şükela:  tümü | bugün
  • 1. işinde yükselmek isteyenin yapması gereken..

    2. kendisine saygısı olanın yapması gereken..
  • insan olmanın en büyük gereklerindendir. kişinin, kendi yaşam mücadelesine saygı duymasıdır.
  • hiç bir zaman beğenilmemeyi göze almanın eş anlamlısı.
  • saygi gormek isteyen herkesin yapmasi gereken davranis. tabii ki sayginin tek bileseni degildir* ac kalinmayacagina dair guvencedir; dunyadaki en cins adam bile olsaniz, eger o isi iyi yapiyorsaniz size gelmek zorundadirlar.
    soyle de bir anektod var alakali alakasiz:
    cirak gelir yaptigi isi ustasina gosterir, ve sorar
    c: nasil olmus usta?
    u: sen begendin mi yaptigini?
    c: evet
    u: iyi olmustur o zaman
    c: peki baskalari begenmezse!
    u: siktir et, gelsin kendi yapsin o zaman begenmeyen.
  • o kadar iyi yapmak ki; dışarıdan bakıldığında bakan kişi, "ne kadar da kolaymış, bu işi ben de yapabilirim" diyor ise o işi yapan kişi, işini gerçekten iyi yapıyor demektir.
  • kimse kusura bakmasın ama biz türklerin pek de anlamadığı bir olay bu. ne iş olsa yaparım abi adamlarını geçtim, genel olarak işini hakkıyla yapan çok az sayıda insan var türkiye'de. işinin önemi yok; sıvacı ol, elektrikçi ol, berber ol, mühendis ol, veteriner ol hiç fark etmez.
  • herkesin doktor, mühendis ya da öğretmen olmak zorundaymış gibi davrandığı bir ülkede yaşıyoruz biz. yetenekleri hiçe sayarak, görmezden gelerek yapıyoruz mesleğimizi. havuz problemlerini çözebilen bir çocuk hayattaki bütün problemleri çözer zannediyoruz. ya da onu çözemeyen hiçbir problemin altından kalkamaz. bu yüzden de eziyoruz o küçücük ruhları. sınavdan sınava koşturarak, başarısızlık duygusunu, daha kendilerini bilmedikleri yaşlarda tattırarak yapıyoruz bunu. neleri yapabileceklerini değil neleri yapamayacaklarını öğretiyoruz onlara. oysa herkesin yapabileceği bir şeyler var. bunu anlamamız ve anlatmamız gerek öncelikle. ne olursan ol, kim olursan ol, şu dünyada herkesin bir işlevi olduğuna inanıyorum ben. ama bunu ısrarla görmezden geliyor ve hep ulaşılması güç hedefleri işaret ediyoruz. ulaşamayanları başarısız diye yaftalamaya hazır biçimde üstelik...

    ahmet şerif izgören söyleşisine katılmıştım geçen yıl. kırk dakikalık söyleşide işlediği tema işini iyi yapmaktı. öylesine iyi yapın ki diyordu, dünyanın neresine giderseniz gidin bu işi yapabilecek durumda olun. ne iş yaptığınız önemli değil, onu iyi yapın yeter.

    genç beyinlere öğretmemiz gereken şey "işini iyi yapmak" olmalı aslında. en iyi puanı tutturmak ve bunlarla girilebilen okullarda okumak değil, işini sevmek ve iyi yapmak. hayatta mutlu olmanın anahtarı bu çünkü.
  • insanımıza mesleğindeki ahlaki duruşu "işini iyi yapmak" olduğu hissettirilse . üniversite sınavında en iyi puanı tutturmak ve bunlarla girilebilen okullarda okumak değil, işini sevmek ve iyi yapmak. hayatta mutlu olmanın anahtarı bu çünkü.
  • çok nadiren bu insanlarla karşılaşınca kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor, sanki biri sizin hakkınızı koruyor siz farkında olmadan. epey güzel bişiymiş diyerek gülümsetir.