şükela:  tümü | bugün
  • fantomas parçası, the director's cut albümünden.

    you hear the whisper calling
    you hear the whisper calling
    you hear the whisper calling
    you hear the whisper calling

    every comb of hair
    the times you see red
    every hair on your head
    every thread on your back
    every piece of skin
    every mouth you feed
    every word that you said
    every drop that you bled

    you hear the whisper calling
  • 1970 yapımı elio petri filmi. orjinal ismi "indagine su un cittadino al di sopra di ogni sospetto" olup 53 karakter olduğundan filmi bu ismiyle incelemek durumundayız.

    başrollerde gian maria volonte ve florinda bolkan var. en iyi yabancı film oscarının yanı sıra, cannes'da grand prize ve fipresci ödüllerini toplamış olan filmin müziklerini ennio morricone üstad bestelemiş.

    zaten ben bu filmi henüz izleme fırsatı bulamadım ve bu entryi yazış amacım da ennio morricone'nin bu film için yaptığı olağanüstü theme. mutlaka kulağınıza bir yerlerden çalınmıştır. duymamış olmanıza imkan yok. ben sadece bu theme'i dinlediğim halde filmi izlemiş gibi hissediyorum kendimi. notaların dile gelip şakır şakır konuştuğu bir eser. sen çok yaşa ennio baba.

    edit: link: http://www.youtube.com/watch?v=_oyp2fqrszi
  • italyan politik sinemasının muhteşem bir örneği. insanın aklını alan bir senaryosu vardır. gian maria volonte efsane bir performans sergilemiştir. ennio morricone'nin müziği, filmin akışına öyle güzel yedirilmiştir ki, kendisine bağımlı yapar insanı:

    link edit: http://www.youtube.com/watch?v=_oyp2fqrszi

    ayrıca 87 senesinde paul schrader'ın senaryosunu yazdığı, al pacino'nun başrolü oynayacağı bir yeniden çevrimi direkten dönmüştür maalesef. herhalde böyle bir senaryonun hakkını ancak paul schrader verebilirdi ve hollywood'da bir tek al pacino yakışırdı il dottore rolüne. sağlık olsun..

    http://www.cannon.org.uk/…erinvestigation/index.htm
  • elio petri imzalı bir film. politik sinemanın nitelikli örneklerinden biri.

    http://biletsiz.com/…yle-bir-politik-sinema-ornegi/
  • bizim oralarda(bağcılar); indagino su un cittadino al di sopra ogni sospetto olarak bilinen italyan yapımı film.

    hatta kahveden celal amcanın soundtrack hakkındaki fikirleri de takdire şayan:

    " kulağıma hafiften piyotr ilyiç çaykovski melodileri geliyor."

    paralel evrenden selamlarla. güzel filmdir, izleyin.
  • bir elio petri güzellemesi.
    devlet, emniyet yapılanmasının en çirkin ilişkilerini göze sokması açısından uzak bir film değil. bir de florinda bolkan var, es geçemedim.

    --- spoiler ---

    "bizim düşüncemize göre: o bir kanun koruyucusu, bu yüzden kanunlara ait ve insanlar onu yargılayamaz." - kafka

    --- spoiler ---
  • "indagine su un cittadino al di sopra di ogni sospetto" olan italyanca adı, başlık adında bulunacak en fazla karakter sınırı olan 50'yi 3 karakter aştığı için, orijinal adı olan italyanca'dan değil de, "investigation of a citizen above suspicion" olan ingilizce adından başlık açılmış olan elio petri hoşluğu ki, türkçe'de "her türlü kuşkunun ötesinde bir vatandaş üzerine soruşturma" denebilir filmin adına.

    ennio morricone'nin müzikleri, tüm senaryo ve oyunculuğun, çekimlerin dışında, filmin "unutulmazlar" arasına girmesini garantiler.
    filmin tema müziği, yeşilçam filmlerinde de 70'lerde, 80'lerde kullanılagelmiştir.
    velhasıl-ı kelam, günümüz şartlarına göre, kült filmdir.

    tek sözcükle anlatalım: başyapıt.
  • 1970 david di donatello 'en iyi film ödülü'nün metello ile birlikte sahibidir.
  • ana karakter filmin başında metresini öldürür ve her yere delilleri bırakır. sonradan adamın emniyet müdürü olduğunu, hatta terfi ettiğini öğreniriz. amacıysa ortadaki tüm delillere ve görevine rağmen tutuklanıp tutuklanmayacağını görmek. film bu şekilde başlıyor, sonra devlet-emniyet-politika-suç-suçlu-vatandaş-delil-adalet üzerine dört dörtlük bir filme dönüşüyor. ennio morricone'nin yeşilçam'ca araklanmış müziklerinden senaryoya, yönetmenliğe dek her şey dört dörtlük. aksayan bir tarafını bulamadım. katili oynayan aktör de mükemmeldi, bütün sahnelerde görünüyor, hepsinde döktürüyor. ölmeden evvel izlenmesi gerekli filmlerden. ama her bünyeye de uymayabilir, kimilerine sıkıcı gelebilir.

    spoiler

    adam resmen katilim diye bağırıyor film boyunca. kravatının bir parçasını kurbanın tırnaklarına sıkıştırıyor, ayakkabı ve el izlerini her yere bırakıyor, yetmiyor, cinayet mahalline aynı kravatıyla geliyor, hatta kanlı ayakkabı izine 5 saniye kadar basıyor (yani bak, ayakkabımla uyuşuyor diyor), yetmiyor, cinayetle ilgili soruşturmada şüphelinin karşısında "burada tek suçlu var, o da benim" diyor. film boyunca katil olduğuna dair her şeyi açık açık ifade ediyor, ama tırsıp delilleri de karartıyor. neticede polis olduğu için kendisinden şüphelenilmiyor. finaldeyse cinayet yanına kâr kalıyor, cinayeti itiraf etmesine ve sağlam deliller göstermesine rağmen karşısındakileri ikna edemiyor. çünkü bu adamın cinayet işlediği ortaya çıkarsa diğer herkes bundan etkileneceklerdir. dolayısıyla adam katil olsa da tutuklanmıyor. sadece devlete ve emniyete eleştiri getirilmiyor. vatandaş da eleştirilerden nasipleniyor. adam sıradan bir vatandaşı çevirip "ben şu kadının katiliyim, hemen polise git ve beni ihbar et," diyor. vatandaş istemese de gidip adamı ihbar ediyor. ama vatandaş bu adamı karakolda görünce "sizi başka birisiyle karıştırdım" falan deyip çark ediyor. yani merkezdeki emniyet müdürü emniyet müdürü olduğu için cinayetten sıyrılıyor.

    tabii adamın tek amacı "dur bakalım tutuklanacak mıyım?" değil. finalde cinayeti kıskançlık nedeniyle de işlediğini itiraf ediyor. güç sarhoşluğu, metresince ezilmesi, metresini kıskanması, faşistliği onu cinayete adım adım götürüyor. faşist demişken... neredeyse her sahnede bağırarak konuşması, karşısındakileri ezmesi falan hitler'i hatırlatıyor. özellikle nutuk atarken hitler'e epey benziyor herif. velhasıl dört dörtlük bir karakter, film, eleştiri...

    spoiler