şükela:  tümü | bugün
  • çay demle sebastian, bu gece mevzu derin....

    çok zaman onceydi. hayal meyal hatırlanacak kadar uzak.
    evden aksamustu 6 dan sonra pek cıkmazdım. babam izin vermezdi. hep yollarımı gozlermis apartmanımızın girisinde.... saatlerce belki cıkarım diye sogukta bekledigi de olmus.
    sevgili olduktan birkac ay sonra elimi tutmak icin "izin" istemisti, elimi kavrayınca ilkin cocuklar gibi şen olmustum ben.
    telefonu kaldırmam yeterdi istedigim yere anında goruntu gelmesi icin. oturdugum dag basındaki eve bile usenmez gelir, benim kapımdan alıp bir yerlere gotururdu.
    ogrencilik hali, parası yoktu. bir gun bi suru para biriktirmis, beni dehset şık bir restorana goturdu, ne gerek vardı-biz ogrenciyiz dedim, sen buna layıksın dedi.
    beni bazen otobuse binip evime kadar bırakır, sonra iki saat geri donerdi yolu; bırakmayacaksa otobus kalkana kadar kapısında bekler, eve vardın mı diye arardı.

    ve geldik en onemli kısmı. onun için en ozel kadın oldugumu iliklerime kadar hissederdim. duygusal anlamda o kadar doymus olurdum ki kimseye yan gozle bakmaya tenezzul etmezdim. içimden gelmezdi. basım baglı demek gurur duyulası bir seydi zira bir zamanlar....

    onun yakınlarında "guvende" hissederdim, "seviliyor" hissederdim, "korunuyor" hissederdim ve onu canımı verecek kadar cok severdim ki ben....

    nereye gitti boyle adamlar?
    herkesin artık aklı işte gozu oynasta.
    "seninle yaslanmak ne guzel olurdu...." diyecek kimsecikler yok.
    erkekler mi bozuldu, biz bozukları mı itinayla bulduk, yoksa biz anlamadıgımız bir ara bozulmustuk da kendimizin yeni cehresi gibilere mi denk geldik??

    yalvarırım geriye goturun beni.
    modernlikten kusacagım.
    mutsuzum.
    aglaymayacak kadar sızlıyor içim.
    anlıyor musun?
    ....
  • en kısa zamanda yaptığı hatayı farketmesi ve kadınına hakkettiği muameleyi yapması gereken erkektir.
  • artik ortada yoklarmismis.

    ah be kardesim, sen su piremses modundan cikip "cart sebastian", "curt sebastian" triplerini biraksan gerceklerle yuzleseceksin de; neyse.

    surekli odunlari adam edip nedense baskalarin kaptiran, hep iyiliklerinden, durustluklerinden kaybedenlerin bir turlu bulamadigi erkek.
  • 45 yaş üstü erkeklerin tamamına yakını çıtır sevgilileri elde tuttukları yöntemmiş. ulan ben de diyorum hafız nedir bu olayın aslı. geçen bir arkadaşım uzun uzadıya olayı anlattı. çıtır hatunlar kendilerini prenses gibi hissettirdikleri için bu yaşlılarla takılıyor. araba kapısı açmalar, güllü yataklar, süper romantik haftasonları, yurt dışına geziler, pahalı hediyeler. özetle kendini prenses gibi hissettirdiğin kadın dönüp ;
    -aga 2000 tl ile nasıl ev alırım
    -az yakan araba hangisi
    -sevgilime söz verdim yılbaşı için ancak fiks menüsü ucuz olan mekan var mı
    -tek taş neymiş aga
    -filmi hangi siteden indireyim
    -şu pantolon yıkanmasa da olur
    -aga kamp yapalım bu yaz
    diyen adama bakar mı. bi cidden düşün sence bakar mı
    şimdi dağılabilirsiniz. prenses gibi hissettirecek kadar sabrınız, paranız ve gücünüz yoksa 45 e kadar yolunuz var.

    iş bunu yazan ben prenses gibi hissettirme mevzusunda sizden farklı değişim. duyduğumu yazdım. bana değil gidin onlara çemkirin.
  • kendine prenses gibi davranan erkeği kaybetmeyi başarmış bir kezbanın hezeyanlarına tanık olmamızı sağlamış erkekdir.
  • "yatırana kadar biri bin para, sonrası maliyetine satışlar" der eskiler. pis erkekler, kaka
    erkekler.
  • sürdürebilir olmayan erkek. lan nereye gidecek, ya skoru almış ya da alamayınca sıkılıp gitmiştir. egoya bak egoya: "telefonu kaldırmam yeterliydi..." sonra da gizli tehdit geliyor:"..o kadar doymuş olurdum ki kimseye bakmaya tenezzül etmezdim.."
    yani mealen şu: ben eşit bir ilişkiye zihniyet olarak hazır değilim.sindrella kompleksinden muzdaribim. prenses gibi hissetmediğim noktada ilgim dağılır ve boynuzu takarım.
    kusura bakma da erkekleriniz de size göre evrimleşmiş. testesteron seviyesi ve dürüstlüğü normal seviyede bir insanın kalkıp da seni her daim prenses gibi hissettirecek düzeyde çaba göstermesi imkansız. diğer "avcı" kardeşlerim de senin bu zaafına oynar, yeterli bir süre ilgiyi basar, alacağını alır, siktir eder. sonra düşünürsün "niye oynaşma" diye. sen önce az karakterli bir insan ol da insanların birbirini karşılıklı mutlu edebildiği eşit bir ilişki kurmayı hayal et.
  • ben bu konuda kadınları anlamıyorum. bir erkek sana neden prensesmişsin gibi davransın ki? aşk vardır, iki insan birbirine sırılsıklam aşıktır ve karşılıklıdır bu mesela ikisi de aşk sarhoşudur, ne o ona kıyabilir ne de tersi. ıkisi de birbirine gayet saygılı seviyeli davranırlar, kalp kırma, hakaret vs yoktur cillop bi ilişki yaşarlar. güzel olan budur, tek taraflı olan değil. sen prenses misin ki sana prenses muamelesi yapsın anlamıyorum ben bu olayı neden yani? niye sen ona prens hatta kral gibi davranmıyorsun (ki bu da pek saçma olur kanımca) ama neden kadınlar hep 'ben' odaklı? hep almayın bacılarım biraz da vermeyi düşünün

    edito: tanımı unutmuşuz. genelde boşa kürek sallayan erkek
  • sayin hemcinsim, keske yalnizca o adamin iliskide senin icin yaptiklarindan öte, senin de onun icin yaptiklarindan bahsetseydin biraz; surada bir kadini cemkirmeye pusu kurmus andavallari ayaklandirmasaydin.demem o ki, yani aslinda iliskiniz bundan ibaretse uzulerek gercegi yuzune haykirmam gerekir ki ne sen prensessin, ne de o arkadas lord. sıkıcı bir iliskiymis tek taraflı yardirarak kör topal gitmis iste. beklentilerini dusurursen, mutlu olma sansin biraz daha artar sanki.