şükela:  tümü | bugün
  • insanlık kadar kadim bir geleneği* bu fazla gelişkin (!) dünyamıza tekrar sokmayı başarabilmiş tatlı insan. tatlı dilli insan.
  • şimdilerde pazar akşam 18,15 de ntv radyo'dan programlarını dinleyebileceğiniz masal-insan.
  • (bkz: masal terapi)
  • istanbul'da ayda bir kez bir konsept belirleyerek masal gecesi yapmaktadır.
    yetişkinler için masal anlatmaktadır.
    antalya'daki gecenin konusu duslerinin peşine düş idi.
    ayrıca çok sıcakkanlı bir insan.ntv radyodaki programın adı da masal bu ya.
  • türkçesi mükemmel olan fransız,
  • bugün boğaziçi'nde judith liberman isimli muhteşem bir kadın masal anlatıcılığı(storytelling) ile ilgili iki saatlik konuşma yaptı. çok güzel masallar anlattı. işin uzmanı. paris konservatuarı'ndan mezun. geleneksel masalın neredeyse hep mutlu sonla bittiğini; masallarda kötü karakterler ve iyi karakterler olduğunu söyledi. hakikaten bildiğimiz masallar da öyle değil mi? pamuk prensesler, kırmızı başlıklı kızlar, tilki ile karga vb. hepsinde iyiler ve kötüler var.sinemadaki olay anlatıcılığı ve mitik kurumda da öyle. masalların çocuklar üstündeki geliştirici etkisi üstünde de oldukça uzun süre durdu. döndüm yöre masal anlatıcılığına baktım ve hafızamı yokladım masallar benim hayatımda neyi geliştirdi diye. bir şeyler hatırladım. ben kan bağım olan herhangi birinden masal dinlediğimi hatırlamıyorum. tüm masal birikimim köyde kilise yanında oturan gülser abu ve kızı sibel teyzenin anlattıklarıydı. masallar da sadece iki seçenekli idi:
    a) korku masalları: dere kenarından geçerken seslenen cinler, pis suyun üstüne soğan kabuğu dökünce ağzı ensesine kayan insanlar, caminin kapısına kadar koşturan kırmızı gözlü eşekler, dağdaki pınarın içinde yaşayan deniz kızı(ki balıkkızı derler, mahalleye de adını vermiştir.) cinlerle evlenmiş kadının evini bekleyen araba kadar büyük siyah ve kırmızı gözlü köpekler.
    b) cinsel masallar: zamanında bize komik gelen şimdi dönüp bakıldığında hangi kafa ile uydurulduğunu düşünmekten kendimi alamadığım masallardı bunlar.
    yukarıdaki iki masal çeşidi de sonu mutlu sonla bitmeyen ve de dinleyicinin karakter gelişimdeki etkisinin sorgulanması gereken masallar. geleneksel masal anlatımıyla hiç bağdaşmayan ama tüm akranlarım tarafından ezbere bilinen masallar. judith ölümün masallarda 'cadı,kurt,şeytan' gibi kötü enerjilere uygulandığını ve bu uygulamaların çocuğa ölümü öğrettiğini bunun da çok faydalı olduğunu söyledi. hayatı öğreniyormuşuz masallarda. o zaman benim hayatı öğrenme yolumda bana yüklenen bir masal da sibel teyzeden gelsin:
    'bir varmııııış bir yokmuş. evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir tane dede ve iki tane torunu varmış. bu aile çok mu çok fakirmiş. bu çocukların dedesi çok ama çok hastalanmış. ölüm döşeğindeyken torunlarını yanına çağırıp 'benim güzel torunlarım, sizlere bırakacak ne evim ne de tarlam var. ben ölüp gideceğim bari karnınız doysun. ben öldükten sonra (evet dikkat) taşaklarımı pişirip yersiniz.' çocuklar ''dede olur mu öyle şey?'' derken dede ölüvermiiiiiş. çocuklar da bir gün, iki gün, üç gün derken çok ama çok acıkmışlaaaar. dedenin taşaklarını yemeye karar vermişler. bir tavada kızartmışlar. sonra yemeğe koyulmuşlar ama yerken taşaklar çocukların boğazına takılmış. çocuklar da ikisi de hep bir ağızdan:
    'dedemin taşağı
    in aşağı.' diye mani söylemişler. (ki bu anlatıcı ritmik bir şekilde göğüse vurur ve bu sözleri ezgiyle söylerdi.) ama dedenin taşağı inmemiş ve çocuklar boğularak ölmüşler.'
    1)geleneksel masal mutlu sonla bitmedi.
    2)kötü enerji değil, aç ve masum iki çocuk öldü.(ölüm şeklini tekrar bir gözünüzde canlandırın.)
    3)bize neden böyle masallar anlatıldı? ülkece deli miyiz?
    4)anadolu halkı hakikaten çok değişik bir halk. bugün bir kez daha anladım.
    5)ana fikir: ekmek yoksa taşak yiyin. -sibel the antoinette
  • ted konuşması mutlaka izlenmelidir. harika bir anlatıcı

    https://www.youtube.com/watch?v=ex14jqr8axi
  • kıytırık masalları saatlerce dinleyebilmenizi sağlayan nadide insan.
  • ted konusmasinda anlattiklari buyuledi beni. hayati biseyler olurken degil anlatirken yasiyorsun aslinda. aksam eve geldiginde gunun nasil gecti sorusuna verdigin cevap "trafikte 3 saat kaldim, toplanti igrencti" mi? yoksa "bugun gelirken bi baktim erik agaci cicek acmis" mi? hangisini anlatmaya deger buluyorsun? ıste seni sen yapan bu.
  • sesi güzel, kendi güzel masal anlatıcısı.