şükela:  tümü | bugün
  • okul çıkışında montunu alırken, ''aynı zamanda onunkini de verir, belki o ara biraz konuşabilirim.'' umuduyla yapılan sevgi kokan harekettir.

    (bkz: masumiyet)
  • aynı zamanda sevdiceği kalem açmaya çöp bidonunun yanına gittiğinde, kendisi de kalemler arasından hangisinin ucu yoksa hızla seçen ve çöpün yanına koşarak sırtını duvara dayayan masum çocuktur..
    en temiz duyguların insanıdır..
  • (bkz: hosgeldin masumiyet)

    annem beslenme cantama damak antepfistikli koymus, yer misin?
  • ben sevdiğimin değil de sınıfın en çalışkan kızının montunun üstüne asardım hep montumu. ta ki bitlenene kadar. annemin kimden bitlendiğimi keşfetmesi kızın annesini görmesiyle ortaya çıkmıştı. annesinin bile saçı bitliymiş. sonra o mont hep sıranin altına tepilmişti.
  • kalemtraşı kullanıpta ortaya çıkan ağaç kokusunu burnuma yıllar sonra duyurmuş olan başlık. bak hüzünlendim şimdi.

    öyle hüzünlendim ki mont olayına gelsem ağlarım bak. evet.
  • yine parcalari yerine oturttun sözlük... işlevini sevdigimuni...

    ıki bin yıl önce hır gür sebebim olan şeyi su anda açıklayan bu başlık kısa sureli bir aydınlanma yasatmistir... bu düpedüz tacizdir hacı ya... bir de bu açıdan bakın *#^@/@&*(@
  • gözlerimi dolduran başlık yeminle ilkokulda da yapanlardan biri de bendim .
  • kız çocukları açısından bunu yapan erkek eğer hoşlanılmayan kişi ise; bu hareketin fark edilmesi ile birlikte öbür gün o montun oraya yine asılması bile yüz verme sayılırdı. sonra o mont bi daha o askıya asılmaz, sıranın altına sıkıştırılırdı veya sıra arkadaşı olan kızın montu da alınarak, arkadaşın montu kendininkinin üzerine asılırdı. o zamanlar kızlar ince düşünmüş, erkekler umudun en masum halini hissetmiştir. şimdi ise ikisi de yok.