiniz, ta ki iç ve dış birleşip bir oluncaya ve siz ister iç, ister dış ile koşullanmışlığın ötesine geçinceye kadar."

    "siz yalnızca bilen değil, aynı zamanda bildiğini bilensiniz."

    "dünyayı tıpkı sizin gibi algılayabilirim, ama siz onun içinde olduğunuza inanıyorsunuz; halbuki ben onu, bilincin uçsuz bucaksız genişliği içinde rengarenk bir damla gibi görmekteyim."

    "başkalarıyla meşgul olmayın, kendinize bakın. siz var olduğunuzu biliyorsunuz. kendinize isimleri yük etmeyin, sadece olun. kendinize vereceğiniz herhangi bir isim ya da şekil gerçek doğanızı gölgeler, örter."

    "zihninizi kullanmaktan vazgeçin ve sonra olanı görün. bu tek şeyi mükemmel olarak yapın. o kadar."

    "ne olduğunuzu görün. başkalarına sormayın, başkalarının size kendinizi anlatmalarına izin vermeyin. içinize bakın ve görün."

    "kendiniz bir anlık (bir an süren) olarak düşünün, geçmişsiz ve geleceksiz; o zaman kişiliğiniz erir ve kaybolur."

    "sessizce oturup kendinizi izlediğinizde, her çeşit şey yüzeye çıkabilir. onlarla ilgili hiçbir şey yapmayın. onlara tepki göstermeyin, nasıl kendi kendilerine gelmişlersei öylece gideceklerdir. bütün önemli olan, dikkatli olmak, kendinden, daha doğrusu zihninden tümüyle haberdar olmaktır."

    "zihnin, hareket halindeki zihnin ötesinde hiç değişmeyen bir farkındalık zemini olduğunu öğrenmesi gerekir. zihin gerçek benliği, öz'ü tanımalı, ona saygı göstermeli ve onu, güneş tutulmasında ayın güneşi örtüşü gibi örtüp durmayı bırakmalıdır. gözlemlenmesi ya da deneyimlenmesi mümkün olan hiçbir şeyin siz olamayacağınızı ve sizi bağlamadığını idrak edin. siz olmayanı önemsemeyin."

    "eğer sağlıklı, yaratıcı ve mutlu yaşamak ve paylaşacağınız sonsuz bir zenginliğiniz olsun isterseniz, ne olduğunuzu arayın. zihin bedende merkezlenmiş ve bilinç de zihinde merkezlenmiştir, ama farkındalık dediğimiz, özgürdür. bednein dürtüleri, zihnin acıları ve hazları vardır. farkındalık ise bağımlılıklardan kurtulmuş ve sarsılmazdır. o berrak, sağlam, sessiz, huzurlu ve uyanıktır, arzu ve korku taşımaz. sizin gerçek varlığınız olarak onun üzerinde meditasyon yapın (tefekkür edin). ve gündelik hayatınızda o olmaya çalışın, onu bütün dolgunluğu ile idrak edeceksiniz. zihin olaylarla ilgilenir, farkındalık ise zihnin kendisiyle ilgilenir. çocuk oyuncağın peşindedir, ama anne çocuk ile meşguldür, oyuncakla değil. bıkıp usanmaksızın bakarak, tamamen boşaldım ve her şey bana geri geldi, zihinden başka. zihnimi bir daha ele geçmeyecek şekilde kaybetmiş olduğumu gördüm."

    "hiçbir 'şey' ben değildir, böylece ben hiçbir şeyim."

    "bir kişi; yerleşik arzu, düşünce ve bunların sonucu olan eylem kalıplarının toplamıdır, bende ise böyle kalıplar yok. benim arzuladığım ya da korktuğum hiçbir şey yoktur - bir kalıp nasıl olsun?"

    "gerçeğe varmayı arayan insan arzulara bğaımlı değildir; o arzulara karşı giden bir arayıcıdır, arzularıyla birlikte giden değil."

    soran: meditasyon nedir ve onun yararları nelerdir?
    maharaj: siz bir yeni başlayan iseniz, belli meditasyon yöntemleri ya da dualar siin için iyi olabilir. fakat gerçek arayıcısı için sadece bir tek meditasyon vardır - düşünceleri barındırıp beslemeyi titizlikle ve sert bir biçimde reddetmek. düşüncelerden özgür olmak, düşüncelerden arınmak meditasyonun ta kendisidir.
    s: nasıl yapılır?
    m: düşünceleri kendi akışına bırakarak, onları seyretmekle başlarsınız. bu gözlem zihnin faaliyetini yavaşlatır ve sonunda durdurur. zihin bir kez sakinleşince, onu öyle sakin tutun. bu sükunetten içiniz sıkılmasın, onun içinde olun, onda daha da derinleşin.
  • "evrensel olmak nedir - bir kavram olarak değil, bir yaşam biçimi olarak? sizinle temas kuran hiçbir şeyi ayırmamak, ona karşı koymamak, fakat hepsini anlamak ve sevmek evrenselce yaşamak demektir. gerçekten şunu söyleyebilmek: ben dünyayım, dünya bendir, ben dünyada evimdeyim, dünya benimdir. her mevcut olan benim mevcudiyetim, her bilinç benim bilincim, her keder benim kederim, her sevinç benim sevincimdir diyebilmek - bu evrensel hayattır."