şükela:  tümü | bugün
  • üç yıldır kanser tedavisi gören ve medyada kendisiyle dayanışma amacıyla hazırlanan serginin duyurularıyla ölüm haberi iç içe geçen ressam. şu haber yayınlandığında kendisi bir günlük ölüydü mesela. sergi veda sergisine dönüştü.

    48 yaşındaymış güner. 1984'ten beri yaşadığı londra'da ingiltere atatürkçü düşünce derneği başkanı. ayrıca daü ve msü öğretim üyesi , unicef turkiye temsilcisi.

    ve işçi partisi (bkz: doğu perinçek) üyesi. anlaşıldığı kadarıyla eskiden, '70'lerden beri aydınlıkçı (bkz: aydınlıkçılar). bu durumda bu başlığı benim açmış olmam da ayrı enteresan tabii.
  • öncelikle hocam, hayatıma yön veren, mezun olmamda benden fazla emeği olan çok değerli bir insan. 9 ağustos 2011 günü kaybettik o’nu. bir çok ölüm gördüm, kaybettim bir kaç kişiyi ama ilk defa halen daha algılayamıyorum, kabullenemiyorum bu gidişi. 4 yıl boyunca kendisinden ders aldığım sürece, koca üniversitede kendimi yanında en rahat ifade edebildiğim, çok sevdiğim saydığım hocam. bana “nasılsın bugün, keyfin yerine geldi mi?” diye sorarken, bu soruyu ciddiyetle, gerçek anlamıyla soran ve verdiğim cevabı da gerçekten önemseyen bir insandı. çok da destek görmediğim bir konuda, elinden geleni yaparak, birsürü kişiyle bağlantıya geçmemi sağlamış, sanki kendi için çabalar gibi çabalamıştı benim için. hiç unutmuyorum. “ilk animasyon filminde benden bahsetmessen seni öldürürüm”demişti. ben de “ hocam oscar alırken tek teşekkür edeceğim kişi siz olucaksınız ve ilk filmim sizin adınıza olacak” demiştim. keşke ben hiç film yapmasam, ödül almasam hatta animasyonu unutsam da (ki eski tadı yok hocam artık, aylardır hiçbirşey yapmadım) yine arayabilsem sizi, yine ofisinize “hocaaam gene beeen” diyerek girsem siz de bana “offf yine mi sen gene ne var” deseniz.
    o kadar özlüyorum ve eksikliğini hissediyorum ki. sanki kağan hocam şu an magosada evinde veya londrada arkadaşlarıyla. ya da hastanede tedavi görüyor ama yaşıyor. resimler koyuyor facebook’a hastaneden, kitap okurken falan. mail atıyorum çok özledim hocam nezaman görüşcez diyorum. sen önce o cv ve portfolionu düzenle öyle görüşürz diyor bana. sağlığım iyi okula gelince ara diyor. eminim ki şuan bir yerlerde elinde tütünü, sigara sarıyor, kahvesini içiyor.

    hocam ne bana verdiğiniz öğütleri unutabilirim, ne de benim için karşılıksızca yaptıklarınızı. hani bana “hayat bazen insana beklenmedik süprizler yaşatır. önemli olan onları atlatmak ve dönüp baktığında ders almak. sen de onlardan birkaçını yaşıyorsun şimdi. ne olursa olsun herzaman burada olacağımı unutma, bazen kaybetmek de çok şey kazandırır” demiştiniz keşke şimdi de bu beklenmeyen süprizi yaşarken de burada olsanız keşke. keşke bu kaybın, sizi kaybetmenin bana ne kazandıracağını da söyleseniz, akıl verseniz.

    kagan hocam cok değerli bir insandı, hem görüşleri, hem yaptıkları, herşeyi... sadece bize kattıkları değil, sanata kattıkları da çok değerliydi. 4 yıl boyunca okuldan arta kalan tek gurur duyduğum şey kağan hocamın öğrencisi olmak ve böyle bir değerle yıllarca aynı yerde bir çok şey paylaşmış olmak, o’ndan bir çok şey öğrenmiş olmak.

    kısacası, gereğinden çok erken bir zamanda hayata veda etmiş, benim kelimlerle anlatılamayacak kadar değer verdiğim hocam.
  • bugün ölüm yıldönümü olan, tanımadığım ama tanımak istediğim kişi.