şükela:  tümü | bugün
  • ey abilerim, ablalarım, kardeşlerim ve romalı olmayanlar! müthiş kişisel gözlemlerimden yola çıkarak yazdığım düşünülmesin bu güzide entry'i. çünkü kişisel gözlemlerim müthiş olmanın çok uzağındalar ama neticesinde ben de bir şeyler görüyorum işte. insanın içini dökesi geliyor. merak etmeyin, lafı eveleyip gevelemeyeceğim.

    makyaj konusunda bilgili biri değilim. sadece birlikte olduğum veyahut hayatıma öyle ya da böyle giren kadınlarda gözlemlediğim bir şeyi sizinle paylaşacağım. peki ne o? kadınları eyeliner'larından sevmeye başlayın! evet! var böyle bir şey.

    kahverengi gözlü, gri gözlü, bal gözlü, yeşil gözlü, mavi gözlü... fark etmez. gözleri nasıl olursa olsun bir kadının eyeliner'ına birtakım övgüler söylediğinizde ve iyi iş çıkarttığını belirttiğinizde karşınızdaki kadının yüzüne kendinden emin bir ifade geliyor, bunun yanı sıra, sanki daha önce hiç böyle bir şey duymamışçasına bir mutluluk bünyesine serpiliyor. mesela aynı kadına saçın çok güzel olmuş falan diyince de sevinir garibim niye sevinmesin ki, fakat eyeliner başka. o parıltıyı sadece eyeliner'da ve gözlere söylenen şeylerde görüyorum. acaba gecenin bu saatinde başka şeyler mi düşünsem? neyse ne diyorduk? gözler!

    gözler... ruhun dışarıya açılan pencereleri falan filan. ey sert çocuk, bunlar klişe diyip beni aşağılıyorsun ama bunlar hala geçerliliğini koruyor, gözleri nasıl olursa olsun bir kadının, hatta cinsiyet fark etmez, bir insanın bakışlarına güzel şeyler söylediğinde kişi eriyor. başka bir parçası çoğu zaman aynı etkiyi yaratamıyor. bence eyeliner'ın kadınlarda yarattığı hassaslığın temeli buraya dayanıyor. gözler, duyguların odak noktası. bunda hemfikiriz. ve kadınlar da -çoğunlukla- duygusal varlıklar. bu yüzden gözler çoğu kadın için kutsal şeyin, yani duygunun yaşandığı birer tapınak anlamı taşıyor. eyeliner ise bu tapınağa asılan güzel bir sanat eseri adeta. sanat eseri yamuk yumuksa olmuyor, kadın üzülüyor. lakin sözünü ettiğimiz sanat eserinin güzel olduğuna dair birtakım emareler, başka bir deyişle övgüler oluyorsa tapınaklarda yıldız kümesi arz-ı endam ediyor, kadının gözleri parlıyor.

    gözlerin güzel olup olmamasının hiçbir önemi yok. bakışlar önemli, eyeliner ise gereksiz. sadeliği seven bir adamım zira.
  • çünkü eyeliner sanattır herkes süremez büyük dikkat gerektirir bir kere... bir gözü hallettin diğerini de milimi milimine aynı çekmeye başlıyorsun sonra aynaya haklı bir gururla bakıyorsun.

    yolda, sağda solda gördüğün her makyajlı kadının eyelinerına bakıp bu işi beceremeyen kadınların olduğunu görünce daha da mutlu oluyorsun.

    tabii ki erkeklerden eyelinerla alakalı iltifat alınca mutlu oluruz bu konuya hassas duyarlılık içeriyoruz.

    sadeliği severiz edebiyatına da gerek yok eyeliner başlı başına bir sadelik durumu yani en azından bizce.

    imza: eyeliner sürmediğinde kendini çıplak hisseden bir ablanız.