şükela:  tümü | bugün
  • -önceden referans veya daha kaba tabirle torpil bulmuş olun.

    aslında ilk madde tek başına yeter ama ufak tefek başka tavsiyeler de verilebilir.

    mesela mülakattan bi gün önce iş yerinin otoparkını gezin, arabaların markaları ve modelleri hakkında genel bi fikir edinin. otoparkta çok fazla şahin, ford taunus, toros tarzı araba varsa o iş yerinden korkun. çünkü şahinlerin fazlalığı o işyerindeki maaş politikasıyla ileride sizin de anca şahin alacak kadar para kazanabileceğinizi gösterir ama otoparkta makam arabaları dışında audi'ler, volvo'lar falan varsa, bilin ki orada maaş durumu iyi. ileride siz de volvo olmasa da bi focus falan alabilirsiniz.

    görüşmede gülmeyin diyolar bi de. bu mülakat komisyonları da genelde çok güleç insanlardan oluşuyor. ee adam ununu elemiş eleğini asmış, yönetim kuruluna girmiş, aşağıda volvosu duruyo, güler tabi. şimdi sen de gülsen "yavşak yavşak her boka güldü" diye soğuk bakıyorlar, gülmezsen "bu ne lan mahkeme duvarı" gibi deyip ötekileştiriyolar. kıvamında gülmek lazım. işte o kıvamı ben daha tutturamadım. tutturabilen varsa onu da dinleyebiliriz bu başlıkta.

    kendinizden emin olun, kendinize güvenin diyorlar. benim tek emin olduğum konu genelde işsiz olduğum oluyor. "neden bu meslek" dedikleri zaman çatır çatır yalan söyleyerek "hayalimdeki meslek" falan demek gerekiyor. "asarım keserim masaya yumruğumu vururum" deyip yönetim kurulunun yanağından güzel bi makas alınabilir. tabi fazla da abartmamak lazım, her mülakatında "kurumu değiştirmeye geldim" deyip elenen bi adam tanıyorum. mal değneği, versen eline yastığın kılıfını değiştiremez koskoca şirketi değiştirmeye gidiyor.

    zamanında gidin, traşlı gidin falan diyorlar bi de. öküzüz biz, iş görüşmesine sakalla gidecez sanki. zamanında gitmek önemli tabi. erken gidenleri de sevmiyolar. ben de istemem arkadaş, mülakata 2 saat var gelmiş oraya çaya kuru pastaya abanıyor herif. olmaz dostum, elenirsin bak. gözünün yaşına bakmazlar. geç gitme olayına hiç girmiyorum farkındaysanız. ne demiş atalarımız iş mülakatına geç gidenin boku seyrek düşer. öyle işte.

    yanınızda bi adet cv bulundurmanız iyi olabilir. hatta 7-8 tane götürün, cv'sini unutan arkadaşlar olursa onlara verirsiniz. mülakat ortamında çok aranan bi şey ne de olsa, elinizde patlamaz, korkmayın.

    hafif bi kahvaltı yapın diyorlar. orada bi de mideyle bağırsakla uğraşmayın diye diyolar. haklı adamlar, en tatlı sabahlar hafif bi kahvaltıyla başlamadı mı bunca yıldır. başladı. sorun yok o zaman.

    son olarak mülakat sırasında kem küm, şey, eee, hmmm bağlaçlarını az kullanmanız lehinize olabilir. ayrıca kesin konuşmak gerekiyor. galiba, sanırsam, zannedersem gibi yuvarlak laflar hanenize kocaman eksi olarak döner. bilmiyorsanız bile biliyormuşsunuz gibi konuşun. sallayın, uçun, aklınıza ne gelirse söyleyin, kralını tanımayın. sonra benim gibi işsiz dolanırsınız.

    evet bi işsizden iş görüşmesi tavsiyeleri hiç inandırıcı olmadı ama benim sorunum uygulamada dostum, teoride süperim. mülakata girmeden "öyle derlerse böyle yapıcam şöyle yaparlarsa şunu dicem" falan diye kafamda bitiriyorum mülakatı ama ismimi sorduklarında "ee şey, şey, dur bi dakka hatırlıcam" falan deyip kalıveriyorum. hep kahvaltıda ağır yemekten ha, yoksa sorun yok.
  • başkası olun, kendiniz olmayın.
  • işe girme olasılığınız "gittiğiniz görüşme sayısı / 12448644" olduğu için rahat olun. gözünüzde büyütmeyin, alt tarafı kıytırık bir iş diye düşünün. bu iş olmasa da başka biri olacak, hayat devam edecek. yine yaz olacak, yine kış gelcek ve siz başka bir işte çalışırken bu günlerinizi suratınızda küçük bir gülümseme ile anacaksınız.

    kısaca, hiç gitmeyin...
  • karşınızdaki insanı anlamak için maksimum çaba sarfedin ve ona göre tepkiler verin. mümkün olduğunca orjinal cevaplar verin. bu karşınızdakinin dikkatinin dağılmasını engelleyecektir.
  • parfümünüzü abartmayın valla bak.
  • gülümseyin
  • (bkz: office space)
  • sormadıkları sürece hangi takımı tuttuğunuzu söylemeyin... hatta sorsalar bile söylemeyin !
  • ekonomik krizin söylemlerle yaklaşmaya başladığı ortamlarda, geldiğinde ve delerek geçerken hiçbir sike yaramayan tavsiyeler bütünü.. bu yüzden iki farklı şekilde açıklanmalı..

    ekonomik kriz dönemlerinde;

    - çok para istemeyin.. yol, yemek ve ssk'nın bir yada iki tanesinden vazgeçebilecek durumda olun..

    normal dönemlerde;

    - kendinizi iyi pazarlayın!.. çok yükseğe çıkmadan nasıl kanaltlanabileceğinizi gösterin..