şükela:  tümü | bugün
  • normal bir tokatı takip eden, ters osmanlı tokadı ikilisi.
  • gemide filminde erkan can tarafindan inanilmaz guzel $ekilde icra edilen ve yaran diyalog halini alan problem ce$idi.
  • (bkz: politika)
  • sevilmeyen* matemetikte sevilen pratiklerden biridir. neden mi? bir düşünmek lazım. için dış dışın biraz iç olmasını gerçekleştirmeye yardımcı olmakla görevliyseniz, evet, bu pratiği seversiniz. yeter ki iç ve dış eşitliğin karşı tarafına geçerken işlemi kolaylaştırsınlar. eylemliliği devam ettirirken, içlerin ve dışların iç alemde mi yoksa dışarıda bir yerlerde mi çarpılacağı o kadar önemli değil, kişinin kendine kalmalı elbette. sükunet ön koşul değil bu çarpmada. biraz sonuç odaklı bir yaklaşım. ama olsun. eylem devam etsin ve eşitlik bozulmasın..
    ama dur, bilmiyorum, daha o kunuya gelmedik: eşitsizlikler.

    gücünü nerden alır diye soranlara bölmeleri yok etmeden, birleştirmeden alır diye bir iddiada bulunurum.
  • turev'de i$e yaramayan hede. cogu ogrencide turev'de lak diye atlar icler di$lar carpimina.
  • matematikle samimiyet durumunu ilerletip, gereğinden fazla içli dışlı olma hali..

    (bkz: yüzgöz olmak)
  • 100 yıllık öğrenim hayatımdan iş hayatıma uygulayabildiğim tek ve en önemli bilgi hazinem. şöyle ki;

    500 liralık maldan 200 dene ürün elde edebiliyorsam
    800 liralık maldan x dersek

    800x200/500= 320 dene mal elde edebiliyorum...

    (bkz: okumuş adamın hali bir başka canım)
  • bir arkadaşımın "ya bu içler dışlar çarpımında hangileri içler hangileri dışlar bir türlü çözemedim" sözleriyle gülme krizine girmemize sebep olan matematiksel kavram.
  • a:b=c:d
    a ve d dışta, b ve c içte yer alıyor. bu yüzden içler dışlar çarpımı denmiş ve bir daha üzerinde neden iç neden dış diye düşünülmemiştir zannımca.

    genelde bu gösterimde değil kesir olarak oranlar verilir. çapraz iki ok yapılır ahanda bunlar çarpılacak diye, hangisi iç hangisi dış pek belli olmaz o zaman.